Translation of "cast" into Turkish
atmak, alçı, fırlatmak are the top translations of "cast" into Turkish.
cast
Verb
verb
noun
grammar
(astrology) To calculate the astrological value of (a horoscope, birth etc.). [from 14th c.] [..]
-
atmak
verbIt's used to cast molds or teeth out of wax.
Molotof kokteyli atmak veya diş temizliği için kullanılır.
-
alçı
nounThe doctor told Tom that he had to wear a cast for three weeks.
Doktor Tom'a üç hafta boyunca ortopedik alçı giyinmek zorunda olduğunu söyledi.
-
fırlatmak
Now, once you put it on like that all you have to do is cast it.
Şimdi, bu şekilde yapmadan önce, tek yapman gereken onu fırlatmak.
-
Less frequent translations
- dökmek
- kalıp
- atma
- savurmak
- döküm
- atış
- vermek
- ton
- toplamak
- değiştirmek
- şans
- ayrılmak
- pik
- tasarlamak
- oynayanlar
- kusmak
- tür
- dayanıklı
- dökme
- kalite
- kalıp çıkarmak
- oyuncu seçimi yapmak
- tip
- yaymak
- çeşit
- atfetmek
- cevirmek
- dökmecilik
- dökümcülük
- eşhas
- küreklemek
- mukavim
- temayül
- çarpıklık
- şaşılık
- çarpıtmak
- eğrilik
- kıvırmak
- kaybetmek
- maket
- bükmek
- talih
- eğilim
- fırlatma
- tertip
- cins
- mesafe
- saç
- artık sey
- atma atış
- atılan şey
- açık renk
- ağ sermek
- balık ağı atma
- bir kenara atmak
- döküm dökmek
- dış görünüş
- erken yavrulamak
- göz onüne almak
- hesap yapmak
- kehanette bulunmak
- kokuyu aramak
- olta atmak
- oyuncular
- renk tonu
- rol alan kimseler
- rol taksimi yapmak
- sayıları toplamak
- tip kalite
- yere yıkmak
- zar atma
- zarda gelen sayı
- çok sert
- saçmak
- biçim
- fırlatmak, atmak, atmak, çıkarmak, değiştirmek,
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "cast" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Images with "cast"
Phrases similar to "cast" with translations into Turkish
-
herkesin yanlışları/günahları olduğu için kimse kimseyi yargılama hakkına sahip değil · hiçbirimiz masum/günahsız/kusursuz değiliz · ilk taşı günahsız olan atsın · kimin suçu günahı yok ki?
-
En İyi Oyuncu Kadrosu SAG Ödülü
-
hakkında kötü şeyler söylemek, kötülemek
-
herkesin yanlışları/günahları olduğu için kimse kimseyi yargılama hakkına sahip değil · hiçbirimiz masum/günahsız/kusursuz değiliz · ilk taşı günahsız olan atsın · kimin suçu günahı yok ki?
-
devirmek, canını sıkmak
-
Dökme demir · dökme demir · font, pik demir, dökme demir
Add example
Add