Translation of "Dallas" into Turkish
Dallas is the translation of "Dallas" into Turkish. Sample translated sentence: Jeg besøgte nogen venner ved Dallas politi og overbeviste dem om at gidseldramaet var falskt. ↔ Dallas polisindeki bazı arkadaşları ziyaret edip bu rehine olayının bir eşek şakası olduğuna iknâ etmem gerekti.
Dallas
-
Dallas
Dallas, Teksas
Jeg besøgte nogen venner ved Dallas politi og overbeviste dem om at gidseldramaet var falskt.
Dallas polisindeki bazı arkadaşları ziyaret edip bu rehine olayının bir eşek şakası olduğuna iknâ etmem gerekti.
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "Dallas" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Phrases similar to "Dallas" with translations into Turkish
-
Diamond Dallas Page
Add example
Add
Translations of "Dallas" into Turkish in sentences, translation memory
Dallas Carter er sindssygt gode.
Dallas Carter'ın da nasıl azman bir takım olduğu malum.
Måske var Oswald ikke kun stikker men muligvis den, der sendte et telex den 17. november som advarede om attentatet i Dallas den 22. november.
Şu olasılığı ortaya atabiliriz: Belki Oswald sadece bir muhbir değil... aynı zamanda Kennedy'nin 22 Kasımda Dallas'ta öldürüleceğini bildiren... 17 Kasım tarihli teleks mesajının da orijinal kaynağıydı.
Hun købte en lejlighed i Dallas.
Kadın Dallas'tan yeni bir daire satın almış.
Jeg flytter til Dallas.
Dallas'a taşınıyorum.
" Dallas " affyrer torpedoer.
Dallas torpidoları ateşliyor.
Førstedamen var i Dallas.
First Lady, Dallas'taydı.
Chef-agent Michaud, som forsøgte at desarmere bomben, tre brandmænd fra Dallas og en lille dreng.
Özel... Özel Ajan Darius Michaud bombayı etkisizleştirmeden sorumluydu. Dallas'tan üç itfaiyeci ve genç bir çocuk.
I Dallas skyder man allerede efter Osama bin Laden.
Dallas'ta, şimdiden Bin Ladin'e ateş edilmeye başlandı.
Dallas skræmmer mig faktisk.
Dallas biraz korkutuyor beni.
Herfra og til Dallas i stilhed.
Buradan Dallas'a kadar, sessiz bir biçimde gideceğiz.
Dallas vil lukke din nye kontrakt i dag.
Dallas yeni anlaşmayı bugün imzalamak istiyor.
Felons-fans fejrede midt i Dallas, at deres hold vandt Denslow-cupturneringen.
Ah! Felons taraftarları tekrar katıldılar takımlarının Denslow Cup zaferine...
Når Dallas og Kane er væk, er jeg øverstbefalende, Ash
Ash, Dallas ve Kane gemiden ayrıldığında,..... Ben kıdemli yetkiliyim
Straks dukker Oswald-kopier op i Dallas hvor de har myndighederne i lommen.
O sırada Dallas'ta ikinci Oswald'lar boy göstermeye başlıyor. Zaten orada belediye başkanı ve polisler onların adamı.
De damer og herrer, lad os byde velkommen tilbage til Dallas, damen I har ventet på at se,
Bayanlar baylar, görmek için beklediğiniz hanımı Dallas'ta tekrar içten karşılayalım.
" under hans rejse i Dallas. "
" suikast düzenleyebilir. "
I Dallas, skal vi møde Texas, som er anden seed, lige bag os.
Dallas'ta ise tam arkamızda ikinci olan Texas ile.
Nogle teologer sætter spørgsmålstegn ved rigtigheden af at lade korset være et symbol på kristendommen, på grund af de voldelige associationer, skriver The Dallas Morning News.
The Dallas Morning News’un bir haberine göre, bazı din adamları haçın şiddetle ilişkisi nedeniyle Hıristiyanlığın sembolü olarak uygunluğunu sorguluyorlar.
Dallas taber
Dallas kaybediyor.
Gyldas lille søn dør måske også, han er ikke lige så stor og stærk som Dallas dreng.
Şebboy’un küçük oğlu da ölebilir; Dalla’nın oğlu kadar gürbüz ve güçlü değil.