Translation of "leiden" into Turkish
katlanmak, azap çekmek, acı are the top translations of "leiden" into Turkish.
traurig (sein) [..]
-
katlanmak
VerbKişinin hoşlanmadığı veya ona rahatsızlık veren bir şeyin devamına, müdahalede bulunmadan, izin vermek.
Aber nicht, dass Leid, weil Sie nicht haben, um mit ihm Iíve.
O kadar da değilim aslında çünkü bu esprilere katlanmak zorunda olan siz değilsiniz.
-
azap çekmek
verbBeachte bei dieser Gelegenheit auch den Ausruf des Reichen in Vers 24: „Ich leide Pein.“
Ayrıca 24. ayette, zengin adamın “azap çekiyorum” diyen feryatlarına da dikkat edin.
-
acı
nounEs tut mir leid wegen all des Leids, das ich dir bereitet habe.
Sana verdiğim tüm acı için üzgünüm.
-
Less frequent translations
- hastalık
- almak
- acı çekmek
- cezasını çekmek
- kabul etmek
- çekmek
- dayanmak
- leiden
- kaldırmak
- tahammül etmek
- ıstırap çekmek
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "leiden" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
Siechtum (veraltet) (gehoben) [..]
-
dert
nounEs gibt nur ein Mittel bei diesem Leiden.
Bu dert konusunda sana yardım etmemin tek bir yolu var.
-
acı çekmek
Wieso bin ich immer derjenige der leiden muss?
Neden acı çekmek zorunda olan kişi her zaman benim?
-
rahatsızlık
NounTut mir Leid, wenn ich störe, aber darf ich eintreten?
Size rahatsızlık verdiğim için üzgünüm. Acaa içeri gelebilirmiyim?
-
Less frequent translations
- göz yummak
- izin vermek
- acı
- çekmek
- ıstırap
- hastalık
- zor
- hastalikli
- elem çekecek
- elem çekmek
- hasta olmak
- keder
- üzüntü
- cefa
- kahır
- çile
Phrases similar to "leiden" with translations into Turkish
-
özur dilerim
-
acı · elem · Üzgünüm · üzgün · üzgün olmak
-
afedersin · afedersiniz · affedersin · affedersiniz · pardon · özür dilerim · üzgünüm
-
afedersin · afedersiniz · affedersin · affedersiniz · pardon · Özür dilerim · Üzgünüm · özür dilerim · üzgün · üzgünüm
-
sıkıntı çekmek
-
bıktım · usandım
-
asansör
-
acı · açı · ağrı · dert · elem · gam · keder · tasa · teessür · üzüntü