Translations into English:

  • correct         
    (advb, verb, adjv   )
  • remotion   

Similar phrases in dictionary Turkish English. (7)

hata giderme payı
bug allotment
Sorun Giderme
Solutions to Problems
Windows Çevrimiçi Sorun Giderme Hizmeti
Windows Online Troubleshooting Service
Windows Live Sorun Giderme Verileri
Windows Live Troubleshooting Data
Windows Sorun Giderme
Windows Troubleshooting
Windows Sorun Giderme Paketi
Windows Troubleshooting Pack
Windows Sorun Giderme Platformu
Windows Troubleshooting Platform

Example sentences with "giderme", translation memory

add example
tr Sanırım siz iki genç bayanı hasret gidermeniz için yalnız burakacağım
en I think I' il let you two ladies catch up with each other
tr Şu anda, AB' nin de yardımıyla Karadağ toplumunun eksikliklerini gidermeye ve demokratik bir toplumu şekillendirmeye başlamak için elimize büyük bir fırsat geçti
en We now have a great opportunity to start to fix shortcomings of Montenegro society with help and support from the EU and to shape a democratic society
tr Farklılıkları giderme yolunda ilerleme kaydedilmesine rağmen, hâlâ engeller var
en Although progress has been made in ironing out differences, more hurdles remain
tr Otomatik hata gidermeyi etkinleştir
en Enable automatic noise reduction
tr Bulgaristan AB' nin sıraladığı eksiklikleri giderme yolunda adımlar atıyor
en Bulgaria takes steps to deal with EU-outlined shortcomings
tr Süreç ilerledikçe, forumun katılımcılarının geride kalan bazı farklılıkları gidermeleri gerekecek
en As the process gets under way, the participants in the forum will need to iron out some remaining differences
tr Türkiye ile başlatılması planlanan üyelik müzakerelerine birkaç hafta kala AB, Ankara' nın Kıbrıs' ı tanımaması konusunda üyeleri arasında doğan sürtüşmeyi gidermeye çalışıyor
en With the scheduled start of accession talks with Turkey only weeks away, the EU is trying to mend a rift among its members concerning Ankara 's non-recognition of Cyprus
tr Sonra bu dört tarafa aralarındaki sorunları gidermeleri için bir hafta süre verilecek
en The four parties will then have a week to sort out their differences
tr AB Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton Kosova' yı tanıyan ve tanımayan AB üye ülkeleri arasındaki görüş farklılıklarını giderme amaçlı bir hareketle, giden Slovenya Dışişleri Bakanı Samuel Zbogar' ı Kosova' daki yeni AB ofisinin başına atadı
en In a move intended to bridge the differences between EU member states which recognise Kosovo and those which do not, EU High Representative Catherine Ashton has named outgoing Slovenian Foreign Minister Samuel Zbogar to head the new EU office in Kosovo
tr Çeşitli hata gidermeler ve destek
en System tray docking, " inline " tag editing, bug fixes, evangelism, moral support
tr IMF ve Dünya Bankası iki demokratik parti arsındaki sürtüşmeyi gidermeye çalışsalar da, anlasmazligin kaçınılmaz olduğu göruluyor
en The IMF and World Bank tried to mediate the conflict between the two democratic parties, but the rift appears to have been inevitable
tr Hata gidermeler
en Bug fixes and GUI tidy up
tr İhtiyaç gidermem lazım
en I need to use the necessities
tr Endişelerimi gidermeye çalıştım
en I tried to reassure myself
tr Makedon hükümetinin onayladığı yeni bir yasada bu anlaşmazlık giderme yönteminin desteklenmesi amaçlanıyor
en A new law drafted by the Macedonian government seeks to promote this method of dispute resolution
tr AB, iki ülkenin adalet, yolsuzluk ve içişleri alanlarındaki eksikliklerini gidermesine yardımcı olmak amacıyla onları ‧ de AB' ye katılmalarından beri izliyor ve yılda ‧ kez ilerleme raporları yayınlıyor
en The EU has formally monitored the two countries since they joined the Union in ‧ to help them deal with shortcomings in justice, corruption and internal affairs, and has issued progress reports twice a year
tr Nuland siyasi liderleri geri kalan görüş farklılıklarını gidermeye ve yapıcı bir diyalog kurmaya çağırdı
en She called on political leaders to resolve remaining differences and establish constructive dialogue
tr Hükümetin mali dengesizlikleri giderme çabalarına övgüde bulunan Garganas, işsizliği yerli ekonominin önündeki en ciddi sorun olarak nitelendirdi
en Praising government efforts to resolve fiscal imbalances, he cited unemployment as the most serious problem facing the domestic economy
tr Geçtiğimiz hafta Üsküp' ü ziyaret eden NATO' nun Balkanlar Direktörü Robert Serry, hükümetin sorunu giderme çabalarına verdiği desteği dile getirdi
en During a visit to Skopje last week, NATO Director for the Balkans Robert Serry expressed support for government efforts to defuse the situation
tr IFC yetkilisi Antoine Courcelle- Labrousse, " Makodonya' daki ticari anlaşmazlıkları gidermenin bu verimli yöntemini yaygınlaştırmakta son derece istekliyiz
en " We are very keen to promote this efficient way of resolving business disputes in Macedonia
tr Sıkıntımı gidermeye çalışıyorsun, değil mi?
en You' re doing this on purpose to agitate me, right?
tr Bay Pocum insanların gelip...... hacet gidermesine ses etmezdi
en Mr. Pocum was always nice...... about letting folks come in and do their business
tr İhtiyaçlarımı giderme olarak kastettiğin bu muydu?
en Is that what you meantBy " take care of me "?
tr BH, mayından hayatta kalanların sağlık sektöründeki ihtiyaçlarını karşılamada önemli ilerleme kaydetmesine karşın, ekonomik fırsatlar ve toplumsal yetki kazandırma alanında uzun vadeli ihtiyaçları giderme amaçlı programlar geliştirilmedi. " dedi
en BiH has made significant progress in fulfilling the needs of survivors in the healthcare care sector, but programmes have not been developed to address the long term needs in economic opportunities and social empowerment, " said Amira Kavgic, an co-ordinator at the organisation
tr Brüksel günün ilerleyen saatlerinde yaptığı bir açıklamada, AB başkanlığı ve Komisyonun " Romanya' ya artan pazar baskılarının risklerinden kaçınma ve dengesizlikleri düzgün şekilde gidermede destek olmaya hazır olduğunu " dile getirdi
en Brussels issued a statement later in the day expressing the EU presidency and the Commission 's " readiness to support Romania in avoiding risks of increasing market pressures and in achieving the orderly unwinding of imbalances "
Showing page 1. Found 83 sentences matching phrase "giderme".Found in 0.25 ms. Translation memories are created by human, but computer aligned, which might cause mistakes. They come from many sources and are not checked. Be warned.