Translations into English:

  • cream       
    (verb, noun   )

Example sentences with "kaymak gibi", translation memory

add example
Kayıtlarda olmayan, kaymak gibi hesapların üstünde dolanan bir paraJust money unaccounted for, floating on top of the books like a layer of cream
Deli gibi peşinden gideceğimiz bir ipucu verdi bize...... böylece bütün işleri biz yapacaktık, kaymağı da o yiyecektiShe gave us her lead to see where we' d run with it... so that we' d do all the work, and she' d take all the profit
Bundan sonra o kaymak gibi ellerinle yabani otları temizleyeceksinThose alabaster hands of yours are hereby engaged to weed the wild gooseberry bushes
Mmm, kaymak gibi, aynı zamanda çıtır çıtır, iyi iş çıkardın, JoannaMmm, creamy, yet crunchy, you did good, Joanna
Yaptığın o kaymak gibi hareketlere bayılıyorum!I love watching those smooth moves you got!
Grace' in iş görmeye alışık olmayan kaymak gibi elleri sayesinde...... yabani bektaşi üzümleri temizlenince ot ayıklama işi ve genel olarak...... kasabadaki işler yoluna girdiAfter a few of the wild little gooseberry bushes had given up the ghost in the care of Grace' s, as yet unpracticed alabaster hands things began looking up with the weeding and the town
Kartları kaymak gibi kayardıHis cards were smooth
Yavaşça o kaymak gibi elleri taşrada küçük bir kasabada yaşayan...... herhangi birinin ellerine dönüşmüştüSlowly those alabaster hands turned into a pair of hands that could have belonged to anyone in any little rural community
Biz bunun kaymağını yerkenOff we jolly well pop
Hemen bütün zincirlerin hedefiyse, pazarın kaymak tabakasıAlmost all the chains target the high end of the market
Troy?Kaymak Tabaka' nın cerrahı olmak?Surgeon to the crème de la crème?
Ben kaymak istiyorumI just want to ski
Biraz sola kaymak gerekiyorLittle over to the left here
Bir ağaca çarptım...... ama kendimi iyi hissedince tekrar kaymak için tepeye tırmandım.Lisa Botkee bana baktı ve kustuI crashed into a tree, but I felt fine, so I ran back up the hill, ready to go again, and Lisa botkee took one look at me, and threw up
Kaymağı toplamanın ‧ çeşit yolu vardırThere are ‧ different ways to skim off the top
Hey, " kaymak " ne demek?Hey, what' s " wrap " mean?
O kadar çok çırpınmış ki... o kaymağı tereyağı haline getirmiş... ve yüzeye çıkıp kurtulmuşHe struggled so hard that eventually he churned that cream into butter and crawled out
Annemle babam sürekli kavga ediyordu.Paten kaymak benim için bir kaçıştıMy parents were fighting all the time and skating was an escape
Avrupa ve dünya müziğinin kaymak tabakası bize geliyorThe cream of the European and global music scene comes to us
Parayı halısının altına saklayarak, kaymağı Lenny alıyordu...... sen de onu oyuna getirdinLenny was skimming... hiding your money under his carpet... so you set him up
Firar sizin için sadece bir kaymak tabaka oyunuYour escaping is just some bloody upper- crust game
Bu kelime kaymak ve kaşınmanın birleşimi mi?Uh, is it a combination of skiing and itching?
Şimdi de yoğurdun kaymağıAnd now, for the cherry on top
Ve o kaymağı götürüyorAnd he just scoops it off
Showing page 1. Found 57172 sentences matching phrase "kaymak gibi".Found in 19.5 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.