Translation of "heks" into Turkish

cadı, Cadılık are the top translations of "heks" into Turkish. Sample translated sentence: Ander verhale vestig die aandag op die dade van hekse en towenaars. ↔ Başka öyküler ise, cadıların ve büyücülerin yaptıkları üzerinde yoğunlaşır.

heks
+ Add

Afrikaans-Turkish dictionary

  • cadı

    noun

    Ander verhale vestig die aandag op die dade van hekse en towenaars.

    Başka öyküler ise, cadıların ve büyücülerin yaptıkları üzerinde yoğunlaşır.

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "heks" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Heks
+ Add

Afrikaans-Turkish dictionary

  • Cadılık

    Trouens, daar is so baie vorme van heksery dat mense selfs verskil oor die betekenis van die woord “heks”.

    Aslında, o kadar çok sayıda büyücülük ve cadılık türü var ki, insanlar “cadı” sözcüğünün anlamı konusunda bile anlaşmazlığa düşmektedir.

Phrases similar to "heks" with translations into Turkish

Add

Translations of "heks" into Turkish in sentences, translation memory

Jy kan jou net indink hoe sleg dit sal lyk as die hek nie reggemaak word nie en uiteindelik heeltemal afval.
Eğer tamir etmek için kapının düşmesini beklerseniz ne kadar kötü bir görüntü olacağını tahmin edebilirsiniz.
Hekse het na bewering die mag om deur middel van die toorkuns intense pyn en selfs die dood te veroorsaak.
Büyücülerin sihir aracılığıyla büyük acılara hatta ölüme yol açtıkları kabul edilmelidir.
“Dit lyk of mense al hoe meer in vampiere, hekse en towenaars belangstel.
“Çoğu insan gizemli güçlere giderek daha çok merak duyuyor.
Hekse en duiwelskunstenaars is die mees gehate mense in hulle gemeenskap.
Büyücüler ve sihirbazlar toplumlarında en çok nefret edilen insanlardır.
Wanneer kinders hulle vandag soos spoke of hekse aantrek en van huis tot huis gaan en dreig om die huisbewoner ’n poets te bak tensy hulle iets lekkers kry, laat hulle dus onwetend die ritusse van Samhain voortbestaan.
Çünkü ölüler hiçbir şeyin farkında değildir (Yuhanna 8:32; Vaiz 9:5, 10).