pronunciation: IPA: siːz /siːz/ , SAMPA: si:z /si:z/    

Translations into Turkish:

  • kapmak   
  • algılamak   
  • almak   
  • anlamak   
  • ayrılmak   
  • dönememek   
  • el koymak   
  • ele geçirmek   
  • gaspetmek   
  • iyice anlamak   
  • kavramak   
  • müsadere etmek   
  • sicim sarıp bağlamak   
  • takılmak   
  • tutmak   
  • tutuklamak   
  • yakalamak   
  • yapışmak   
  • zaptetmek   

Other meanings:

 
To capture the attention or imagination of.
 
(intransitive) to lay hold in seizure, by hands or claws (+ on or upon)
 
Seize and take control without authority and possibly with force.
 
(intransitive) to have a seizure
 
take advantage
 
To seize and keep prisoner.
 
(intransitive) to bind or lock in position immovably; see also seize up
 
To take possession of by force.
 
(transitive) to take possession of (by force, law etc.)
 
(transitive) to deliberately take hold of; to grab or capture
 
To take possession of by force or authority.
 
(transitive, nautical) to bind, lash or make fast, with several turns of small rope, cord, or small line
 
To affect (e.g. of pain, fear, etc.).
 
grab
 
(transitive) to take advantage of (an opportunity or circumstance)
 
(transitive, obsolete) to fasten, fix
 
(transitive) to have a sudden and powerful effect upon

Similar phrases in dictionary English Turkish. (2)

seize the daygünü yakala
to seizekapmak; kavramak; yakalamak

    Show declension

Example sentences with "seize", translation memory

add example
He was seized by Spanish police on ‧ ecember while dining in a hotel restaurant on Tenerife. The retired general, wanted by the International Criminal Tribunal for the Former Yugoslavia (ICTY) for allegedly overseeing war crimes committed during a ‧ ugust offensive by the Croatian Army, was carrying a fake passport bearing the name Kristijan Horvatİspanyol polisi tarafından ‧ ralık’ ta Tenerife’ de bir otelde yemek yerken yakalanan emekli general, Ağustos ‧ ’ te Hırvat Ordusu tarafından gerçekleştirilen bir saldırı sırasında işlenen savaş suçlarına göz yumduğu iddiasıyla Eski Yugoslavya Hakkındaki Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) tarafından aranıyordu
He' s seizing!Kriz geçiriyor!
He also ordered authorities to seize the travel documents of ‧ people linked to the former Bosnian Serb police commanderLajcak, eski Bosnalı Sırp polis komutanıyla bağlantısı bulunan ‧ kişinin seyahat belgelerine el konması yönünde de talimat verdi
SETimes: Police seized ‧ in fake eurosSETimes: Polis ‧ sahte avro ele geçirdi
For their part, Tihic and Silajdzic supported in principle the adoption of the law on seizing illegally acquired property, which has officially been sent to the parliament by the SDP for the fourth timeTihiç ve Silayciç de, SDP tarafından meclise resmi olarak dördüncü defa gönderilen yasadışı yollardan edinilmiş mallara el konmasına ilişkin yasanın onaylanmasına prensipte destek verdiler
Seized heroin packages are displayed by Macedonian police near Gevgelija. [ Reuters ]Ele geçirilen eroin paketleri Gevgelija yakınındaki Makedon emniyet güçleri tarafından sergileniyor. [ Reuters ]
Now, for bureaucratic reasons, culture' s arch- enemies... have seized this bastion of libertyŞimdi, bürokratik nedenler yüzünden, kültürün baş düşmanları...... özgürlüğün kalesini ele geçirdiler
According to the ‧ rogress Report for Turkey prepared by the European Commission, the EU requires that the legal framework in Turkey addresses cases of properties seized and sold to third parties, emphasising the need for ensuring full respect of the property rights of all non-Muslim religious communitiesAvrupa Komisyonu’ nun hazırladığı ‧ ürkiye İlerleme Raporu’ nda, AB, Türkiye’ de azınlıkların el konan ve üçüncü taraflara satılan mallarına dair bir yasal çerçeve hazırlanmasını talep ediyor, tüm gayrimüslim dini cemaatlerin mülk edinme haklarına saygı gösterilmesi gereğini vurguluyordu
About ‧ kg of heroin was seized in the other seven Balkan nations, the bulk of it in Serbia ( ‧ kg), Croatia ( ‧ kg) and BiH ( ‧ kgDiğer yedi Balkan ülkesinde, çoğunluğu Sırbistan ( ‧ kilo), Hırvatistan ( ‧ kilo) ve BH' de ( ‧ kilo) olmak üzere yaklaşık ‧ kilo eroin ele geçirildi
The value of the seized cocaine was at least ‧ m eurosEle geçirilen kokainin değeri en az ‧ milyon avro olarak belirtildi
Greek authorities seized a total of ‧ kg of cocaine in different operations in AprilYunan makamları Nisan ‧ de gerçekleşen farklı operasyonlarda toplam ‧ kilo kokain ele geçirdiler
The equipment already has helped border officials seize drugs, gold and other undeclared goodsSöz konusu cihaz şimdiden gümrük görevlilerinin uyuşturucu, altın ve beyan edilmemiş başka malları tespit etmelerine yardımcı oldu
Police seized more than ‧ bogus eurosPolis ‧ binden fazla sahte avroya el koydu
Seize your opportunityBu fırsatı değerlendir
" I believe that Belgrade and Pristina should seize this opportunity to deal with the practical matters they have common interest in resolvingYetkili, " Belgrad ve Priştine' nin, çözülmesinde ortak çıkarları olan pratk meselelerle başa çıkma fırsatını yakalamaları gerektiğine inanıyorum
The assassin seizedSuikastçi yakalandı
EU lawmakers " call on both sides to seize the opportunity to resume negotiations immediately... and to reach a compromise solution, " Wednesday 's report saidÇarşamba günkü raporda, AB milletvekillerinin " her iki tarafı da müzakerelere bir an önce sürdürme fırsatını yakalayıp uzlaşmacı bir çözüme çağırdıkları " ifade edildi
Police said the explosives and weapons seized by the country 's counter-terrorism division during Saturday 's operation included ‧ kg of industrial-grade ‧ grams of TNT, eight handguns, four Kalashnikov assault rifles, three sub-machine guns, four hand grenades and a large cache of ammunition of various calibresPolis, ülkenin terörle mücadele masası tarafından Cumartesi günü ele geçirilen patlayıcı ve silahlar arasında ‧ kg endüstriyel kalitede ‧ gr TNT, sekiz adet tabanca, dört Kalaşnikof taarruz tüfeği, üç adet yarı otomatik silah, dört adet el bombası ve çeşitli çaplarda çok miktarda mühimmat yer aldığını açıkladı
Police seized ‧ kg of cocaine and ‧ kg of cannabis at the time and busted the organisation 's branchPolis o tarihte ‧ kilo kokain ve ‧ kilo esrar ele geçirdi ve örgütün şubesini çökertti
He seized power in a bloodless coup- all smotheringsKansız bir darbeyle başa geçti, herkesi boğdurdu
Similarly, the amount of illegal drugs seized by police dropped considerably-- plunging from ‧ kg in ‧ to just ‧ kg inBenzer şekilde, güvenlik güçlerinin el koyduğu yasadışı uyuşturucu madde miktarı da belirgin bir azalma göstererek ‧ yılındaki ‧ kilogramdan ‧ de yalnızca ‧ kilograma düştü
Last August, the Moldovan authorities seized ‧ kg of uranium ‧ in ChisinauGeçen Ağustos ayında da Moldova makamları Kişinev' de ‧ kilo uranyum ‧ ele geçirmişti
The state police reported that they seized ‧ smuggled vehicles in January, during one high-scale operationDevlet polisi, Ocak ayında düzenlenen geniş çaplı bir operasyonda ‧ kaçak araca el konduğunu bildirdi
Doctor, he' s seizingDoktor, kriz geçiriyor
Deputies seized over ‧ kilos of cocaine...... a street value of $‧ millionPolis değeri ‧ milyon dolar olan ‧ kilo kokain ele geçirdi
Showing page 1. Found 456 sentences matching phrase "seize".Found in 1.019 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.