Translation of "living" into Turkish

canlı, geçim, yaşayan are the top translations of "living" into Turkish.

living adjective noun verb grammar

Present participle of live. [..]

+ Add

English-Turkish dictionary

  • canlı

    adjective

    The soccer game will be transmitted live at five p.m.

    Futbol maçı öğleden sonra saat beş'te canlı yayınlanacak.

  • geçim

    Since Tom couldn't make a decent living as a nightclub musician, he had to get a day job.

    O bir gece kulübü müzisyeni olarak iyi bir geçim sağlayamadığı için tüm günlük bir işe girmek zorunda kaldı.

  • yaşayan

    Scientists have just discovered a colony of flying penguins living in Antarctica.

    Bilim adamları, sadece Antarktika'da yaşayan bir uçan penguen kolonisi keşfetti.

  • Less frequent translations

    • diri
    • sağ
    • geçinme
    • faal
    • kuvvetli
    • zinde
    • canlandırıcı
    • hayat tarzı
    • yaşama
    • yaşayanlara ait
    • yaşam
    • hayat
    • geçinmek
    • ekmek
    • kazanç
    • " the" ile yaşayanlar. living room bir ailenin oturma odası. good living hali vakti yerinde olma
    • canlı, yaşayan, sağ, yaşayan, kullanılan, geçerli, geçim, geçinme, yaşam standardı, yaşama
    • geçinmek.
    • rahat yaşama. makeone' living hayatını kazanmak
    • tıpkı. living language yaşayan dil. living picture canlı tablo. living wage geçindirebilecek maaş. a living faith kuvvetli iman.
  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "living" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Phrases similar to "living" with translations into Turkish

Add

Translations of "living" into Turkish in sentences, translation memory