Translations into English:

  • correct         
    (advb, verb, adjv   )
  • remotion   

Similar phrases in dictionary Turkish English. (7)

hata giderme payıbug allotment
Sorun GidermeSolutions to Problems
Windows Çevrimiçi Sorun Giderme HizmetiWindows Online Troubleshooting Service
Windows Live Sorun Giderme VerileriWindows Live Troubleshooting Data
Windows Sorun GidermeWindows Troubleshooting
Windows Sorun Giderme PaketiWindows Troubleshooting Pack
Windows Sorun Giderme PlatformuWindows Troubleshooting Platform

Example sentences with "giderme", translation memory

add example
Ekonomiyi düzeltme ve güneydoğuda yaşayan Kürt halkının uzun zamandır devam eden şikayetlerini giderme yönündeki baskı devam ediyorThe pressure is on to fix the economy and address the long-standing complaints of Kurds in the southeast
Bulgaristan AB' nin sıraladığı eksiklikleri giderme yolunda adımlar atıyorBulgaria takes steps to deal with EU-outlined shortcomings
Sanırım siz iki genç bayanı hasret gidermeniz için yalnız burakacağımI think I' il let you two ladies catch up with each other
Seçilen bazı seçenekler birbiri ile çakışıyor. Devam etmeden önce bu çakışmaları gidermeniz gerekiyor. Daha geniş bilgi için Sürücü Ayarları sekmesini kullanınSome options selected are in conflict. You must resolve those conflicts before continuing. See Driver Settings tab for detailed information
Süreç ilerledikçe, forumun katılımcılarının geride kalan bazı farklılıkları gidermeleri gerekecekAs the process gets under way, the participants in the forum will need to iron out some remaining differences
AFP' ye gore, Solana liderleri UNMIK' in bölgedeki etnik Arnavutlarla Sırplar arasındaki sürtüşmeyi giderme yönündeki çabalarına gösterdikleri " yapıcı yaklaşım " nedeniyle kutladıHe commended the leaders for their " constructive attitude " towards UNMIK 's efforts to heal the rift between ethnic Albanians and Serbs in the province, an AFP report said
Arnavutluk önümüzdeki yıl yapılacak parlamento seçimlerine hazırlanırken, dikkatler katılımı artırma ve seçmen listelerindeki sorunları giderme üzerinde toplanmış durumdaAs Albania prepares for parliamentary elections next year, attention is being focused on boosting turnout and fixing problems with the voter lists
Ayrılıkları gidermenin birçok yolu varThere are other ways to settle differences
İlk projede cok sayıda sivil ve asker ölmüstü...... Ve kamu oyundaki etkiyi gidermemiz yillar sürdüThe original project cost dozens of civilian and military lives...... and created a public relations mess which we spent years cleaning up
Hata gidermelerBug fixes and GUI tidy up
Samantha hayal kırıklığını yogayla gidermeye karar verdiSamantha decided to channel her frustration at yoga
Fransızca çevirisi ve diğer hata gidermelerThe French translator, who also sent me some useful feedback, like feature requests and bug reports
AK bu çağrıyı reddederek, yeni üye ülkelere eksiklikleri gidermeleri için zaman verileceğini açıkça belirttiThe EC has rejected that call, making it clear the new member states will be given time to address shortcomings
Çeşitli hata gidermeler ve destekSystem tray docking, " inline " tag editing, bug fixes, evangelism, moral support
İhtiyaç giderme mazeretiyle...... beklenmedik bir anda üzerine saldırdıHe set upon you unexpectedly under the pretense of his need to micturate
Endişelerimi gidermeye çalıştımI tried to reassure myself
Bu arada Kosovalı Sırplar da, Belgrad' daki partilere aralarındaki farklılıkları gidermeleri konusunda baskı uyguladılarKosovo Serbs, meanwhile, have put pressure on the parties in Belgrade to settle their differences
Makedonya' ya istikrarlı bir makroekonomik çerçeveyi korumadaki başarısından ötürü övgüde bulunan Konsey, ülkeye ekonominin işleyişindeki zayıflıkları gidermenin yanı sıra iş atmosferi ve rekabet gücünün iyileştirilmesi ve sözleşme ve mülkiyet haklarının güçlendirilmesi yönünde çağrıda bulunduWhile praising Macedonia for its success in maintaining a stable macroeconomic framework, the Council urged the country to address the weaknesses in the functioning of the economy, as well as to improve the business climate, competitiveness and enforcement of contractual and property rights
Bay Pocum insanlarin gelip...... hacet gidermesine ses etmezdiMr. Pocum was always nice...... about letting folks come in and do their business
Bu, Sırbistan' ın yıllardır mücadele ettiği bazı yapısal sorunları ve eksiklikleri giderme zamanı. "This is the moment for Serbia to address some structural problems and deficiencies it has been struggling with for years. "
Türkiye ile başlatılması planlanan üyelik müzakerelerine birkaç hafta kala AB, Ankara' nın Kıbrıs' ı tanımaması konusunda üyeleri arasında doğan sürtüşmeyi gidermeye çalışıyorWith the scheduled start of accession talks with Turkey only weeks away, the EU is trying to mend a rift among its members concerning Ankara 's non-recognition of Cyprus
Showing page 1. Found 83 sentences matching phrase "giderme".Found in 0.499 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.