Translations into English:

  • electromagnetic force   
    (Noun  )
     
    fundamental force
  • electromagnetism   
    []
     
    The physics of the electromagnetic field: a field which exerts a force on particles that possess the property of electric charge, and is in turn affected by the presence and motion of those particles.

Other meanings:

 
electromagnetic force

    Show declension

Example sentences with "elektromanyetik kuvvet", translation memory

add example
Tüm operasyonunuzu çökerten elektromanyetik bir bombayı bile engelleyemedinizYou couldn' t keep an EMP from taking out your whole operation
Elektromanyetik bomba yedik...... ve sistemlerimizin çoğu hâlâ göçmüş durumdaWe were hit by an EMP and most of our systems are still down
Zırh tarayıcıyı bozan...... bir çeşit elektromanyetik alan yayıyorThe suit is emitting some sort of EM field that' s disrupting the scanner
Elektromanyetik tepkili silahElectromagnetic pulse
Elektromanyetik zımbırtı yaratmak için kullanabilir miyiz?Could we use those to create the electromagnetic whatever?
Ultrafüj' den yayılan sinyal dalgası...... belki de elektromanyetik bir rahatsızlığa sebep olduPulse wave from the ultrafuge probably caused a magnetic disturbance
Bir çeşit elektromanyetik akıma kapıldık ve hareket ediyoruzWe' re caught in some sort of electromagnetic current, and we' re moving
Eğer bir güç kaynağını vericiye bağlarsan, elektromanyetik dalga oluştururIf you hook up a power source to a transmitter, it generates a pulse
Elektromanyetik bir alan yaratabiliyorumIt' s like I could warp an electromagnetic field
İnsanın elektromanyetik alanını güçlendirmişThey have amplified a person' s electromagnetic field
Önce biz gidelim, olabildiğince ilerleyelim...... sonra Elektromanyetik Atma' yı patlatalımWe' il go first, hammer as deep as we can, then blow our EMP
Elektromanyetik alanı kapatın, tüm hava uçup gitsinYeah, turn off the e. M. Field and air it all out
Dünya' nın kabuğunun altında çaprazlama gidip gelen kutuplarca oluşturulan elektromanyetik akımların olduğunu ve bunların yoğunlaşma noktalarında kesiştiğini bilmiyor musunuz yoksa?You don' t know that there are electromagnetic currents... generated by the poles that... crisscross under the earth' s crust... and intersect at points of concentration?
Bu bir EMF okuyucusu; radyoaktivite ölçme aracı gibiAma radrasyon bulmak yerine elektromanyetik sinyalleri bulurIt' s an EMF reader; it is kind of like a Geiger counter, but instead of finding radiation it finds electromagnetic pulses
Bir tür elektromanyetik parçalanma nedeniyle tüm sistem bozulduSome kind of electromagnetic disruption corrupted the entire system
Showing page 1. Found 1976 sentences matching phrase "elektromanyetik kuvvet".Found in 0.565 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.