Translations into English:

  • electromagnetic force   
    (Noun  )
     
    fundamental force
     
    fundamental force
  • electromagnetism   
    []
     
    The physics of the electromagnetic field: a field which exerts a force on particles that possess the property of electric charge, and is in turn affected by the presence and motion of those particles.

Other meanings:

 
electromagnetic force

    Show declension

Example sentences with "elektromanyetik kuvvet", translation memory

add example
Elektromanyetik mıknatıs demekCartesian diver
Her insan, benzersiz bir elektromanyetik imza yayarEvery human being gives off a unique electromagnetic signature
Bir kıskaç, benzer bir elektromanyetik dalga yaratır...... kitlesel yıkım ve ölümler olmadanA pinch creates a similar electromagnetic pulse...... without mass destruction and death
Bir çeşit...... elektromanyetik alan olmalıIt has to be...... some kind of electromagnetic field.Do you read this?
Mikroskobik olarak, termal ve elektromanyetik olarakMicroscopically, thermally, electromagnetically
Elektromanyetik mıknatısCartesian diver
Bir elektromanyetik dalga işe yararAn electromagnetic pulse would work
Elektromanyetik özelliğini çalıştırmasın diyeDon' t want him pulling his whole electro- man thing
Bu, mihrap taşının içinde elektromanyetik alan olduğunu gösteren taramaIt' s a scan of the altar stone... showing an electromagnetic field inside the stone
Ultrafüj' den yayılan sinyal dalgası...... belki de elektromanyetik bir rahatsızlığa sebep olduThe pulse wave from the ultrafuge probably caused an electromagnetic disturbance
Elektromanyetik bir bomba bizi etkisiz hale getirdi ve New York' taki...... radyolojik tehdide karşı başarısız olmak üzereyizAn EMP just took us out of play and now we' re dropping the ball on a radiological threat against New York City
Elektromanyetikler, konuşma sistemlerimize parazit yapıyorElectromagnetics have interfered with speech systems
Konu şu ki mekanizma metalik bir alaşımdan yapıldı, elektromanyetik bir sinyal gönderirsek onu bulabilirizThe point is, the mechanism is made of a metallic alloy that returns a distinctive signature when hit with an electromagnetic signal
Zırh tarayıcıyı bozan...... bir çeşit elektromanyetik alan yayıyorThe suit is emitting some sort of EM field that' s disrupting the scanner
ci kilit... elektromanyetik korumalıdırThe ‧th lock... the electromagnetic seal
Bunun nedeni bu yer, tüm bu elektromanyetik karmaşa olmalıI don' t know.It must be this place, all that electromagnetic soup
Bir tür elektromanyetik parçalanma nedeniyle tüm sistem bozulduSome kind of electromagnetic disruption corrupted the entire system
Elektromanyetik zımbırtı yaratmak için kullanabilir miyiz?Could we use those to create the electromagnetic whatever?
Showing page 1. Found 1976 sentences matching phrase "elektromanyetik kuvvet".Found in 1.416 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.