Translation of "Sparkling" into Turkish
parlayan, canlı, parlak are the top translations of "Sparkling" into Turkish.
sparkling
adjective
noun
verb
grammar
Present participle of sparkle. [..]
-
parlayan
There isn't a diamond that sparkles like a woman in love.
Burada aşık bir kadından daha çok parlayan bir elmas yok.
-
canlı
adjective noun adverb -
parlak
adjectiveThe snowy landscape sparkled so brightly that it hurt the eyes.
Karla kaplı arazi o kadar parlak görünüyordu ki bakan gözleri bile acıtıyordu.
-
Less frequent translations
- pırıldayan
- parıl parıl
- özel
- köpüklü. sparklingly pırıldayarak. sparklingness parlaklık.
- parlayan, parlak,
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "Sparkling" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Phrases similar to "Sparkling" with translations into Turkish
-
Köpüklü şarap · köpüklü şarap
-
bir an için tanıdık gelme · bir an tanıdık gelme
-
yakamoz
-
göze çarpmak · köpük köpük olmak · köpürmek · kıvılcım · kıvılcımlar saçmak · parlak şahsiyet · parlak şahsiyet. · parlaklık · parlama · parlamak · parlayış, parıltı, pırıltı, canlılık, parlaklık, kıvılcım, kıvılcımlar saçmak, pırıldamak, parlamak · parıldamak · parıltı · pırıldamak · pırıltı · ışık saçmak · ışıldamak · ışıltı · ışımak · şahsiyeti ve canlılığıyle göze batan kimse · şaşaa. sparkler pırıldayan eylayan mücevher
-
yakamoz
-
göze çarpmak · köpük köpük olmak · köpürmek · kıvılcım · kıvılcımlar saçmak · parlak şahsiyet · parlak şahsiyet. · parlaklık · parlama · parlamak · parlayış, parıltı, pırıltı, canlılık, parlaklık, kıvılcım, kıvılcımlar saçmak, pırıldamak, parlamak · parıldamak · parıltı · pırıldamak · pırıltı · ışık saçmak · ışıldamak · ışıltı · ışımak · şahsiyeti ve canlılığıyle göze batan kimse · şaşaa. sparkler pırıldayan eylayan mücevher
-
göze çarpmak · köpük köpük olmak · köpürmek · kıvılcım · kıvılcımlar saçmak · parlak şahsiyet · parlak şahsiyet. · parlaklık · parlama · parlamak · parlayış, parıltı, pırıltı, canlılık, parlaklık, kıvılcım, kıvılcımlar saçmak, pırıldamak, parlamak · parıldamak · parıltı · pırıldamak · pırıltı · ışık saçmak · ışıldamak · ışıltı · ışımak · şahsiyeti ve canlılığıyle göze batan kimse · şaşaa. sparkler pırıldayan eylayan mücevher
Add example
Add