pronunciation: IPA: siːz /siːz/ , SAMPA: si:z /si:z/    

Translations into Turkish:

  • kapmak   
  • algılamak   
  • almak   
  • anlamak   
  • ayrılmak   
  • dönememek   
  • el koymak   
  • ele geçirmek   
  • gaspetmek   
  • iyice anlamak   
  • kavramak   
  • müsadere etmek   
  • sicim sarıp bağlamak   
  • takılmak   
  • tutmak   
  • tutuklamak   
  • yakalamak   
  • yapışmak   
  • zaptetmek   

Other meanings:

 
To capture the attention or imagination of.
 
(intransitive) to lay hold in seizure, by hands or claws (+ on or upon)
 
Seize and take control without authority and possibly with force.
 
(intransitive) to have a seizure
 
take advantage
 
To seize and keep prisoner.
 
(intransitive) to bind or lock in position immovably; see also seize up
 
To take possession of by force.
 
(transitive) to take possession of (by force, law etc.)
 
(transitive) to deliberately take hold of; to grab or capture
 
To take possession of by force or authority.
 
(transitive, nautical) to bind, lash or make fast, with several turns of small rope, cord, or small line
 
To affect (e.g. of pain, fear, etc.).
 
grab
 
(transitive) to take advantage of (an opportunity or circumstance)
 
(transitive, obsolete) to fasten, fix
 
(transitive) to have a sudden and powerful effect upon

Similar phrases in dictionary English Turkish. (2)

seize the daygünü yakala
to seizekapmak; kavramak; yakalamak

    Show declension

Example sentences with "seize", translation memory

add example
The statement said that weapons, ammunition and maps of Ankara were also seized in a simultaneous raid near the capitalBildiride, Ankara yakınlarında düzenlenen eşzamanlı bir baskında silah, mühimmat ve başkente ait haritaların ele geçirildiği de kaydedildi
So I seized the momentBen de ayağıma gelen bu şansı tepmedim
Zelia' s operation was so amateur that he had no trouble seizing it from herZelia o kadar amatördü ki....... işine el koymak onun için zor olmadı
Police sources said on Tuesday that they had seized documents, computers and CDs during raids on houses and other sites in Konya, including a madrasah, a sort of a religious school for childrenPolis kaynakları Salı günü yaptıkları açıklamada, Konya' da evlerde ve aralarında çocuklara yönelik bir medresenin de yer aldığı başka mekanlara yapılan baskınlarda belgeler, bilgisayarlar ve CD' lere el konduğunu belirttiler
I think we would have to establish that before we could seize the moneyParaya el koymadan önce, sanırım bunu tespit etmemiz gerek
But ever since, they have grown more and more irrational...... have gone out of their way to harm us, to seize Centauri territoryO zamandan beridir giderek daha mantıksız açıklamalar yapıyorlardı...... ve Centauri bölgesini işgal etmek için bizi zayıflatmaya çalışıyorlardı
Meanwhile, prosecutors in the broad-ranging Ergenekon investigation have seized on the caseBu arada, geniş kapsamlı Ergenekon soruşturmasındaki savcılar davayı ele aldılar
One such building spanning ‧ square meters has been handed over by the Directorate for Seized Property Management for the purpose of accommodating human trafficking victims and the Service for Co-ordinating the Protection of Human Trafficking Victimsmetrekare büyüklükteki bu tür bir bina, insan kaçakçılığı mağdurlarının barınması için El Konan Malların Yönetimi Müdürlüğü tarafından İnsan Kaçakçılığı Mağdurlarını Koruma Koordinasyon Teşkilatına teslim edildi
Simitis, meanwhile, has demanded that his cabinet come up with ways for PASOK to seize the initiative, and is promising substantial changes in the economyBu arada kabinesinden PASOK' un inisiyatifi ele geçirmesinin yollarını bulmasını isteyen Simitis de, ekonomide köklü değişiklikler yapılacağına dair söz veriyor
Can you confirm that this was the weapon seized from the defendant Raphael Sifuentes on the afternoon of the shootout at the Quarry?Öğleden sonra Query' deki çatışmadaki bu silahın Raphael Sifuentes' ten...... elde edildiğini onaylayabiliyor musunuz?
At the federal impound lot downtown, there are currently four ambulances seized in a drug- smuggling ringŞehir merkezindeki yedieminde...... şu anda kaçakçılıktan el konmuş...... dört ambulans var
It was Geoana ‧ who seized the opportunity to challenge the old leaderEski lidere kafa tutma fırsatını yakalayan ise ‧ yaşındaki Geoana oldu
She urged Skopje to " seize the moment ", and try to hammer out a compromise while NATO is still focused on the issueNuland, bu mesele hâlâ NATO’ nun gündemindeyken, Üsküp’ ün “ bundan yararlanarak ” bir uzlaşma sağlamak için çalışmasını istedi
Seize her and hang her right awayKadını yakalayıp onu da asın
I' m rewriting the order so we can seize control of the government in threeEmirleri yeniden yazıyorum ki böylece biz ‧ saat içinde kontrolü ele geçirebilelim
You grow marijuana on your farm, be it an ounce or an acre, that farm can be seized... and that farm can be soldEğer çiftliğinizde marihuana yetiştirirseniz, ister bir kök, ister bir dekar. tarlanıza el konur... ve o tarla satılır
The indictment said that in March ‧ while Milosevic was still in power, his son and six associates seized Otpor 's Zoran Milovanovic. Threatening to kill him with a power saw, they insisted that he reveal the identities of the movement 's leaders and publishers, as well as information about Otpor 's sources of fundingİddianamede ‧ yılının Mart ayında, Miloşeviç hâlâ iktidarda iken, oğlu ve oğlunun altı arkadaşının Otpor üyesi Zoran Milovanoviç' i bir köşeye sıkıştırdıkları, elektrikli bir testereyle öldürmekle tehdit ettikleri ve Hareket' in liderlerinin isimlerini ve Otpor' un mali kaynaklarını açıklaması için ona baskı uyguladıkları belirtildi
" Turkey has seized a golden opportunity to be saved from the destruction of inflation in more than ‧ years, " Yilmaz added. " The disinflation process has almost been completed successfully" Türkiye' nin eline ‧ yıldan uzun süredir devam eden enflasyondan kurtulmak için altın bir fırsat geçmiştir. " diyen Yılmaz şöyle devam etti: " Dezenflasyon süreci neredeyse tamamen başarılı olmuştur
The steep rise in cocaine consumption has coincided with an increase in both the quantities seized between ‧ and ‧ as well as the number of seizures and in Europe, the EMCDDA saidEMCDDA, kokain tüketimindeki ani artışın Avrupa' da hem ‧ ile ‧ yılları arasında ele geçirilen miktarlar hem de Avrupa' daki el koyma sayısında görülen artışla da çakıştığını belirtti
Meanwhile, the Tax Administration has moved to seize the Karic family 's property, which includes ‧ villas and ‧ apartments in Belgrade aloneBu arada Vergi İdaresi de sadece Belgrad' da ‧ villa ve ‧ dairenin yer aldığı Kariç ailesinin mal varlığına el koymak için harekete geçmiş bulunuyor
Has Schumacher seized it yet?Schumacher ele geçirdi mi?
Newly sovereign Montenegro is well-poised to seize the opportunityBağımsızlığını yeni kazanan Karadağ, bu fırsatı yakalamak için oldukça sağlam bir konumda
Sinful Caesar sipped his snifter, seized his knees and sneezedŞu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi ortada su şişesi
Feds seize your house or something?Federaller evine el mi koydu?
This is your chance to seize the initiativeİşte ilk adımı atmanız için bir fırsat
Showing page 1. Found 456 sentences matching phrase "seize".Found in 2.005 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.