Translations into English:

  • electromagnetic force   
    (Noun  )
     
    fundamental force
  • electromagnetism   
    []
     
    The physics of the electromagnetic field: a field which exerts a force on particles that possess the property of electric charge, and is in turn affected by the presence and motion of those particles.

Other meanings:

 
electromagnetic force

    Show declension

Example sentences with "elektromanyetik kuvvet", translation memory

add example
Bazı atomlarda denge güçlü kuvvet tarafındadır ve o atomlar çok kararlıdırlar, ama elektromanyetik kuvvetlerin ağır bastığı atomlar doğal olarak kararsızdırlarIn some atoms, the balance tipped towards the strong force making them very stable but when the electromagnetic force had the upper hand they were inherently unstable
Kararlılık, çekirdeği bir arada tutan güçlü çekirdek kuvveti ile çekirdeği ayırmaya zorlayan elektromanyetik kuvvetlerin mücadelesinin sonucudurThat stability was a direct result of the battle between the strong nuclear force holding the nucleus together and the electromagnetic force pushing it apart
' lerin sonunda insanların akıllarında ki elektromanyetik, güçlü kuvvetler karşı sona gelindi birçok insanda gördüğüm ise büyük bir birleşik teoriyi birleştirmektiRight after people got the idea that there were these electromagnetic, weak, and strong forces, which was toward the end of the ' ‧s, almost immediately people saw how they fit together to make a grand unified theory unifying those three forces
Kuvvetler, NATO Karargâhı bünyesinde Balkan Harekâtlarından sorumlu Ortak Kuvvet Komutanı olan, Güneydoğu Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanı (CINCSOUTH) tarafından koordine ediliyorThe forces are co-ordinated by the Commander-in-Chief Allied Forces Southern Europe (CINCSOUTH), who is the Joint Force Commander within the NATO Headquarters responsible for Balkan Operations
Elektromanyetik alanı kapatın, tüm hava uçup gitsinYeah, turn off the e. M. Field and air it all out
Bir tür elektromanyetik parçalanma nedeniyle tüm sistem bozulduSome kind of electromagnetic disruption corrupted the entire system
Elektromanyetik bir bomba bizi etkisiz hale getirdi ve New York' taki...... radyolojik tehdide karşı başarısız olmak üzereyizAn EMP just took us out of play and now we' re dropping the ball on a radiological threat against New York City
Kapının diğer tarafında elektromanyetik şarj, tespit ediyorumI' m reading an intense electromagnetic charge on the other side of that hatch
Tesla' nın sisteminin,...... çalışabileceğiniz elektromanyetik dalgaları...... verimli bir şekilde üreten güçlü bir rezonans üreticisi olduğu...... Marconi ve aynı şekilde dönemin diğer araştırmacıları için...... zannediyorum açık bir hâl almıştıHe suggested that it would be possible to control the weather with electrical energy.He predicted that wars would soon be eliminated by machines
Nükleer bir silah patladığında...... elektromanyetik darbe, tüm elektrik kaynaklarını durdurur...... patlama bölgesi içindeWhen a nuclear weapon detonates, its electromagnetic pulse...... shuts down any power source within its blast radius
Dünya' nın kabuğunun altında çaprazlama gidip gelen kutuplarca oluşturulan elektromanyetik akımların olduğunu ve bunların yoğunlaşma noktalarında kesiştiğini bilmiyor musunuz yoksa?You don' t know that there are electromagnetic currents... generated by the poles that... crisscross under the earth' s crust... and intersect at points of concentration?
Eğer o özel elektromanyetik frekanslar için tarama yaparsak,...... çok az bir yanılma payıyla, onun yerini tespit edebilmeliyizIf we scan for those specific EM frequencies, we should be able to pinpoint her location with a fair degree of accuracy
Dana' yı ‧ kere yıldırım çarptıysa...... bu onun aşırı elektromanyetik yüklü halini açıklar mı?Look, if Dana Gray was hit by lightning twice, do you think that would help to explain why she' s so overly electromagnetic?
Hikâye elektromanyetik darbe, şefThe story is the EMP, chief
Dİğerleri ise onun bir görev veya elektromanyetik alan olduğunu düşünür,Ve diğer bir kısmı da ölülerin bizimle iletişime geçmelerine yardım eden bir yol olduğuna inanırlarOthers think it' s a charge or electromagnetic fields, still others that it' s a means through which the dead can communicate with us
Konu şu ki mekanizma metalik bir alaşımdan yapıldı, elektromanyetik bir sinyal gönderirsek onu bulabilirizThe point is, the mechanism is made of a metallic alloy that returns a distinctive signature when hit with an electromagnetic signal
Bir çeşit elektromanyetik akıma kapıldık ve hareket ediyoruzWe' re caught in some sort of electromagnetic current, and we' re moving
Kuğu, elektromanyetik çalışmalar içindiThe Swan was to study electromagnetism
Bana kendimi elektromanyetik spektrumdaki...... en uç noktaymışım gibi hissettiriyorHe makes me feel like the highest point in the electromagnetic spectrum
Bay Meegar' ın elektromanyetik...... imzasını almasıyla, ve onun kasetçalara yakınlığıyla...... muhtemelen Meegar' ın elektriksel imzası kasetçalara basıldıGiven the strength of Mr. Meegar' s electromagnetic signature...... plus his proximity to the tape...... I have little doubt that that cassette...... has been imprinted with Meegar' s electrical signature
Japonya' daki tecritin YARIŞ isimli, elektromanyetik bir...... ağ tarafından mümkün kılındığını biliyoruzJapan' s high- tech seclusion is made possible by an electro- magnetic network named R. A. C. E
Zırh tarayıcıyı bozan...... bir çeşit elektromanyetik alan yayıyorThe suit is emitting some sort of EM field that' s disrupting the scanner
Üstün manevra yetisi olan Tiger gizlilik teknolojisinin yanı sıra, elektronik müdahalenin tüm çeşitlerine, sinyal karıştırma, ve elektromanyetik radyasyona karşı güçlendirilmiştirUniquely maneuverable, the Tiger not only uses stealth technology... it is the only helicopter to be hardened against... aII forms of electronic interference... radio jamming and electromagnetic radiation
Ancak, yaratıkların holografik görüntüleri zaman sınırı olmadan devam etmesine rağmen,...... o zaman laboratuvarda yaratılan görüntüler ‧ veya ‧ dakika ile sınırlı kaldı,...... elektromanyetik gürültü gibi nedenlerden dolayıHowever, while the holographic images created by the aliens lasted indefinitely, those created in the lab only lasted for three to four minutes at a time, due to problems with electromagnetic interference
O kapılar elektromanyetik olarak kilitlenmişThose doors are electromagnetically sealed
Showing page 1. Found 1976 sentences matching phrase "elektromanyetik kuvvet".Found in 4.306 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.