Translation of "Holding" into Turkish
Bekletme, Bekliyor, meşgul etme are the top translations of "Holding" into Turkish.
A surname.
-
Bekletme
Hey, why's my hold button blinking?
Bekletme tuşu neden yanıp sönüyor?
-
Bekliyor
Could you hold on for just a second?
Sadece bir saniye bekler misin?
-
meşgul etme
Honey, don't hold me up, I'm giving an injection.
Tatlım beni meşgul etme iğne yapıyorum.
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "Holding" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
Something that one owns, especially stocks and bonds. [..]
-
tutan
I saw a man holding a rabbit in his arms yesterday.
Dün kollarında bir tavşan tutan bir adam gördüm.
-
tutma
nounHer hair and the way she holds her head remind me of Maria.
Onun saçı ve kafasını tutma şekli bana Maria'yı hatırlatıyor.
-
mal
nounTo unlock and harvest the power of the egg and the secrets it holds, regardless of costs.
Neye mal olursa olsun, yumurtanın gücünü ve sakladığı sırları açmak ve toplamak.
-
Less frequent translations
- edinç
- holding
- varlık
- alacak
- pay
- hisse
- kira ile tutulmuş arazi
- mal, arazi, tahvil
- mülk ve tahvil gibi eldeki değerler
- spot engelleme
Phrases similar to "Holding" with translations into Turkish
-
alıkoymak · araya mesafe koymak · arkası kesilmemek · arzetmek · ayak diremek · ayrılmamak · başını diktutmak · bekletmek · bırakmamak · dayanak noktası · dayanmak · destek · devam etmek · devam ettirmek · doğru kalmak · durdurmak · durmak · elinde tutmak · engel olmak · gecikme · gemi ambarı · geminin iç tarafı · geçerli olmak · göstermek · hakikate uygun görünmek · hapishane · hüküm · ileri sürmek · ilerlemek · iltizam etmek · inanmak · istiap etmek · istinatgah · içine almak · kendini tutmak · korumak · koyvermemek · mağlup olmamak · mecbur etmek · nüfuz · sabit olmak · sahip olmak · saklamak · salıvermemek · saygı göstermek · süregelmek · sığınacak yer · tahammül etmek · tehir etmek · teşhir etmek · tutamak · tutma · tutunmak · tutuş · yaklasmamak · yapışmak · yardımda bulunmak · yetmek · zapt etmek
-
Sabancı Holding
-
Doğuş Grubu
-
Dur!, Bekle!