Translations into English:

  • seaweed   
    (noun   )

Similar phrases in dictionary Turkish English. (2)

bir çeşit su yosunu.tang
suda veya yosunda bulunan mikroskobik hayvantardigrade

Example sentences with "su yosunu", translation memory

add example
Su tabancaları ve kaHrolası yo- yo lara ne oldu?What happened to water pistols and fucking yo- yo' s?
Beyinsiz bir su yosunu gibiyimI look like a spastic piece of kelp
Bir su kütlesinin, atık besinler yoluyla aşırı gübrelenmesi, fitoplankton ve yosun gibi bitkilerin yoğun bir şekilde üremesine yol açıyorOver-fertilisation of a water body by waste nutrients causes a dense growth of plant life, including phytoplankton and algae
Çoğu zararlı su yosunu folyo ile kaplanarak kontrol altında tutulabilmesine karşın racemosa bu gruba dahil değil-- aşırı hızlı büyüyorMost harmful algae can be held in check by covering them with foil, but not racemosa-- its growth is too rapid
İki saldırgan tropik su yosunu türünün Hırvatistan' ın Adriyatik kıyı şeridinde ve yakın adalarda çoğalması bilim adamlarını alarma geçirdiThe proliferation of two aggressive species of tropical algae along Croatia 's Adriatic coastline and nearby islands has alarmed scientists
Son yapılan araştırmalara göre, tropik bir su yosunu türünün Hırvatistan' ın Adriyatik kıyı şeridinde ortaya çıkarak hızla yayılması ciddi bir sorun teşkil ediyorThe appearance and rapid spread of tropical algae in the Croatian Adriatic is becoming an increasingly serious problem, according to recent research
Su yosunu, ilk keşfedilişinden bu yana ‧ kadar bölgeye yayılmış durumdaSince the first discovery of the algae, it has spread to as many as ‧ locations
Kutsal su, yonca yaprağı, gümüş talaşı, beyaz meşeHoly water, clove leaf, silver shavings, white oak.The works
Bulgar bilim insanları, yosun içeren ilaçların uzun süreli kullanımının, basit su canlılarında biriken radyoaktif strontiyum elementi nedeniyle kemiklere zararlı olabileceği konusunda uyardılarBulgarian scientists warned that medicines with algae could be bad for the bones, if taken over a long period, due to the radioactive strontium accumulated in the simple living aquatic organisms
Köklerini yosuna koymuştum, ama tuzlu suya düştü... ben de onu yıkadımI put the roots in peat moss, but they got salt water on them...... and I washed it
Dün gece buradan geçerken bu kadar su yosunu gördüğümüzü hatırlamıyorumI don' t remember this much kelp when we came through here last night
Esmer su yosunuSalty or extra salty
Esmer su yosunu ormanının ilerisindeOut past the kelp forest
Yo. yo, yo, yo, yo, yo, yo, yo, yo. kaçırıyorsun. sana dokunduNo, no, no, no, no, no, no, no.You' re missing the point. She touched you
Yo, yo, yo, yo, yo, yoNo, no, no, no, no, no
Yo, yo, yo, yo, yoNo, no, no, no, no
Oh, yo, yo, yo, yo yoOh, no, no, no, no
Yo, yo, yo, yo, yoNo, no, no, no, no, no, no
Yo, yo, yo, yo, yo Ne düşünüyorum biliyor musun?No.No, No, No, No. You Know What I' m Thinking?
Mr Stepanak, kontrol odasına gelir misiniz lütfen? ¶ Come all ye young fellows who follow the sea ¶ Yo- ho and blow the man down ¶ It' s time to be bathing Lieutenant Marty ¶ Yo- ho and blow the man down ¶ Oh, give me a plank that looks down on the sea ¶ Yo- ho and blow the man down ¶ It' s a short little walk bound for eternity ¶ Yo- ho and blow the man down ¶ Blow that nutso kooky punk back downtownMr Stepanak, would you come to the control room, please? \ xB‧ Come all ye young fellows who follow the sea \ xB‧ Yo- ho and blow the man down \ xB‧ It' s time to be bathing Lieutenant Marty \ xB‧ Yo- ho and blow the man down \ xB‧ Oh, give me a plank that looks down on the sea \ xB‧ Yo- ho and blow the man down \ xB‧ It' s a short little walk bound for eternity \ xB‧ Yo- ho and blow the man down \ xB‧ Blow that nutso kooky punk back downtown
Yo yo yo yo, Linc. tekrar yapamamNo, no, no, no, linc, I can' t do that again
Üç tane altı, canavarın numarası Yo, yo, yo, yoSomething' s wrong here.I think we should slow down, take a step back
Ooh, görmeliydin.Kaset çalarım, yo- yomu bile yapmışlar Buzz, Ben yo- yodaydım!- " dım "?There was a record player and a yo- yo-- Buzz, I was a yo- yo!
Hayır, yo, yo, yo, yo. bunu yaptığına inanmıyorum. sana inanmıyorumOh, no, no, no, no, no.I can' t believe you did that. I can' t believe you-- Why?
Yo yo yo yo şişkoNo, no, no, no, no, chubster
Showing page 1. Found 8204 sentences matching phrase "su yosunu".Found in 2.772 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.