Translation of "foulness" into Turkish
pislik, bozukluk, pislik, kir, günah, rezillik, adilik are the top translations of "foulness" into Turkish.
foulness
noun
grammar
The state of being foul [..]
-
pislik
NounI never had a reason to come into this foul pit.
Bu pislik çukuruna gelmek için hiç nedenim olmamıştı.
-
bozukluk, pislik, kir, günah, rezillik, adilik
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "foulness" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
Foulness
proper
An island off the east coast of Essex where the Thames estuary joins the North Sea. [..]
+
Add translation
Add
"Foulness" in English - Turkish dictionary
Currently, we have no translations for Foulness in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.
Phrases similar to "foulness" with translations into Turkish
-
Faul · ahlaksız · alçak · ayıp · berbat · birbirine geçmiş · bozmak · bozuk · bulaştırmak · cinayet. foul shot basketbol faul atışı. by fair means or foul iyi veya kötü yola baş vurarak · dolaşma · dolaşmak · dolaşmış · dolaştırıp işlemez hale getirmek · faul · faul yapmak · fena · gambalı çaparız · günah · günah. · haince hareket hıyanet · haince. foulness bozukluk · haksız muamele etmek · hatalı vuruş veya davranış · iğrenç · iğrenç kerih · kaba · kapalı · karışma · karışmış · karıştırmak · karıştırmak. · kir · kir bağlamak · kirlenmek · kirletmek · kirli · kirli, pis, iğrenç, · kurallara aykırı hareket · kötü · kötü kokan · küfürbaz. foul play kurallara aykırı oyun · kızdırmak. to play foul hainlik etmek. foully çirkin bir şekilde · menfur · midye bağlamış · murdar · murdar etmek · nasıl olursa olsun. fall foul of çaparız gelmek · nefret verici · pis · pis kirli bozuk iğrenç · pisletmek · pislik · rezil etmek · suikast · sövüp sayma kabilinden · tiksindirici · yağmurlu · çaparız vermek · çarpışma · çatmak · çirkin
-
kokuşmak · pis kokmak
-
kusurlu konşimento
-
cinayet
-
sadece aptal bir insan yaşadığı yeri çöplüğe çevirip berbat eder
-
aptalca hata · büyük hata
-
bozmak · içine etmek, içine sıçmak, berbat etmek · karışıklık
-
ağız kokusu · halitozis
Add example
Add