Translations into English:

  • robe       
    (verb, noun   )

Example sentences with "uzun elbise", translation memory

add example
Elbise almayalı öylesine uzun zaman oldu kiI haven' t bought a dress for myself in so long
O elbise gelmeden buradan çıkmamWait.I' m not supposed to leave without that suit
Saç, elbise, deriHair, and fibers, and skin
Bu elbise üstümde yüzüyorThis dress is swimming on me
Açık mavi bir elbise lifi buldum buradaI' ve got some light blue fibers here
En son takım elbise giydiğimde, Bar Mitzvah(sünnet) törenimdiLast time I had a suit on, at my bar mitzvah
Hep yeni ipek elbise giyerdiShe always wore a new silk dress
Cate Hale elbise ve alüminyum folyo dolu...... bir dolapta kapalı kaldığını söylemiştiCate hale remembers Being locked in a closetSurrounded by clothing And tinfoil
Hayattayken sana bir elbise alamadığım için üzgünümI' m sorry I never bought you any clothes while you were alive
Güzel elbise, AmeliaNice dress, Amelia
İnce bantları olan beyaz bir elbise giymiştinYou wore a white dress.With thin straps
Bir fikrimiz olsun diye elbise seçelimLet' s go pick out an outfit for inspiration
Elbise işe yaramış desene.Bir saniyeHold on a sec
O elbise bir modacılık şahaseriydiThat dress is a one- of- a- kind couture creation
Selam, guzel takim elbiseNice suit.Thank you
Oradaki elbise dolabında, bir spor çantası bırakmıştıHe left a duffle bag in the coat closet over there
Armani bir elbise mi verdi?She gave her an Armani dress?
Koyu renk bir takım elbise lazımI need a man' s suit, something dark
Bu arada, bir yılda kaç elbise makul?By the way, how many sarees per annum is reasonable?
Ben hep iki elbise yaparımI always maketwo dresses
Showing page 1. Found 12272 sentences matching phrase "uzun elbise".Found in 2.776 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.