Translation of "Chips" into Turkish
patates kızartması, cips, kızarmış patates are the top translations of "Chips" into Turkish.
Traditional nickname for someone whose surname is Carpenter
-
patates kızartması
NounI want a pitcher of beer and a portion of chips.
Bir sürahi bira ve bir porsiyon patates kızartması istiyorum.
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "Chips" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
Plural form of chip. [..]
-
cips
England is synonymous with football, fish & chips, and the Queen.
İngiltere futbol, balık ve cips ve de Kraliçe ile eş anlamlıdır.
-
kızarmış patates
nounWell, it's a shame you can't order lightning up like a plate of chips.
Şimşek hızıyla bir tabak kızarmış patates ısmarlayamaman ne kötü.
-
patates kızartması
nounI want a pitcher of beer and a portion of chips.
Bir sürahi bira ve bir porsiyon patates kızartması istiyorum.
plural of [i]CHiP[/i] (California Highway Patrol officers)
"CHiPs" in English - Turkish dictionary
Currently, we have no translations for CHiPs in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.
Images with "Chips"
Phrases similar to "Chips" with translations into Turkish
-
budamak · cips · dilimlemek · doğramak · fiş · fişle oyuna girmek · ince dilim halinde kesilmiş yiyecek · iz · kurumuş tezek parçası · küçük kıymetli taş parçası · küçük parça, kırıntı, yonga, iz, çentik, çizik, yarık, cips, mikroçip, yontmak, çentmek, küçük bir parça koparmak, yontulmak, çentilmek, · kırmak · kırık · kırılmak · kırıntı · kıymık · lezzetsiz kuru yiyecek · para · parça · patates cipsi · patates kızartması · pire · sepet örücülüğünde kullanılan hasır. a chip off the old block hareket ve konuşmasında ailesine benzeyen kimse. a chip on one' shoulder kavgaya hazır oluş · sözü kesmek. chipped beef ince dilinmiş kuru sığır eti. · yarık · yonga · yontmak · çatlak · çentik · çentik kırıntı yontmak · çentmek · çip · çizik · önemsiz bir şey · şekil vermek
-
balık ve patates cipsi
-
mısır cipsi
-
çok alıngan olmak · öfkesi burnunun ucunda olmak
-
yonga · çakıltaşı
-
fritöz
-
yonga kümesi
-
Parakete