pronunciation: IPA: siːz /siːz/ , SAMPA: si:z /si:z/    

Translations into Turkish:

  • kapmak   
  • algılamak   
  • almak   
  • anlamak   
  • ayrılmak   
  • dönememek   
  • el koymak   
  • ele geçirmek   
  • gaspetmek   
  • iyice anlamak   
  • kavramak   
  • müsadere etmek   
  • sicim sarıp bağlamak   
  • takılmak   
  • tutmak   
  • tutuklamak   
  • yakalamak   
  • yapışmak   
  • zaptetmek   

Other meanings:

 
To capture the attention or imagination of.
 
(intransitive) to lay hold in seizure, by hands or claws (+ on or upon)
 
Seize and take control without authority and possibly with force.
 
(intransitive) to have a seizure
 
take advantage
 
To seize and keep prisoner.
 
(intransitive) to bind or lock in position immovably; see also seize up
 
To take possession of by force.
 
(transitive) to take possession of (by force, law etc.)
 
(transitive) to deliberately take hold of; to grab or capture
 
To take possession of by force or authority.
 
(transitive, nautical) to bind, lash or make fast, with several turns of small rope, cord, or small line
 
To affect (e.g. of pain, fear, etc.).
 
grab
 
(transitive) to take advantage of (an opportunity or circumstance)
 
(transitive, obsolete) to fasten, fix
 
(transitive) to have a sudden and powerful effect upon

Similar phrases in dictionary English Turkish. (2)

seize the daygünü yakala
to seizekapmak; kavramak; yakalamak

    Show declension

Example sentences with "seize", translation memory

add example
Terrorists have seized control of that submarineTeröristler o denizaltıyı ele geçirdi
Police seized two Kalashnikov rifles, two machine guns, several handguns, ammunition, more than ‧ kg of bomb-making chemicals and various CDs and al-Qaeda documents, which security experts believe may reveal the group 's domestic and international linksPolis Kalaşnikof marka iki adet tüfek, iki makineli tüfek, çok sayıda tabanca, cephane, bomba yapımında kullanılmak üzere ‧ kg' dan fazla kimyasal ve güvenlik uzmanlarının grubun iç ve dış bağlantılarını ortaya çıkarabileceğine inandıkları çeşitli CD' ler ve Kaide belgeleri ele geçirdi
The DEA feels that the government here would want the seized fundsDEA' ye göre buranın hükümeti paralara el koymak istiyor
I' ve seized the formula...... and in hours, I' il reverse it...... giving me...... the power to make humansPforesörün formülünü ele geçirdim...... birkaç saat sonra onu tersine döndüreceğim...... böylece...... bütün insanları...... köpeklere karşı alerjik yapacağım
If so, we' ve seized back the initiativeEğer öyleyse, inisiyatifi ele geçirdik
Police have seized large quantities of forged documents and counterfeit notes worth thousands of euros, preventing them from being smuggled into EU countriesBinlerce euro değerinde sahte belge ve sahte banknot ele geçiren polis, bunların kaçak yollardan AB ülkelerine sokulmasını engelledi
Two months ago, the Turkish government seized two Uzan-owned power utilities, CEAS and Kepez Elektrik, on grounds of unlawfulnessİki ay önce ise, Türk hükümeti Uzanlar' ın sahip olduğu iki elektrik şirketi olan ÇEAŞ ve Kepez Elektrik şirketlerine, yasalara uygunsuzluk nedeniyle el koydu
" I believe that Belgrade and Pristina should seize this opportunity to deal with the practical matters they have common interest in resolvingYetkili, " Belgrad ve Priştine' nin, çözülmesinde ortak çıkarları olan pratk meselelerle başa çıkma fırsatını yakalamaları gerektiğine inanıyorum
I don' t think I' ve ever had a foot cramp that seized my lower back beforeSanırım daha önce..... belime böyle bir tekme yememiştim
Feds seize your house or something?Federaller evine el mi koydu?
She really has seized the spirit of Contemporary DanceO gerçekten de...... modern dansın ruhunu ele geçirdi
Turkish financial authorities seized companies belonging to the Uzan family, to recover debts owed by the family. [ AFP ]Türk mali müfettişleri Uzan ailesinin borçlarını karşılamak amacıyla aileye ait şirketlere el koydu. [ AFP ]
According to the ‧ rogress Report for Turkey prepared by the European Commission, the EU requires that the legal framework in Turkey addresses cases of properties seized and sold to third parties, emphasising the need for ensuring full respect of the property rights of all non-Muslim religious communitiesAvrupa Komisyonu’ nun hazırladığı ‧ ürkiye İlerleme Raporu’ nda, AB, Türkiye’ de azınlıkların el konan ve üçüncü taraflara satılan mallarına dair bir yasal çerçeve hazırlanmasını talep ediyor, tüm gayrimüslim dini cemaatlerin mülk edinme haklarına saygı gösterilmesi gereğini vurguluyordu
According to the police counterterrorism unit, plastic explosives, guns and mobile phones also have been seizedPolisin terörle mücadele birimine göre operasyonlarda plastik patlayıcılar, silahlar ve cep telefonları da ele geçirildi
Tell Yvonne that the Victors are gonna seize the V. I. P. tableHey.Yvonne' ye, Victorların VIP masasına el koyduklarını söyle
The communist regime has left shabby blocks of flats and hotels, while the harbour figured strongly during the regime 's collapse in ‧ when ‧ lbanians risked their lives by seizing cargo ships and leaving for Italy in search of asylumKomünist rejim ardında perişan görünümlü evler ve oteller bırakırken, liman rejimin ‧ yılında çöktüğü ve ‧ rnavut' un yük gemilerine el koyup İtalya' ya geçerek sığınma arayışı içinde hayatlarını tehlikeye attığı günlerde güçlü görünümünü koruyordu
Seize her and hang her right awayKadını yakalayıp onu da asın
Perhaps the General' s glass can reach as far as the Hudson...... and seize the size and eminence of the army of WebbBelki generalin dürbününün menzili Hudson' a ulaşıyor... ve Webb' in ordusunun büyüklüğünü gösteriyordur
Croatia launched a military offensive, codenamed Operation Storm, on ‧ ugust ‧ to regain control over the Krajina region, which was seized by Serb separatists inHırvatistan ‧ yılında Sırp ayrılıkçılar tarafından ele geçirilen Krajina bölgesine karşı ‧ ğustos ‧ te Fırtına Operasyonu kod adlı bir askeri saldırı başlatmıştı
" Seized ships and cargo" Ele geçirilen gemiler ve yük
" I now call on the EU to seize this opportunity and take the necessary steps to lift the political, economic and social embargoes by ‧ ay, " said Turkish Cypriot Prime Minister Mehmet Ali Talat. [ AFP ]Kıbrıs Türk Başbakanı Mehmet Ali Talat, " Şimdi AB' yi, bu fırsatı yakalayıp siyasi, ekonomik ve sosyal ambargoların ‧ ayıs' a kadar kaldırılması için gerekli adımları atmaya çağırıyorum, " dedi. [ AFP ]
The three Balkan countries still have a number of open bilateral issues to solve, such as those of missing persons from the ‧ conflict between Serbia and Croatia, the return of cultural artefacts seized during the war and the housing problems of refugeesÜç Balkan ülkesi arasında hâlâ, Sırbistan ile Hırvatistan arasındaki ‧ ihtilafından bu yana kayıp olan insanlar, savaş sırasında ele geçirilen kültür eserlerinin iadesi ve mültecilerin konut sorunları gibi çözüm bekleyen sorunlar bulunuyor
But the process, he adds, should go back to ‧ when the first assets were seizedAncak Goldstein, sürecin mallara ilk defa el konulduğu ‧ yılına kadar geri gitmesi gerektiğini de ekliyor
You were afraid I' d seize the opportunity if you said yesKabul ettiğinizde durumunuzdan faydalanacağımı düşünüyordunuz
The Japanese seize control of the center with bishop to CJaponlar, fili c‧' e oynayarak, merkezin kontrolünü ele geçirdi
Showing page 1. Found 456 sentences matching phrase "seize".Found in 0.95 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.