Translation of "graad" into Turkish

derece, aşama, Derece are the top translations of "graad" into Turkish. Sample translated sentence: Daar is natuurlik grade van berispelikheid wat verband hou met die beweegrede vir diefstal. ↔ Tabii hırsızlığın ardında yatan nedenlerin suçlanabilirlik dereceleri de farklıdır.

graad noun grammar
+ Add

Afrikaans-Turkish dictionary

  • derece

    noun

    Daar is natuurlik grade van berispelikheid wat verband hou met die beweegrede vir diefstal.

    Tabii hırsızlığın ardında yatan nedenlerin suçlanabilirlik dereceleri de farklıdır.

  • aşama

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "graad" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Graad
+ Add

Afrikaans-Turkish dictionary

  • Derece

    Daar is natuurlik grade van berispelikheid wat verband hou met die beweegrede vir diefstal.

    Tabii hırsızlığın ardında yatan nedenlerin suçlanabilirlik dereceleri de farklıdır.

Phrases similar to "graad" with translations into Turkish

Add

Translations of "graad" into Turkish in sentences, translation memory

Ons gemeenskap, wat voorheen as die Forrest River-sending bekend gestaan het, het skoolopleiding van graad een tot vyf voorsien.
Eskiden Forrest Irmağı Misyonu olarak bilinen topluluğumuzda birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar eğitim veriliyordu.
Daar is natuurlik grade van berispelikheid wat verband hou met die beweegrede vir diefstal.
Tabii hırsızlığın ardında yatan nedenlerin suçlanabilirlik dereceleri de farklıdır.
Die 11-jarige Kenneth sê: “Selfs al is my jonger broer, Arthur, nou in graad drie, speel hy al in die graad vyf-orkes.
On bir yaşındaki Kerem şöyle anlatıyor: “Küçük kardeşim Erman üçüncü sınıfta olmasına rağmen beşinci sınıfın müzik grubunda yer alıyor.
Die hoër grade konsentreer daarop om ’n gebalanseerde spyskaart uit te werk.”
Üst sınıflardaki çocukların ise daha dengeli bir menü planlamaları bekleniyor.”
Gedurende die prêrie-winters wanneer dit kouer as -18 grade Celsius geword het, het ons met ’n perd en slee in die plattelandse gebiede getuig.
Yaylanın, sıcaklığı -20 C derecenin altına düştüğü kışlarında atlı kızakla kırsal yerlerde şahitlik ediyorduk.