Translation of "دف" into Turkish
Def, def are the top translations of "دف" into Turkish.
-
Def
-
def
(Ar. duff – deff’ten) [Kelime def söyleyişiyle Farsça’ya da geçmiştir] Parmakla vurulmak sûretiyle çalınan, bir tarafına ince bir deri gerilmiş ve etrâfına birkaç çift zil konmuş, yuvarlak bir kasnaktan ibâret mûsikî âleti, dâire: Âşık olmuştur sana meger kim ey cevvâr def / Dest-i cevrinden kılar mecliste her dem zâr def (Revânî’den). Kanı o geceler o tarablar terâneler / Ey def anıp o zevkı dövünmez misin dahi (Nedim). Elindeki tefe dayanarak doğrulup bana selâm verdi (Ahmet H. Müftüoğlu). Haydi gelin görün beni / Çalayım size defimi / Hem çalarım hem oynarım / Eğlendiririm sizi (Kanto). ѻ Defe (Tefe) koymak: (Birini veya bir olayı) Beğenilmeyecek tarafı ile herkese yaymak, alay ederek anlatmak: Ağanın korkaklığı serhatlerde tefe kondu, alaya alındı (Safiye Erol). Hocanın uzvî veya îtiyâdî bir kusûru olmamalıdır. Olursa çocuk zâlimdir, hocayı tefe koyar (Burhan Felek). Defe (Tefe) koyup çalmak: Bir kimsenin özelliğini herkese yaymak, hakkında dedikodu yapmak: Adamların söz ve niyetlerini ele alıp bunları tefe koyup çalmak da bence yanlıştır (Burhan Felek).
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "دف" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate