Translation of "he" into Turkish
o, kendisi, erkek are the top translations of "he" into Turkish.
(personal) Refers to a male person or animal already known or implied. [..]
-
o
pronoun zamirpersonal pronoun "he" [..]
I offered to pick Tom up, but he wanted to come by himself.
Tom'a almayı teklif ettim fakat o kendisi gelmek istedi.
-
kendisi
zamirTom locked the door so only he and others with keys can get into the room.
Tom sadece kendisi ve diğerleri anahtarlarla odaya girebilsinler diye kapıyı kilitledi.
-
erkek
noun sıfat zamirMy parents don't like my boyfriend because he's poor.
Annem ve babam, erkek arkadaşımdan hoşlanmazlar, çünkü o yoksul.
-
Less frequent translations
- kimse
- iri
- his
- aşırı maskülen kimse
- bir tür yakalama oyunu
- ekselansları
- eril o
- erkek hayvan (anlamı veren ön ek)
- eğlenmek veya alay etmek için kullanılan ifade
- fenike alfabesi veya diğer semitik alfabelerdeki ibrani alfabesindeki he'ye denk gelen sembol
- helyumun simgesi
- ibrani alfabesinin beşinci harfi
- kendileri
- o (erkek)
- ona
- onu
- rabbim
- sayın
- tanrımız
- türünün en büyüğü
- türünün en güçlüsü
- yakalama oyunu oynayan kimse
- him
- their
- theirs
- nesne
- he- erkek
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "he" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
Referring to God. [..]
"He" in English - Turkish dictionary
Currently, we have no translations for He in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.
His Excellency, Her Excellency [..]
"HE" in English - Turkish dictionary
Currently, we have no translations for HE in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.
Phrases similar to "he" with translations into Turkish
-
herkesin yanlışları/günahları olduğu için kimse kimseyi yargılama hakkına sahip değil · hiçbirimiz masum/günahsız/kusursuz değiliz · ilk taşı günahsız olan atsın · kimin suçu günahı yok ki?
-
yiğitliğin onda dokuzu kaçmaktır
-
onun da dediği gibi
-
ağzıyla kuş tutsa
-
o seni arayacak
-
herkesin yanlışları/günahları olduğu için kimse kimseyi yargılama hakkına sahip değil · hiçbirimiz masum/günahsız/kusursuz değiliz · ilk taşı günahsız olan atsın · kimin suçu günahı yok ki?