Translation of "milling" into Turkish

değirmencilik, öğütme, dinkleme are the top translations of "milling" into Turkish.

milling noun verb grammar

The notches around the edge of a coin, placed there during minting so that it can be told if some of the metal from the edge is removed. Removing metal from a coin was common practice during earlier times when coins made of precious metals circulated. [..]

+ Add

English-Turkish dictionary

  • değirmencilik

    Later refinements to milling devices included grooving on both stones to improve efficiency.

    Değirmencilik yöntemleriyle ilgili sonraki gelişme, hızlı ve verimli çalışma için her iki taş üzerinde oyuklar açmaktı.

  • öğütme

    Then, it was sifted to separate the grain before the milling could begin.

    Taneler elekten geçirildikten sonra öğütme işlemine başlanırdı.

  • dinkleme

    noun
  • Less frequent translations

    • frezeleme
    • madeni paranın kenanndaki tırtıllar. milling machine freze makinası.
    • öğütme, frezeleme, değirmencilik
  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "milling" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Phrases similar to "milling" with translations into Turkish

  • borulu değirmen
  • Değirmen · bina · cendere. mill hand fabrika işçisi. mill stream değirmeni döndüren akarsu. mill wheel değirmen çarkı veya dolabı. food mill mama mengenesi · dama · değirmen · değirmen öğütmek · değirmen, el değirmeni, fabrika, imalathane, değirmende öğütmek, · değirmende öğütmek · değirmenden geçirmek · diş diş yapmak · doların binde biri · dövüp köpürtmek · el değirmeni · fabrika · imalâthane · koyun sürüsü gibi birbirine sokularak bir merkez etrafında dönmek. · makina tertibatı · mengene · meyva presi. go through the mill büyük zorluklar atlatmak · sentin onda biri · sentin onda biri. · tecrübe sahibi olmak · tecrübe sahibi olmak. · tesis · yapı · çekmek · öğütmek
  • pamuk fabrikası
  • binde
  • işlenmiş · oluklu · tırtıklı · tırtıklı. · tırtıllı · çekilmiş · çekilmiş, öğütülmüş, işlenmiş, çentikli · çentikli · öğütülmüş
  • çubuklu kırıcı
  • alelade · alelâde · bayağı · olağan · sıradan · sıradan. · tekdüze, sıradan, özelliksiz, bayağı
  • maden değirmeni, ezme değirmeni
Add

Translations of "milling" into Turkish in sentences, translation memory