Translations into English:

  • sincere       
    (adjv   )

Example sentences with "sahte olmayan. sincereness", translation memory

add example
Keller sevkiyatı sabah Londra' dan yapıyor, sıkı sıkıya incelenecek ‧ yıllık bir kitabın sahtesini tamamlamak durumundayız, ve ‧ dakika içinde başlayacak müzayedeyi devralmalıyız ayrıca gerçekte elimizde olmayan ganimetleri Keller' a taşıması için ulaştırmalıyızKeller is shipping his antiquities out of London in the morning, we have to finish forging a ‧- year- old book that has to hold up to expert scrutiny, and take over an auction that' s gonna start in five minutes and deliver to Keller a treasure trove of antiquities that we don' t actually have
Sahte kullanımı önlemek için, kimliklerde belge sahibinin parmak izleri, taşıyıcı hakkında bilgiler içeren bir bilgisayar çipi ve değiştirilmesi mümkün olmayan bir kimlik numarası bulunacakTo prevent fraudulent use, the cards will include the owner 's fingerprints, a computer chip containing data about the bearer, and an unchangeable identification number
Kasabada kaliteli canlı müzik dinlemek sahte kimlik olmadan imkansız...... ve ben de THUD' a gittim ve yaş sınırı olmayan bir geceye sponsor olabilirler mi diye bir teklfi götürdümIt is impossible to see good live music in this town without a fake ID so I went to THUD and I suggested they sponsor an ‘ all- ages ’ night
Earl' e ödemesini sahte kokainle yapmalarını anlayamıyorumWhat I can' t figure out is why Earl got paid with bunk cocaine
Carrington ve senin bana verdiğiniz şu fotoğraflar, hepsi sahteThe photographs you and Carrington gave me, they were fakes
Dört yılını, manasız ve can sıkıcı...... üniversiteden mezun olma görevini yerine getirmekle harcamıştı...... ve şimdi, o soyutluk, sahte güven, ebeveyn ve maddi ölçüsüzlük...... dünyasından; Chris' i var olma gerçeğinden uzaklaştıran her şeydenThat he had spent four years fulfilling the absurd and tedious duty of graduating from college, and now he was emancipated from that world of abstraction, false security, parents and material excess, the things that cut Chris off from the truth of his existence
Buna sahte ve oyun dedinYou called it a fake, a charade
Sahte TV habercisi Gordon' a inanıyorumI' m a big believer in fake TV newsmen, Gordon
Önemli bir haber olduğunda sahte bir hava baskını ayarlayıp, bizi dışarı çıkardılar, tıpkı dün akşam olduğu gibiWhen there was a speciaI delivery they' d puII a phony air raid, to get us out, Iike Iast night, for instance
Artık onun sahtesini yapamazShe' s not faking it?
Sahte olduklarını mı söylüyorsun?There aren' t thousands
Bunlar kasanda bulundurduğun sahte paralarThat' s counterfeit money you' ve been laundering through your till
Ne yani, sadece sahte tehlikeyle mi başa çıkabilirim?I' m sorry, and I can only handle fake danger?
Tüm porno yıldızlarının sahte göğüsleri olur sanıyordumI thought all porn stars had fake boobs
Bu sahte bir yılanThis is a fake snake
Öldürdüğüm adam sahte değildiThe man I shot was not an impostor.Belicoff is dead
Ve yanlış yapmam, çünkü sahte değilimAnd make no mistake that I ain' t fake
Eminimim bu yüzden Sangre de Coeur' un sahtesini saklıyorI' il bet that' s why Elliot had the fake Sangre de Coeur
Yeterince sahte kimlik görmüştüm.Bunların...... ellerindekiler bir servete mal olmuşturI' ve seen enough phoney IDs in my time..... to recognise the ones they got must have cost a fortune
Araca sahte plaka takmış ve...... gerçeklerini de bagaja koymuş olmalılarThey must' ve put on fake plates, and tossed the real ones in the back
Başka ajanIarIa beraber, sahte paraIar yaptım, endüstriyeI makinaIarı aItüst ettim, suyu kirIettim ve Avrasya bombaIarına kodIu radyo sinyaIIeri yoIuyIa havaaIanında ki hedefIere kıIavuzIuk ettimTogether with other agents, I have counterfeited banknotes... wrecked industrial machinery, polluted the water supply... guided Eurasian rocket bombs to targets on Airstrip One... by means of coded radio signals
Yani Carter' da bulduğumuz, kesinlikle sahteSo the one that carter had was definitely a forgery
Sahte bir isim altında seyahat ediyorShe travels under a false name
O zaman benim rolüm de sahte evliliği ile ilgili sır tutamayan bir kadın olurThen my character is that of a woman who can' t keep a secret about her sham marriage
Başbakanın sunduğu sahte ikilem onun umutsuzluğunu yansıtıyor. " dediThe supposed dilemma which the PM presented reflects his desperation, " Kaklamanis, an outspoken former health minister, told SETimes on Tuesday
Showing page 1. Found 4463 sentences matching phrase "sahte olmayan. sincereness".Found in 1.54 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.