Translation of "Mark" into Turkish

Pazar, çarşı, pazar are the top translations of "Mark" into Turkish. Sample translated sentence: Sy het haar eie besigheid begin en garri (’n soort growwe kassawemeel) by die mark verkoop. ↔ Pazarda manyok kökünden yapılan bir tür ezme (garri) satmaya başladı.

Mark
+ Add

Afrikaans-Turkish dictionary

  • Pazar

    Sy het haar eie besigheid begin en garri (’n soort growwe kassawemeel) by die mark verkoop.

    Pazarda manyok kökünden yapılan bir tür ezme (garri) satmaya başladı.

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "Mark" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

mark noun grammar
+ Add

Afrikaans-Turkish dictionary

  • çarşı

    noun

    Hulle het gegaan waar daar ook al mense was. Hulle het byvoorbeeld op straat en by markte gepreek.

    Onlar iyi haberi sokaklarda, çarşılarda, kısacası insanları bulabildikleri her yerde bildirdiler.

  • pazar

    noun

    Betelneutverkopers stel hulle tafels op by publieke markte en op straat, en soms is hulle kinders by hulle.

    Arekcevizi satıcıları tezgâhlarını pazarlara ve sokaklara kurarlar. Bazen çocukları da onların yanında durur.

  • piyasa

    noun

    Die bolbedryf het ’n dolle mark vir spekulante geword totdat daar skielik in 1637 meer verkopers as kopers was—en die mark ineengestort het.

    Soğan ticareti çılgın spekülatörlerin piyasası haline geldi; sonra 1637’de aniden satıcı sayısı alıcının üstüne çıkınca piyasa çöktü.

Phrases similar to "Mark" with translations into Turkish

Add

Translations of "Mark" into Turkish in sentences, translation memory

Hy het haar later weer ontmoet, dié keer by die mark, en sy was baie bly om hom te sien.
Daha sonra kadınla bir markette tekrar karşılaştı ve kadın onu gördüğüne çok mutlu oldu.
Omdat ons onsself nie te ernstig opneem nie, lyk die probleme waarvoor ons te staan kom, nie so groot nie.”—Mark.
İkimiz de kendimizi fazla ciddiye almıyoruz, dolayısıyla sorunlarla karşılaşsak bile bunları büyütmüyoruz” (Murat).
Betelneutverkopers stel hulle tafels op by publieke markte en op straat, en soms is hulle kinders by hulle.
Arekcevizi satıcıları tezgâhlarını pazarlara ve sokaklara kurarlar. Bazen çocukları da onların yanında durur.
Goudpryse word elke tien minute bygewerk, met behulp van ’n rekenaarverbinding met internasionale markte.
Altın fiyatları, uluslararası piyasalara bağlı olan bir bilgisayar programı sayesinde her on dakikada bir güncelleniyor.
In die media word ’n oorvloed materiaal wat ongeoorloofde seks en dwelms, geweld en die okkulte uitbeeld, op vindingryke wyse bemark.
Medyada kurnazca pazarlanan ve yasak ilişki, uyuşturucu kullanımı, şiddet ve ruhçuluğu öne çıkaran birçok malzeme bulunmaktır.