pronunciation: IPA: siːz /siːz/ , SAMPA: si:z /si:z/    

Translations into Turkish:

  • kapmak   
  • algılamak   
  • almak   
  • anlamak   
  • ayrılmak   
  • dönememek   
  • el koymak   
  • ele geçirmek   
  • gaspetmek   
  • iyice anlamak   
  • kavramak   
  • müsadere etmek   
  • sicim sarıp bağlamak   
  • takılmak   
  • tutmak   
  • tutuklamak   
  • yakalamak   
  • yapışmak   
  • zaptetmek   

Other meanings:

 
To capture the attention or imagination of.
 
(intransitive) to lay hold in seizure, by hands or claws (+ on or upon)
 
Seize and take control without authority and possibly with force.
 
(intransitive) to have a seizure
 
take advantage
 
To seize and keep prisoner.
 
(intransitive) to bind or lock in position immovably; see also seize up
 
To take possession of by force.
 
(transitive) to take possession of (by force, law etc.)
 
(transitive) to deliberately take hold of; to grab or capture
 
To take possession of by force or authority.
 
(transitive, nautical) to bind, lash or make fast, with several turns of small rope, cord, or small line
 
To affect (e.g. of pain, fear, etc.).
 
grab
 
(transitive) to take advantage of (an opportunity or circumstance)
 
(transitive, obsolete) to fasten, fix
 
(transitive) to have a sudden and powerful effect upon

Similar phrases in dictionary English Turkish. (2)

seize the daygünü yakala
to seizekapmak; kavramak; yakalamak

    Show declension

Example sentences with "seize", translation memory

add example
The lands and property of government officials will be seizedHükümet memurlarının topraklarına ve mülküne el konulacak
The ones I always gave him when he seizedHer krize girdiğinde verdiklerimden
Albanian police seize a Mercedes from an informal car market in Tirana. [ AFP ]Arnavut polisi Tiran' daki gayri resmi bir araba pazarında bir Mercedes' e el koydu. [ AFP ]
¶ not all the puppies are born so lucky ¶ ¶ somewhere there' s a golden retriever ¶ ¶ who' s having a seizure ¶ ¶ somewhere there' s a pup seizing up ¶ ¶ and there' s a labrador who' s shaking on the floor ¶ ¶ think about the epileptic dogs ¶ ¶ send them some money ¶ ¶ to stop these dogs from acting funny ¶ ¶ send a check in the letter to make a setter feel better ¶ ¶ come on, make a donation ¶ ¶ and save a shaky dalmatian ¶ ¶ this is the remix ¶ ¶ ep- ilep- ep- ep- leptic ¶ ¶ ep- ilep- ep- ep- leptic, ep- ilep- ep- ep- leptic ¶ ¶ ep- ilep- ep- ep- leptic... ¶¶ bütün köpekler şanslı doğmuyor ¶ ¶ bir yerlerde felç geçirmiş ¶ ¶ bir golden retriever var ¶ ¶ bir yerlerde yavru bir köpeğe inme iniyor ¶ ¶ ve bir labrador yerlerde titriyor ¶ ¶ epileptik köpekleri düşünün ¶ ¶ onlara biraz para gönderin ¶ ¶ bu köpeklerin komik hareketlerini durdurun ¶ ¶ bir av köpeğini mutlu etmek için mektupla çek gönderin ¶ ¶ haydi, bağış yapın ¶ ¶ ve titrek dalmaçyalıyı kurtarın ¶ ¶ bu da remiks ¶ ¶ ep- ilep- ep- ep- leptik ¶ ¶ ep- ilep- ep- ep- leptik, ep- ilep- ep- ep- leptik ¶ ¶ ep- ilep- ep- ep- leptik... ¶
Don' t you sit there, seize him!Oturmayın öyle, yakalayın!
The seized companies include the Star Media Group, cement factories and Turkey 's second largest mobile telephone network, TelsimEl konulan şirketler arasında Star Medya Grubu, çimento fabrikaları ve Türkiye' nin en büyük ikinci cep telefonu operatörü Telsim de yer alıyor
Feds seize your house or something?Federaller evine el mi koydu?
Doctor, he' s seizingDoktor, kriz geçiriyor
He' s still seizingHala nöbet geçiriyor
During a raid that followed the clash, security forces reportedly seized an unspecified quantity of small arms and munitionsÇatışma sonrasında gerçekleştirilen baskınlarda, bildirildiğine göre güvenlik güçleri belirtilmemiş miktarlarda küçük silah ve cephane ele geçirdiler
The measures in the referendum, which will take place on the ‧ th anniversary of the ‧ coup, will strip the generals who seized power of the legal immunity they gave themselvesdarbesinin ‧ yıldönümünde yapılacak olan referandum kapsamındaki düzenlemeler, yönetime el koyan generalleri, kendilerine tanıdıkları yasal dokunulmazlıktan mahrum edecek
Once adopted by parliament, the legislation would allow Greek Cypriots to demand not only compensation or exchange, but also the return of property seized over the past decades, if it is not currently being used, or if its return would not pose a threat to public orderMeclisten geçtiği takdirde yasa, Kıbrıs Rumlarına yalnızca tazminat veya takas değil, halen kullanılmıyorsa veya iadesi kamu düzenine tehdit oluşturmayacaksa son ‧ yıldır el konan malların iadesini de talep etme hakkı verecek
At the federal impound lot downtown...... there are currently four ambulances seized from a drug smuggling ringFederal araç parkında...... uyuşturucu kaçakçılarına ait ‧ ambülans var
Iranian armed forces attacked and seized a Romanian oil company 's rig in the Persian Gulf on Tuesday ( ‧ ugust) in an incident reportedly stemming from a contractual disputeİran silahlı kuvvetleri, sözleşme konusunda çıkan bir anlaşmazlıktan kaynaklandığı bildirilen bir olayda ‧ ğustos Salı günü bir Romen şirketinin İran Körfezi' ndeki petrol platformuna saldırarak ele geçirdiler
[ Agent ]This area is seized!Neredeyse herkesi enselemişledi
You must seize fortune by the forelock, DanVoliyi vurmuş olmalısın Dan
" Seized ships and cargo" Ele geçirilen gemiler ve yük
Last year ‧ light weapons were seized in MacedoniaGeçtiğimiz yıl Makedonya' da ‧ hafif silah ele geçirildi
Men and women of conscience should seize those moments... when it' s possible to play GodBilinçli erkek ve kadınlar kaderlerine karşı gelmeleri mümkün olduğunda...... bu anın kıymetini bilmeliler
May I seize you from this fortunate fellow?Seni şanslı dostundan çalabilir miyim?
It was a drama that played out over the course of seven weeks: a trio of Romanian journalists and their translator were seized by militants in a Baghdad suburb and threatened with executionYedi hafta süren dramın hikayesi şöyle: üç Romen gazeteci ile tercümanları Bağdat' ın banliyölerinden birinde militanlarca kaçırılıp ölümle tehdit edildi
My circulatory organ does not seize upBenim dolaşım uzvum tutulmaz
Croatia launched a military offensive, codenamed Operation Storm, on ‧ ugust ‧ to regain control over the Krajina region, which was seized by Serb separatists inHırvatistan ‧ yılında Sırp ayrılıkçılar tarafından ele geçirilen Krajina bölgesine karşı ‧ ğustos ‧ te Fırtına Operasyonu kod adlı bir askeri saldırı başlatmıştı
And when he finally reentered Babylon, after six years in the Far East...... Alexander again seized the imagination of the world by taking two more wivesUzak doğuda geçen ‧ yılın ardından Babil' e geldikten sonra,..... İskender ‧ defa daha evlenerek, yine bütün dünyanın ilgisini topladı
Has Schumacher seized it yet?Schumacher ele geçirdi mi?
Showing page 1. Found 456 sentences matching phrase "seize".Found in 2.211 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.