pronunciation: IPA: siːz /siːz/ , SAMPA: si:z /si:z/    

Translations into Turkish:

  • kapmak   
  • algılamak   
  • almak   
  • anlamak   
  • ayrılmak   
  • dönememek   
  • el koymak   
  • ele geçirmek   
  • gaspetmek   
  • iyice anlamak   
  • kavramak   
  • müsadere etmek   
  • sicim sarıp bağlamak   
  • takılmak   
  • tutmak   
  • tutuklamak   
  • yakalamak   
  • yapışmak   
  • zaptetmek   

Other meanings:

 
To capture the attention or imagination of.
 
(intransitive) to lay hold in seizure, by hands or claws (+ on or upon)
 
Seize and take control without authority and possibly with force.
 
(intransitive) to have a seizure
 
take advantage
 
To seize and keep prisoner.
 
(intransitive) to bind or lock in position immovably; see also seize up
 
To take possession of by force.
 
(transitive) to take possession of (by force, law etc.)
 
(transitive) to deliberately take hold of; to grab or capture
 
To take possession of by force or authority.
 
(transitive, nautical) to bind, lash or make fast, with several turns of small rope, cord, or small line
 
To affect (e.g. of pain, fear, etc.).
 
grab
 
(transitive) to take advantage of (an opportunity or circumstance)
 
(transitive, obsolete) to fasten, fix
 
(transitive) to have a sudden and powerful effect upon

Similar phrases in dictionary English Turkish. (2)

seize the daygünü yakala
to seizekapmak; kavramak; yakalamak

    Show declension

Example sentences with "seize", translation memory

add example
Most recently, in Diyarbakir ‧ kg of hashish worth over ‧ m euros was seized during the largest operation into the PKK 's drug businessEn son, Diyarbakır' da, PKK' nın uyuşturucu faaliyetlerine karşı düzenlenen en büyük operasyonda, piyasa değeri ‧ milyon avronun üzerinde ‧ kg esrar ele geçirildi
I punched in " Prince Nasir Al- Subaai, " and my computer gets seized" Prens Nasır Al- Subaai " diyorum, ve bilgisayarıma el konuyor
Working with five foreign governments, we have taken action to seize those funds, which amount to over ‧ million dollarsEşi ve benzeri görülmemiş bir şey.Beş yabancı hükümetle beraber-- bu hesaplara el koymak için harekete geçtik
Seize the day, boysGünü yakalayın çocuklar
Terrorists have seized the Nakatomi building..... and are holding at least ‧ people hostageTeröristler Nakatomi binasını elegeçirdiler..... ve ellerinde şu an ‧ tane rehinleri var
" Turkey has seized a golden opportunity to be saved from the destruction of inflation in more than ‧ years, " Yilmaz added. " The disinflation process has almost been completed successfully" Türkiye' nin eline ‧ yıldan uzun süredir devam eden enflasyondan kurtulmak için altın bir fırsat geçmiştir. " diyen Yılmaz şöyle devam etti: " Dezenflasyon süreci neredeyse tamamen başarılı olmuştur
After a ten month delay, Albanian authorities have seized property in downtown Tirana that was being used to launder financial activities of the al-Qaeda terrorist networkArnavut makamları on aylık bir gecikmeden sonra, Tiran şehir merkezinde Kaide terör ağının mali faaliyetlerinin aklanmasında kullanılan bir binaya el koydular
All $‧, ‧ in seized evidenceEle geçirilmis ‧ bin dolarlïk delil
My back seized upSırtım tutuldu
He' il just take it all in and... just seize the answerÖylece ele alacak ve...... cevabı hemen bulacak
At the federal impound lot downtown...... there are currently four ambulances seized from a drug smuggling ringFederal araç parkında...... uyuşturucu kaçakçılarına ait ‧ ambülans var
About ‧ companies were seized, along with thousands hectares of landÇalışmalar kapsamında yaklaşık ‧ şirket ve binlerce hektar arsa da ele geçirilmiş
The island 's largest power plant, which supplied more than half the country 's electricity, was destroyed in a massive explosion at a nearby naval base that was triggered by a cache of Iranian munitions that the authorities seized back inÜlkenin yarıdan fazlasına elektrik sağlayan adanın en büyük enerji santrali, yetkililerin ‧ yılında el koyduğu İran yapımı mühimmatın tutulduğu yakındaki bir deniz üssünde meydana gelen dev bir patlama sonucu yok olmuştu
He seizes opportunity by the balls while lesser men are left holding cock!Millet siki tutarken adam fırsatları iyi değerlendiriyor
As the clash of the gods plays out in the myth it appears Zeus is finally about to seize control of the universeEfsanedeki tanrıların savaşına dönecek olursak, evrene hükmetme gücüne en sonunda Zeus sahip olacak gibi görünmektedir
Once more, bring him on deck, or I' il have you seized up and floggedSon kez söylüyorum, güverteye getirin onu yoksa kırbaçlanacaksınız
Prime Minister Recep Tayyip Erdogan and his Justice and Development Party have been able to capitalise on these changes and seize the political centreBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan ve partisi Adalet ve Kalkınma Partisi bu değişimlerden yararlanıp siyasi merkezi yakalamayı başardı
When we emerged, we were seized by Umbrella scientistsOrtaya çıktığımızda Umbrellla bilim adamlarına yakalandık
Authorities also seized a large sum of cash, including ‧ euros and $ ‧ as well as ‧ cards from undeclared card cell-phones, a luxury jeep and import documentsYetkililer operasyonda ‧ avro ve ‧ dolar kadar büyük miktarda paranın yanı sıra beyan edilmemiş kartlı cep telefonlarından gelen ‧ kart, lüks bir cip ve ithalat belgelerine de el koydular
Simitis, meanwhile, has demanded that his cabinet come up with ways for PASOK to seize the initiative, and is promising substantial changes in the economyBu arada kabinesinden PASOK' un inisiyatifi ele geçirmesinin yollarını bulmasını isteyen Simitis de, ekonomide köklü değişiklikler yapılacağına dair söz veriyor
Iranian armed forces attacked and seized a Romanian oil company 's rig in the Persian Gulf on Tuesday ( ‧ ugust) in an incident reportedly stemming from a contractual disputeİran silahlı kuvvetleri, sözleşme konusunda çıkan bir anlaşmazlıktan kaynaklandığı bildirilen bir olayda ‧ ğustos Salı günü bir Romen şirketinin İran Körfezi' ndeki petrol platformuna saldırarak ele geçirdiler
Whenever it seizes him, it throws him down.He foams at the mouth, grinds his teeth, and becomes rigidOna nöbeti ne geçirtiyorsa, adamı yıkmaya çalışıyor. ağzı köpürüyor, dişlerini gıcırdatıyor, ve kaskatı oluyor
Green Fund seizes the bird and enlists experts...... from around the country to testify on its behalfDernek pelikanla simgeleşip bilirkişilerin...... olumlu desteğini alıyor
" I now call on the EU to seize this opportunity and take the necessary steps to lift the political, economic and social embargoes by ‧ ay, " said Turkish Cypriot Prime Minister Mehmet Ali Talat. [ AFP ]Kıbrıs Türk Başbakanı Mehmet Ali Talat, " Şimdi AB' yi, bu fırsatı yakalayıp siyasi, ekonomik ve sosyal ambargoların ‧ ayıs' a kadar kaldırılması için gerekli adımları atmaya çağırıyorum, " dedi. [ AFP ]
The ecstasy seized in the EU is reported to originate from the Netherlands and Belgium , and to a lesser extent Poland and the United Kingdom ( Reitox national reports , 2005 ) .83 ) Bu bilgi , eksik 2004 verileri sağlandığında bunlarla karşılaştırmalı olarak kontrol edilmelidir . 2004 ’ teki hem amfetamin ele geçirmelerinin sayısı hem de ele
Showing page 1. Found 514 sentences matching phrase "seize".Found in 2.927 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.