Translations into English:

  • correct         
    (advb, verb, adjv   )
  • remotion   

Similar phrases in dictionary Turkish English. (7)

hata giderme payıbug allotment
Sorun GidermeSolutions to Problems
Windows Çevrimiçi Sorun Giderme HizmetiWindows Online Troubleshooting Service
Windows Live Sorun Giderme VerileriWindows Live Troubleshooting Data
Windows Sorun GidermeWindows Troubleshooting
Windows Sorun Giderme PaketiWindows Troubleshooting Pack
Windows Sorun Giderme PlatformuWindows Troubleshooting Platform

Example sentences with "giderme", translation memory

add example
İhtiyaçlarımı giderme olarak kastettiğin bu muydu?Is that what you meantBy " take care of me "?
Farklılıkları giderme yolunda ilerleme kaydedilmesine rağmen, hâlâ engeller varAlthough progress has been made in ironing out differences, more hurdles remain
AB Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton Kosova' yı tanıyan ve tanımayan AB üye ülkeleri arasındaki görüş farklılıklarını giderme amaçlı bir hareketle, giden Slovenya Dışişleri Bakanı Samuel Zbogar' ı Kosova' daki yeni AB ofisinin başına atadıIn a move intended to bridge the differences between EU member states which recognise Kosovo and those which do not, EU High Representative Catherine Ashton has named outgoing Slovenian Foreign Minister Samuel Zbogar to head the new EU office in Kosovo
Cumhurbaşkanı hükümet ve muhalefeti yasa bugünden itibaren bir yıl içinde yürürlüğe girmeden aralarındaki farkılıkları gidermeye çağırdıHe called on the government and opposition to overcome their differences before the law comes into effect a year from now
Seçilen bazı seçenekler birbiri ile çakışıyor. Devam etmeden önce bu çakışmaları gidermeniz gerekiyor. Daha geniş bilgi için Sürücü Ayarları sekmesini kullanınSome options selected are in conflict. You must resolve those conflicts before continuing. See Driver Settings tab for detailed information
İhtiyaç giderme mazeretiyle...... beklenmedik bir anda üzerine saldırdıHe set upon you unexpectedly under the pretense of his need to micturate
Türkiye ve Bulgaristan Enerji Anlaşmasiyla Ilgili Anlasmszligi Gidermeye ÇalışıyorTurkey, Bulgaria Seek to Resolve Discord over Energy Deal
NATO başkanından Ankara ve Atina' ya farklılıları giderme çağrısıNATO chief urges Athens, Ankara to iron out differences
Arnavutluk önümüzdeki yıl yapılacak parlamento seçimlerine hazırlanırken, dikkatler katılımı artırma ve seçmen listelerindeki sorunları giderme üzerinde toplanmış durumdaAs Albania prepares for parliamentary elections next year, attention is being focused on boosting turnout and fixing problems with the voter lists
Geçtiğimiz hafta Üsküp' ü ziyaret eden NATO' nun Balkanlar Direktörü Robert Serry, hükümetin sorunu giderme çabalarına verdiği desteği dile getirdiDuring a visit to Skopje last week, NATO Director for the Balkans Robert Serry expressed support for government efforts to defuse the situation
IMF ve Dünya Bankası iki demokratik parti arsındaki sürtüşmeyi gidermeye çalışsalar da, anlasmazligin kaçınılmaz olduğu göruluyorThe IMF and World Bank tried to mediate the conflict between the two democratic parties, but the rift appears to have been inevitable
İhtiyaç gidermem lazımI need to use the necessities
Bosna- Hersekli siyasi liderlere, geçen hafta duyurulan bir anlaşmayla olan sorunlarını gidermeleri için birkaç gün daha süre verildiBosnia and Herzegovina 's political leaders have been given a few more days to iron out problems with an agreement announced last week
IFC yetkilisi Antoine Courcelle- Labrousse, " Makodonya' daki ticari anlaşmazlıkları gidermenin bu verimli yöntemini yaygınlaştırmakta son derece istekliyiz" We are very keen to promote this efficient way of resolving business disputes in Macedonia
Farklılıklarımızı dostane yollarla...... gidermeye çalışırken,...... kendi savunmamız için önlemler alabilirizSo while we are attempti to adjust our differencesThrough amicable means, We can take measures for our defense
ABD' li bakan, görüşmelerin acil ihtiyaçları gidermenin yanı sıra seyahat ve ticareti artırmak gibi her iki tarafa da yarayacak hedeflere doğru ilerleme fırsatı sağladığını kaydettiThe talks represent an opportunity to address immediate needs while making progress towards mutually beneficial goals, such as increasing travel and trade, she said
AB, iki ülkenin adalet, yolsuzluk ve içişleri alanlarındaki eksikliklerini gidermesine yardımcı olmak amacıyla onları ‧ de AB' ye katılmalarından beri izliyor ve yılda ‧ kez ilerleme raporları yayınlıyorThe EU has formally monitored the two countries since they joined the Union in ‧ to help them deal with shortcomings in justice, corruption and internal affairs, and has issued progress reports twice a year
Diğer hata gidermelerMany patches
Otomatik hata gidermeyi etkinleştirEnable automatic noise reduction
Nuland siyasi liderleri geri kalan görüş farklılıklarını gidermeye ve yapıcı bir diyalog kurmaya çağırdıShe called on political leaders to resolve remaining differences and establish constructive dialogue
Beni penceredeki sorunu gidermem için yolladılarThey sent me to fix the problem with the windows
parçalık kırışıklık giderme setinden istiyorumI' d like the ‧ ‧ piece wrinkle care set
Bu yaz Güneydoğu Avrupa’ da meydana gelen doğal felaketlerin sonuçları, bölge ülkelerinin, ölüm riskini azaltmak ve gelecek yıllarda artması beklenen afetlerin olumsuz etkilerini azaltmak için, afet yönetim programlarındaki eksikleri gidermeleri gerektiğini gösteriyorThe aftermath of the natural disasters in Southeast Europe this summer suggests that the countries in the region need to address loopholes in their disaster management programmes to reduce the risk of human life loss and mitigate the impact of calamities, which are expected to increase in future
İlk projede cok sayıda sivil ve asker ölmüstü...... Ve kamu oyundaki etkiyi gidermemiz yillar sürdüThe original project cost dozens of civilian and military lives...... and created a public relations mess which we spent years cleaning up
Showing page 1. Found 83 sentences matching phrase "giderme".Found in 0.649 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.