Translation of "along" into Turkish
boyunca, birlikte, ileri are the top translations of "along" into Turkish.
By the length; in a line with the length; lengthwise. [..]
-
boyunca
adverbin a line with, with a progressive motion on; onward on; forward on [..]
We crawled like so many ants along the mountain pass.
Biz dağ geçişi boyunca pek çok karıncalar gibi süründük.
-
birlikte
adverbin company, together
Tom and Mary argue a lot, but they still get along quite well together.
Tom ve Mary çok tartışırlar ama yine de birlikte oldukça iyi geçinirler.
-
ileri
adverbonward, forward
Relationships should be more than just getting along.
Böyle ilişkiler birbiriyle anlaşmadan çok daha ileri gitmeli.
-
Less frequent translations
- yanında
- baştan sona
- bordasında
- yan yana
- yerde
- yol
- müddetince
- hep böyle
- ileriye
- yanı sıra
- anlaşmak. Go along. Haydi git. Siz gidiniz. along with ile beraber.
- bordasına. alongshore kıyı boyunca. along about esnasında
- ileri, ileriye, yanına, yanında, birlikte, burada/buraya, orada/oraya
- sularında. be along varmak
- vasıl olmak. all along öteden beri
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "along" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
Along, Arunachal Pradesh
"Along" in English - Turkish dictionary
Currently, we have no translations for Along in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.
Phrases similar to "along" with translations into Turkish
-
onunla aran nasıl?
-
peşine takılmak
-
ilerlemek
-
gül gibi geçinmek
-
ikisini bir kazana koysan kaynamazlar
-
ayrılıp gitmek · başarmak · birbiriyle geçinmek · devam etmek · geçinip gitmek · geçinmek · geçinmek (birbiriyle) · gitmek, ayrılmak, ilerlemek, gelişmek, uyuşmak, anlaşmak, yola gitmek · ilerlemek · ilgilenmek · iyi · iyi anlaşmak · iyi geçinmek · kardeşçe yaşamak · olmak (belirli bir şekilde)
-
acele etmek · beraber gelmek · birlikte gelmek · doğmak · düzelmek · eşlik etmek · fırsat çıkmak · gelişmek, · görünmek · ilerlemek · iyileşmek · ortaya çıkmak · sağlığı gittikçe düzelmek · çıkmak (fırsat)
-
cemaate uymak