pronunciation: IPA: /ˈtreɪdˑwɪnd/

Translations into Turkish:

  • alize   
  • alizeler   

Other meanings:

 
A steady wind that blows from east to west above and below the equator.
 
steady wind

    Show declension

Example sentences with "trade wind", translation memory

add example
He only needed the feel of the trade wind and drawing of the sailSadece alize rüzgarlarının yelkenlerini doldurması yeterliydi
Now, the trade winds are blowing north right nowŞimdi, rüzgar kuzey yönünde
Well, it' s Canadian trade windsKanada alize rüzgarları
It means, when the monsoon season hits, the trade winds are gonna shift to the southMuson mevsimi başladığı zaman,Rüzgar güneye doğru esecek
Now, the trade winds are blowing north right nowŞimdi...... rüzgâr kuzey yönünden esiyor
The German wind energy company Innovative Wind Concepts plans to invest around ‧ m euros in construction of a wind park in northeastern BulgariaAlman rüzgar enerjisi kuruluşu Innovative Wind Concepts, Bulgaristan' ın kuzeydoğusunda bir rüzgar parkı inşasına ‧ milyon avro civarında yatırım yapmayı planlıyor
The French wind power producer Perfect Wind will invest ‧ m euros in a ‧ wind power station in Turkey, the company said in a statementFransız rüzgar enerjisi üreticisi Perfect Wind' den yapılan açıklamada, firmanın Türkiye' de ‧ lık bir rüzgar enerji santraline ‧ milyon avroluk yatırım yapacağı ilan edildi
" For the first time in Kosovo we are building a wind farm, underwritten by a Kosovo-German company, Wind Power, which invested more than ‧ m euros in wind energy in Kosovo, " Deputy Minister of Energy Blerim Rexha told SETimesEnerji Bakan Yardımcısı Blerim Rexha SETimes' a verdiği demeçte, " Kosova' da ilk defa, Kosova' da rüzgar enerjisine ‧ milyon avrodan fazla yatırım yapmış Wind Power adlı bir Kosovalı- Alman firmasının imzası bulunan bir rüzgar santrali kuruyoruz. " dedi
Following the flow of wind means that they' re always heading toward areas of low pressure, places where wind meets rain and vegetation starts to growDiğer yandan rüzgarı takip ederek daima alçak basınç alanlarına doğru ilerlemiş olurlar.Yani rüzgarın yağmurla buluştuğu ve yeni bitkilerin yeşerdiği yerlere
Back home, it' s the sun that drives the wind but Neptune is too far away something else must be creating these ferocious winds but nobody knows whatEvde, rüzgârları Güneş oluşturuyor.Ama Neptün Güneş' ten çok uzakta. Bu acımasız rüzgârları yaratan başka bir şeyler olmalı
My wind, cooling my broth, would blow me to a fever if I thought what harm a wind too great might do at seaBu rüzgar, çorbayı soğutuyorsa...... öyle bir rüzgar, açık denizde kim bilir insana neler yapabilir
You just winded up being set by the government to take down the city of Lima only to wind up at land of giants lost worldKısa zaman önce devlet tarafından sadece kaybolmuş devler dünyasına...... gitmeniz için, Lima şehrini yerle bir etmeniz istendi
You can see the major lines between major wind events, but you can see more minor lines, I guess, between more minor wind eventsBüyük fırtınaların sebep olduğu ana çizgileri görüyorsunuz.Ancak daha hafif rüzgârların oluşturduğu küçük çizgiler daha fazla
" May the wind always be at your back... " " and the sun always upon your face... " " and the winds ofdestiny to carry ya aloft to dance with the stars. "" Rüzgar hep arkanda olabilir mi... " " ve güneş üzerinde... " " ve kaderin rüzgarları yıldızlarla bir sürü dans getirir mi. "
It has a big winding staircase, just like Gone With the WindBüyük kıvrılan bir merdiveni var, tıpkı ' Rüzgar Gibi Geçti' deki gibi
If I get wind from the cops that you' ve told them about me-- and believe me, I know which way the wind blows-- I will put you in hell myselfPolise benden bahsettiğini duyarsam--Ki inan bana kulağıma gelir, seni cehenneme postalarım
A Serbian company, MK Group, has already partnered with the Italian firm Fintel Wind to build the country 's first ‧ small wind power plant by OctoberBir Sırp şirketi olan MK Group, ülkenin ‧ lık ilk küçük rüzgar santralini Ekim ‧ den önce kurması için İtalyan Fintel Wind firması ile ortaklık kurdu bile
There' s " coming about, " which is turning into the wind, and there' s " jibing, " which is turning away from the windBunlardan " volta atmak " rüzgarın yönüne doğru dönerkenDiğeri yol " kavanço " ise rüzgar yönünün tersine doğru döner
Greek wind power generator Terna says it plans to invest ‧ m euros by ‧ in construction of wind energy parks and other facilities for production of electric power using renewable energy sources in Greece, Southeast Europe and ChinaYunan rüzgar jeneratörü üreticisi Terna, Yunanistan, Güneydoğu Avrupa ve Çin' de yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak elektrik üretimi amaçlı rüzgar enerjisi parkları ve diğer tesisleri inşası için ‧ yılına kadar ‧ milyon avro yatırım yapmayı planladığını açıkladı
" lf we cannot see the wind, we can see the wind' s will. "" Rüzgarı göremiyorsak onun isteğini görebiliriz. "
it was like he was winding down...... just winding down like an old clocksanki kurgusu boşalıyor gibiydi... eski bir saat gibi kurgusu boşalıyordu
It' s written in the wind In the windRüzgarda yazılı
GE Energy announced on July ‧ rd that it has won a ‧ megawatt wind power project in southeastern Turkey, for which it will provide its latest ‧ xl wind turbine technologyGE Energy ‧ emmuz' da yaptığı duyuruda, Türkiye' nin güneydoğu bölgesinde en son ‧ xl rüzgar türbin teknolojisini sağlayacağı ‧ megawatt' lık bir rüzgar enerjisi projesini kazandığını açıkladı
To wind up this tether, it took ‧, ‧ minutes of the same motion over and over and over, winding this upKablonun tamamının sarıIması ‧- ‧ dakika sürdü aynı sarma hareketi yüzlerce defa tekrarlandı
Free trade cannot benefit poor countries when rich economies heavily subsidise agriculture and use trade barriers whenever they feel " injured "; double talk and hypocrisy make a mockery of the virtues of free trade and give moral ammunition to advocates of fair tradeSerbest ticaret, varsıl ülkeler tarımı yoğun bir biçimde destekler ve kendilerini " zarara uğramış " hissettiklerinde ticari kotalar uygularken yoksul ülkelerin işine yarayamaz; ikili konuşmalar ve riyakarlık serbest ticaretin temel değerlerini alaşağı etmekte ve adil ticareti savunanlara malzeme sağlamaktadır
Showing page 1. Found 4346 sentences matching phrase "trade wind".Found in 6.087 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.