Translation of "indulgent" into Turkish
müsamahakâr, uysal, hoşgörülü are the top translations of "indulgent" into Turkish.
Disposed or prone to indulge, humor, gratify, or give way to one's own or another's desires, etc., or to be compliant, lenient, or forbearing; showing or ready to show favor; favorable; indisposed to be severe or harsh, or to exercise necessary restraint: as, an indulgent parent; to be indulgent to servants. [..]
-
müsamahakâr
The present worldly system of things is increasingly permissive and self-indulgent.
Şimdiki dünyevi şeyler sistemi, giderek müsamahakâr ve nefsine düşkün bir tavır takınıyor.
-
uysal
adjectiveprone to indulge
-
hoşgörülü
Tom is quite helpful, indulgent even.
Tom oldukça faydalı, üstelik hoşgörülü.
-
Less frequent translations
- sabırlı
- göz yumarak
- göz yuman, hoşgören
- göz yumarak.
- hoş görülü. indulgently müsamaha ile
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "indulgent" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Phrases similar to "indulgent" with translations into Turkish
-
borç vadesinin uzatılması · düşkünlük · endüljans · göz yumma · göz yumma, hoşgörü, şımartma, şımartılma, düşkünlük, zevk · hoşgörü · iptila · müsamaha · yarlıgama · zevk
-
affınıza sığınarak
-
kendi zevk ve rahatına düşkünlük
-
boyun eğmek · düşkünlük göstermek · hoşgörü · iptila göstermek · isteklerini yerine getirmek · isteklerini yerine getirmek, şımartmak, yüz vermek, · kendini vermek · memnun etmek · mühleti uzatmak · mühleti uzatmak. · müptela olmak · müsamaha etmek · teslim olmak · teslimiyet göstermek · yenik düşmek · yüz vermek · şımartmak
-
müsaade ederseniz
-
kendi rahatına fazla düşkün
-
borç vadesinin uzatılması · düşkünlük · endüljans · göz yumma · göz yumma, hoşgörü, şımartma, şımartılma, düşkünlük, zevk · hoşgörü · iptila · müsamaha · yarlıgama · zevk
-
boyun eğmek · düşkünlük göstermek · hoşgörü · iptila göstermek · isteklerini yerine getirmek · isteklerini yerine getirmek, şımartmak, yüz vermek, · kendini vermek · memnun etmek · mühleti uzatmak · mühleti uzatmak. · müptela olmak · müsamaha etmek · teslim olmak · teslimiyet göstermek · yenik düşmek · yüz vermek · şımartmak