Translation of "bolt" into Turkish

sürgü, cıvata, yıldırım are the top translations of "bolt" into Turkish.

bolt verb noun adverb grammar

(intransitive) To flee, to depart, to accelerate suddenly. [..]

+ Add

English-Turkish dictionary

  • sürgü

    Adding a dead bolt won't have a huge effect on my life.

    Hayatıma bir sürgü eklemek, onda büyük bir etki yaratmaz.

  • cıvata

    This bucket of bolts is never gonna get us past that blockade.

    Bu cıvata kovası bizi asla kuşatmanın ötesine taşımaz.

  • yıldırım

    noun

    But a bolt of lightning happens to be exactly what we need right now.

    Ama yıldırım, tam da şu anda ihtiyacımız olan şey.

  • Less frequent translations

    • çiğnemeden yutmak
    • kaçmak
    • top
    • mandal
    • kaçış
    • dil
    • sürgülemek
    • ansızın
    • kilitlemek
    • fırlamak
    • civata
    • sürme
    • bağlamak
    • süngülemek
    • elemek
    • süzmek
    • fırlama
    • çekilmek
    • rol
    • alelacele yemek
    • ansızın yerinden fırlamak
    • ağzından kaçırmak
    • cıvata sürme yıldırım
    • destek olmaktan kaçınmak
    • düşünmeden söylemek
    • kilit dili
    • kol demiri
    • kısa kalın ok
    • son imkanını kullanmak
    • tam sürpriz
    • Bulon
    • tırkaz
    • tıkınmak
    • cıvata, kapı sürgüsü, sıyırma, mandal, yıldırım,
  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "bolt" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Bolt proper

A surname. [..]

+ Add

"Bolt" in English - Turkish dictionary

Currently, we have no translations for Bolt in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.

Images with "bolt"

Phrases similar to "bolt" with translations into Turkish

  • halkalı cıvata
  • hiç beklenmedik bir haber · hiç beklenmedik bir iş · hiç beklenmedik bir olay · hiç umulmayan bir haber · hiç umulmayan bir iş · hiç umulmayan bir olay
  • elinden geleni yapmak
  • hiç beklenmedik bir haber · hiç beklenmedik bir iş · hiç beklenmedik bir olay · hiç umulmayan bir haber · hiç umulmayan bir iş · hiç umulmayan bir olay
  • ipek gaze bezi
  • tespit cıvatası
  • Kurmalı silah
  • sürgü
Add

Translations of "bolt" into Turkish in sentences, translation memory