Translation of "Time" into Turkish

TIME, zaman, vakit are the top translations of "Time" into Turkish.

Time

An HRM Self Service application. Employees can use it to submit timecards vacation requests and review their leave balances. [..]

+ Add

English-Turkish dictionary

  • TIME

    TIME (dergi)

    Tom appeared on the cover of Time magazine.

    Tom Time dergisinin kapağında göründü.

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "Time" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

time verb noun interjection grammar

(uncountable) The inevitable progression into the future with the passing of present events into the past. [..]

+ Add

English-Turkish dictionary

  • zaman

    noun isim

    inevitable passing of events [..]

    Tom had never even heard of that band at that time.

    Tom o zaman o bandoyu hiç duymadı bile.

  • vakit

    noun isim

    inevitable passing of events [..]

    It seems like Tom is having a hard time doing that.

    Tom onu yaparken zor vakit geçiriyor gibi görünüyor.

  • kere

    noun isim

    instance or occurrence

    You have been struck by lightning three times, isn't it?

    Sen yıldırım tarafından üç kere çarpıldın, değil mi?

  • Less frequent translations

    • saat
    • defa
    • kez
    • çağ
    • saat tutmak
    • süre
    • an
    • ara
    • ayarlamak
    • devre
    • zamanlamak
    • sefer
    • kat
    • gün
    • devir
    • mola
    • nihayet
    • (aristo felsefesinde) hareketin ölçülebilir yönü
    • (kant felsefesinde) sezgilerin zihinden bağımsız olmayan öncül formu
    • (platon felsefesinde) olaylardan ayrı var olan mutlak gerçeklik
    • -in zamanını ölçmek
    • ahit
    • askerlik süresi
    • belirli bir zamana ayarlı
    • belirli bir zamana denk getirmek
    • belirli bir zamana göre ayarlamak
    • belirli bir zamana göre planlamak
    • belirli bir zamana rastlatmak
    • birim zaman cinsinden sabit ücret oranı
    • boş vakit
    • cinsel açıdan yakınlaşma süreci
    • cümbüş
    • dem
    • devran
    • dinlence
    • doğum zamanı
    • dönem
    • döneme özgü durum
    • ecel
    • eylemin istenen şekilde gerçekleşmesi için (mekanik parçayı) kurmak
    • fotoğraf makinesinde pozlama yapan deklanşör ayarı
    • gelecekte belirli bir vakitte ödenebilen
    • geçirilen zaman
    • günlük yayın süresi
    • hapis cezası
    • hızını ölçmek
    • illinois eyaletinde yerleşim yeri
    • içki alemi
    • jeolojik dönem
    • kurmak
    • mehil
    • mevcut koşullar
    • moda
    • nöbet
    • o zamanları
    • oyun veya yarışma sırasında oyunun resmi olarak durdurulması
    • posta
    • ritim
    • saat dilimi hesaplama sistemi
    • saatlik ödenen tutar
    • saymak
    • senkronize etmek
    • serbestlik
    • sezon
    • süre tutmak
    • süresini ölçmek
    • sıra
    • taksitle ödenecek olan
    • taksitli
    • tavlama becerisi
    • tempo tutmak
    • temposunu belirlemek
    • tempus
    • unutulmayan deneyim
    • usul
    • uygun zaman
    • varış zamanı
    • yol
    • zaman gösteren
    • zamana ait
    • zamana ilgili
    • zamanlama yapmak
    • zamanı kaydeden
    • zamanı sembolize eden kel, sakallı ve kum saati tutan yaşlı adam figürü
    • zamanını ayarlamak
    • zamanını seçmek
    • zamanını ölçmek
    • çarpı
    • çıraklık dönemi
    • ölüm zamanı
    • ömür
    • önel
    • şartların uzatılabileceği (anlaşma)
    • şiirde ölçü birimi
    • vade
    • dakika
    • müddet
    • aralık
    • tempo
    • mühlet
    • vakitli
    • ölçü
    • misil
    • uydurmak
    • yüzyıl
    • asır
    • moment
    • esna
    • bununla beraber
    • doğurma vakti
    • müziğin tem posu
    • ölüm vakti
    • Time
    • fırsat
    • lahza
    • kronometre ile ölçmek
    • zaman, vakit, müddet, süre, tempo, devir, çağ, an, zamanlamak, zamanı -e göre ayarlamak, zamanını/hızını kaydetmek

Phrases similar to "Time" with translations into Turkish

Add

Translations of "Time" into Turkish in sentences, translation memory