Translations into English:

  • robe       
    (verb, noun   )

Example sentences with "uzun elbise", translation memory

add example
Elbise almayalı öylesine uzun zaman oldu kiI haven' t bought a dress for myself in so long
Onlar bu işten ne anlarlar be, hepsi de uzun elbise giymiyorlar mı?What the fuck do they know, they wear robes?
Elbise nasıl dikilir iyi bilirdiKnew how to cut his cloth
Küçük bir siyah elbise, süslü bir şişe viski...... bir de azmış bir İrlandalı güvenlikçiA little black dress, a laced bottle of whiskey,And a horny irish security guard
Kapı kapı dolaşıp takım elbise satıyorumSuits door- to- door
Bu elbise çok sıkıThis dress is tight
Ukalalık edeyim deme, elbise olduğunu ben de görüyorumDo not you do the smart, I see it is a dress
Evet.- Bu harika bir elbiseThat is a great dress
Elbise bedenin bir azaldığında ne kadar harika hissedeceğini düşünThink about how great you' re gonna feel when you go down a dress size
Elbise üstüne beyaz bir hırka giyiyorumI' m wearing a white cardigan over a dress
Sana takım elbise almama müsaade etmeliydin, Stanley.Giydiklerimle mutluyumYou should' ve let me buy you a suit, Stanley
Courtney' den dün akşam ödünç aldığın elbise değil mi o??lsn' t that Courtney' s dress that you borrowed last night?
Güzel elbiseNice outfit
Bu oldukça kaliteli bir takım elbise, değil mi?That is a pretty nice suit, isn' t it?
Pantolonun üstünden vurursam, elbise parçası yaraya gidebilir ve...... enfeksiyon kapar, bacağını kaybedebilirsinLf I shoot you through the trousers, a bit of cloth could get in the wound and infect it and you' d have to lose the leg.Come on
Susan Jill için bir elbise yaptı.Susan made a dress for Jill.
Bu bin dolarlık bir takım elbiseThis is a $‧, ‧ suit
Artık bize katıldığına müteşekkir olurduk çünkü inci grisi saten elbise giyiyorAnd would have been grateful to join us, for all she' s dressed in pearl- grey satin now
Elbise...... şarap, herşeyThe dress...... the wine, everything
Elbise dikip, tenekeden taç yapmıştım onaI' d sewn her a dress and made a crown from a tin can
Biliyorum, ama bu son kontrollerde...Güzel bir elbise giymiyordunI know, but last I checked, you don' t look so good in a dress
En son takım elbise giydiğimde, Bar Mitzvah(sünnet) törenimdiLast time I had a suit on, at my bar mitzvah
Bu elbise benimdiThis is my dress!
Bir elbise alırken hedeften şaşmış bir bomba yüzündenA stray bomb, while she was shopping for a dress
Hep yeni ipek elbise giyerdiShe always wore a new silk dress
Showing page 1. Found 12272 sentences matching phrase "uzun elbise".Found in 2.378 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.