Translation of "allowance" into Turkish
tahsisat, müsaade, harçlık are the top translations of "allowance" into Turkish.
allowance
verb
noun
grammar
The act of allowing, granting, conceding, or admitting; authorization; permission; sanction; tolerance. [..]
-
tahsisat
Did you and Steve reach a nice, fair, liberal allowance?
Steve'le adil, olumlu ve esnek bir tahsisat üzerinde anlaştınız mı?
-
müsaade
nounTom allows Mary to do whatever she wants.
Tom, Meryem'in canı ne isterse yapmasına müsaade ediyor.
-
harçlık
nounIf you want one, you'll have to pay for it out of your own allowance.
Bir tane istiyorsan onu kendi harçlığının dışında ödemek zorundasın.
-
Less frequent translations
- izin
- ödenek
- pay
- tolerans
- aylık
- indirim
- karşılık
- müsamaha
- teslim
- maaş
- kabul
- iskonto
- tenzilât
- rıza
- itiraf
- bırakma
- göz yumma
- yedek pay
- hoşgörü
- gelir
- cep harçlığı
- fiyat indirimi
- harçlık bağlamak
- müsaade gelir maaş
- harcırah
- haftalık vb
- harçlık bağlamak.
- hisse
- ödenek, tahsisat, cep harçlığı, göz yumma, tolerans, müsamaha, izin, özel bir araç için ayrılan, sağlanan para, pay
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "allowance" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Phrases similar to "allowance" with translations into Turkish
-
Erişime izin ver
-
cezayı kaldıran sebepler
-
yiyecek ve içecek ile girilmez · yiyecek ve içecek ile girmek yasaktır
-
stok değer düşüklüğü karşılığı
-
indirim
-
almak · ayırmak · bahşetmek · bırakmak · bırakmak, izin vermek, ayırmak, sağlamak · hesaba katmak · hesaba katılabilir · itiraf etmek · izin vermek · kabul etmek · meşru · muvafakat etmek · mümkün kılmak · müsaade etmek · olanak vermek · razı olmak · rıza göstermek · saymak · sağlamak · tasdik etmek · tasvip etmek · teslim etmek · vermek · çıkmak
-
hesaba katmak
-
çocuklar giremez
Add example
Add