Translation of "klaar" into Turkish

alesta, daha şimdiden, halihazırda are the top translations of "klaar" into Turkish. Sample translated sentence: “Hoe duideliker ons die heelal in al sy glorieryke besonderhede kan sien”, sê ’n senior skrywer vir Scientific American, “hoe moeiliker sal dit vir ons wees om met ’n eenvoudige teorie te verklaar hoe dit só gekom het.” ↔ Scientific American dergisinin yetkili yazarlarından biri şu sonuca vardı: “Evren’i tüm görkemli ayrıntılarıyla daha net görebildikçe, bu şekliyle nasıl oluştuğunu basit bir kuramla açıklamamız daha da zorlaşacak.”

klaar
+ Add

Afrikaans-Turkish dictionary

  • alesta

  • daha şimdiden

  • halihazırda

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "klaar" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
Add

Translations of "klaar" into Turkish in sentences, translation memory

“Hoe duideliker ons die heelal in al sy glorieryke besonderhede kan sien”, sê ’n senior skrywer vir Scientific American, “hoe moeiliker sal dit vir ons wees om met ’n eenvoudige teorie te verklaar hoe dit só gekom het.”
Scientific American dergisinin yetkili yazarlarından biri şu sonuca vardı: “Evren’i tüm görkemli ayrıntılarıyla daha net görebildikçe, bu şekliyle nasıl oluştuğunu basit bir kuramla açıklamamız daha da zorlaşacak.”
Eeue tevore het die voorvaders van hierdie gevangenes verklaar dat hulle vasbeslote is om aan Jehovah gehoorsaam te wees, toe hulle gesê het: “Dit is vir ons ondenkbaar om Jehovah te verlaat om ander gode te dien” (Josua 24:16).
Yüzyıllar önce bu tutsakların ataları, ‘Yehova’yı bırakıp başka tanrılara kulluk etmemiz düşünülemez’ diyerek Yehova’ya itaat etmeye kararlı olduklarını alenen bildirmişlerdi.
Nog voor ek klaar was met enigiets wat ek moes doen, het sy dit kom inspekteer, op soek na foute.”—Craig.
Ben evde yapmam gereken işleri daha bitiremeden yaptıklarımı inceler, eksiklerimi bulmaya çalışırdı” (Craig).
My motorvenster was net effens oop, en ek het nagedink oor die teks wat ek net klaar gelees het, toe die loop van die vuurwapen in die venster verskyn het.
Arabamın kapısının camı birkaç santimetre indirilmiş olarak, az önce okuduğum ayet üzerinde düşünürken camın açık olduğu yerde tabanca namlusunun ucu görünmüştü.
En beroemde Arabiese geleerdes, soos Avicenna en Averroës, het Aristoteliese denke verklaar en daarop voortgebou.
İbn Sina ve İbn Rüşd gibi ünlü Arap bilginleri, Aristotelesçi düşünceyi derinlemesine irdeleyip yorumlamışlardır.