Translation of "SandaL" into Arabic
صاندال, صندل, قارب are the top translations of "SandaL" into Arabic.
-
صاندال
(< Yun. sandálion) [Kelime Arapça ve Farsça’ya da geçmiştir] Kürekle yürütülen kısa, genişçe deniz teknesi: Sandalımız ikide bir karaya vuruyor (Refik H. Karay). Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal (Yahyâ Kemal). Kalender’den sandala bindi / Beyaz maşlahlı hanım (Orhan V. Kanık).
-
صندل
Noun noun(< Yun. sandálion) [Kelime Arapça ve Farsça’ya da geçmiştir] Kürekle yürütülen kısa, genişçe deniz teknesi: Sandalımız ikide bir karaya vuruyor (Refik H. Karay). Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal (Yahyâ Kemal). Kalender’den sandala bindi / Beyaz maşlahlı hanım (Orhan V. Kanık).
Bu, John Paul Sandal, New York'un en müthiş ressamı.
هذا هو يوحنا بولس صندل ، الرسام أكثر من رائع في نيويورك.
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "SandaL" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
قارب
noun masculineCalais'den bir sandal alıp her şeyi arkamızda bırakacağız.
سنحصل على قارب من " كاليه " ونضع كل ذلك خلفنا.
-
صندل
noun masculine[Fr. santal / Ar. sandal] {OsT} is. صندل 1. bot.Sandalgillerden, Güneydoğu Asya’da yetişen, çiçekleri seyrek salkım biçiminde, bodur, asalak, kerestesi sert bir ağaç, (Santalum album). 2. Bu ağacın hoş kokulu ve sert odunu. 3. Bu ağacın odunundan çıkarılan parfüm, sabun, mum, tütsü yapımında kullanılan esans. 4. {ağız} Yaban çileği ağacı; kocayemişi. [DS] [..]
Aynı zamanda sandal ağacı, karanfil ve yasemin de içeriyor.
وهو ايضاً يحتوي على رائحة صندل وفص والياسمين ( نباتات طيبة الرائحة )
-
زَوْرَق
masculineBu küçük sandal, bu kadar uzağa gitmek için uygun değil.
زورق تجديف ضئيل كهذا ليس مصمماً فعلاً لمياه مفتوحة كهذه.
-
Less frequent translations
- صاندال
- صَنْدَل
- قَارِب
- نعل
- نَعْلٌ
-
صاندال
(< Yun. sandálion) [Kelime Arapça ve Farsça’ya da geçmiştir] Kürekle yürütülen kısa, genişçe deniz teknesi: Sandalımız ikide bir karaya vuruyor (Refik H. Karay). Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal (Yahyâ Kemal). Kalender’den sandala bindi / Beyaz maşlahlı hanım (Orhan V. Kanık).
-
صندل
Noun noun(Kökü bulunamamıştır) Bir yolu ipek, bir yolu pamuk olan parlak, yumuşak eski bir kumaş çeşidi: Bedestan, bezzâzistan muhaffefi olmasına nazaran elyevm mücevherat ve sâir kıymettar ve antika eşyâ füruhtuna tahsis edilmiş olan binâda vaktiyle bez ve diğer bedestanda ise sandal denilen ipekli ve yollu kumaş satılırdı (Mec. Um. Bel.). Vaktiyle kadınlarımız ferâce ve yaşmak giyerlerdi. Elbiseleri kışın çuha, yazın ipekli ince kumaştan ve içleri de sandal denilen bir nevi beyaz atlastan yapılırdı (Balıkhâne Nâzırı Ali Rızâ Bey). ѻ Sandal bedesteni: İstanbul’da Kapalıçarşı’da sandal adlı kumaşın satıldığı yer: Sandal bedesteni şimdi belediye tarafından mezat yeri olarak kullanılmaktadır (Mehmet Z. Pakalın).
Bu, John Paul Sandal, New York'un en müthiş ressamı.
هذا هو يوحنا بولس صندل ، الرسام أكثر من رائع في نيويورك.
-
صندل
Noun noun(Fr. sandale < Lat. < Yun.) Bir taban ve ayağı sarmak üzere buna tutturulmuş kordon veya meşin şeritlerden ibâret açık bir tür ayakkabı, sandalet: Sandal, Avrupaî ayakkabılardan yazlık bir ayakkabının adıdır. Bizde yayılması 1908 Meşrûtiyet’inden sonradır (Reşat E. Koçu). Kurutulacak çamaşırlar gibi iplere asılı sandallara, vardiya değiştirilirken çalınan kampanaya bakarak çok eğlendi (Refik H. Karay).
Bu, John Paul Sandal, New York'un en müthiş ressamı.
هذا هو يوحنا بولس صندل ، الرسام أكثر من رائع في نيويورك.