pronunciation: IPA: siːz /siːz/ , SAMPA: si:z /si:z/    

Translations into Turkish:

  • kapmak   
  • algılamak   
  • almak   
  • anlamak   
  • ayrılmak   
  • dönememek   
  • el koymak   
  • ele geçirmek   
  • gaspetmek   
  • iyice anlamak   
  • kavramak   
  • müsadere etmek   
  • sicim sarıp bağlamak   
  • takılmak   
  • tutmak   
  • tutuklamak   
  • yakalamak   
  • yapışmak   
  • zaptetmek   

Other meanings:

 
To capture the attention or imagination of.
 
(intransitive) to lay hold in seizure, by hands or claws (+ on or upon)
 
Seize and take control without authority and possibly with force.
 
(intransitive) to have a seizure
 
take advantage
 
To seize and keep prisoner.
 
(intransitive) to bind or lock in position immovably; see also seize up
 
To take possession of by force.
 
(transitive) to take possession of (by force, law etc.)
 
(transitive) to deliberately take hold of; to grab or capture
 
To take possession of by force or authority.
 
(transitive, nautical) to bind, lash or make fast, with several turns of small rope, cord, or small line
 
To affect (e.g. of pain, fear, etc.).
 
grab
 
(transitive) to take advantage of (an opportunity or circumstance)
 
(transitive, obsolete) to fasten, fix
 
(transitive) to have a sudden and powerful effect upon

Similar phrases in dictionary English Turkish. (2)

seize the daygünü yakala
to seizekapmak; kavramak; yakalamak

    Show declension

Example sentences with "seize", translation memory

add example
It is enacted in the laws of Venice, if it be proved against an alien that by direct or indirect attempts he seek the life of any citizen, the party ' gainst which he does contrive shall seize one half of his goodsVenedik yasasında açıkça belirtilmiştir ki...... eğer bir yabancı, isteyerek veya istemeyerek...... bir Venedik vatandaşının canına kastederse...... bu eylemi gerçekleştirdiği kişi onun mallarının yarısını alır
More than ‧ companies owned by Turkey 's controversial Uzan family have been seized by the government, in what authorities say is an attempt to collect debts totaling billions of eurosTürkiye' nin tartışmalı Uzan ailesine ait ‧ den fazla şirkete, yetkililerin açıklamalarına göre milyarlarca euro tutarındaki borçları tahsil etmek amacıyla hükümet tarafından el konuldu
The seized material includes pentrite, an explosive more powerful than TNTEle geçirilen malzemeler arasında TNT' den daha güçlü bir patlayıcı olan pentrit de bulunuyor
They will seize the momentBırakın anı yaşasınlar
Serbian authorities seize valuable property from criminals with a new law passed last year that allows them to confiscate ill-gotten goodsSırp makamları, yasadışı yoldan elde edilmiş mallara el koymalarına olanak sağlayan ve geçen yıl geçirilen yeni bir yasayla suçlularden değerli mallar elde ettiler
Please, someone seize himLütfen, biri onu yakalasın
The island 's largest power plant, which supplied more than half the country 's electricity, was destroyed in a massive explosion at a nearby naval base that was triggered by a cache of Iranian munitions that the authorities seized back inÜlkenin yarıdan fazlasına elektrik sağlayan adanın en büyük enerji santrali, yetkililerin ‧ yılında el koyduğu İran yapımı mühimmatın tutulduğu yakındaki bir deniz üssünde meydana gelen dev bir patlama sonucu yok olmuştu
" Seized ships and cargo" Ele geçirilen gemiler ve yük
You must seize itBunu kullanmalısın
" It would be better yet if the state did not have to seize criminals ' property to solve citizens ' problems, " adds Gordana KrsticGordana Krstiç ise ekliyor: " Devlet, vatandaşlarının sorunlarını çözebilmek için suçluların mülklerine el koymak zorunda kalmasaydı daha iyi olurdu. "
Two months ago, the Turkish government seized two Uzan-owned power utilities, CEAS and Kepez Elektrik, on grounds of unlawfulnessİki ay önce ise, Türk hükümeti Uzanlar' ın sahip olduğu iki elektrik şirketi olan ÇEAŞ ve Kepez Elektrik şirketlerine, yasalara uygunsuzluk nedeniyle el koydu
We' ve all heard the proverbs, heard the philosophers, heard our grandparents warning us about wasted time, heard the damn poets urging us to seize the dayAtasözlerini, filozofları,...... zaman harcamak konusunda...... bizi uyaran büyüklerimizi...... günü yakala diye bağıran şairleri dinledik
Police sources said on Tuesday that they had seized documents, computers and CDs during raids on houses and other sites in Konya, including a madrasah, a sort of a religious school for childrenPolis kaynakları Salı günü yaptıkları açıklamada, Konya' da evlerde ve aralarında çocuklara yönelik bir medresenin de yer aldığı başka mekanlara yapılan baskınlarda belgeler, bilgisayarlar ve CD' lere el konduğunu belirttiler
Sinful Caesar sipped his snifter, seized his knees and sneezedŞu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi ortada su şişesi
Separately, Interior Minister Gordana Jankulovska announced that police seized ‧ euros in cash from an apartment in Skopje owned by a manager of one of the companiesAyrı bir gelişmede, İçişleri Bakanı Gordana Jankulovska polisin şirketlerden birinin müdürüne ait Üsküp' teki bir evde bulunan ‧ bin avro nakit paraya el koyduğunu açıkladı
Women I was unable to love, opportunities I failed to seize, moments of happiness I let drift awaySevmeyi bilemediğim kadılar,...... hissedemediğim fırsatlar,...... kaçıp gitmesine izin verdiğim mutlulukanları
I could dig intoDragga Financial' s network and find a computer with a matching port and seize it with a virusBu sunucuları geriye doğru gidip...... Dragga Finans' ın sunucusundaki bir bilgisayarla eşleşene...... kadar gidebilecek bir virüs yazabilirim
Lajcak orders Karadzic family travel documents seizedLajcak, Karadziç ailesinin seyahat belgelerine el konması talimatı verdi
He seized her!Onu da hapsetti
Ban confirmed that the UN will investigate the events in Mitrovica on March ‧ th, when UNMIK and KFOR stormed a courthouse that Serbs had seizedGörüşmede Ban, BM' nin ‧ art' ta Mitrovica' da meydana gelen ve UNMIK ve KFOR' un Sırpların işgali altındaki bir mahkeme binasına baskın düzenlediği olayları hakkında soruşturma yürüteceğini doğruladı
Seize the day!Günü yakala!
Turkish authorities seized nearly ‧ kg of narcotics in the first half of ‧ according to the US State Department 's annual International Narcotics Control Strategy Report, published on Thursday (March ‧ rdABD Dışişleri Bakanlığı' nın ‧ art Perşembe günü yayınladığı yıllık Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Stratejisi Raporu' na göre Türk makamları ‧ yılının ilk yarısında yaklaşık ‧ bin kilogram uyuşturucu madde ele geçirdi
She can declare war or make peace, and most intriguingly... she can seize any piece of land which takes her fancySavaş ilan edebilir, ya da barış, ve en büyüleyicisi... canının istediği her toprağı alabilir
When we emerged, we were seized by Umbrella scientistsOrtaya çıktığımızda Umbrellla bilim adamlarına yakalandık
" The eyes of Europe and the world are on BiH as its leaders decide whether to seize the opportunity to take the first historic steps into NATO and European security structures, " the message saidMesajda bunun yanında, " Liderlerinin NATO ve Avrupa güvenlik yapılarına giden yolda ilk tarihi adımları atma fırsatını yakalayıp yakalamama konusunda karar verme aşamasında olduğu bir zamanda, Avrupa' nın ve dünyanın gözleri BH' nin üzerindedir, " ifadesi de yer alıyor
Showing page 1. Found 456 sentences matching phrase "seize".Found in 1.631 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.