Translation of "peg" into Turkish
mandal, tahmin etmek, atmak are the top translations of "peg" into Turkish.
To affix or pin. [..]
-
mandal
nouna protrusion used to hang things on
But I also sell pegs and tell fortunes.
Ama aynı zamanda mandal satıyorum ve fal bakıyorum.
-
tahmin etmek
(cribbage) To move one's pegs to indicate points scored [..]
-
atmak
verbTo throw
-
Less frequent translations
- askı
- kanca
- asmak
- tutturmak
- ağaç çivi
- bahane
- mertebe
- derece
- pim
- vesile
- tahta çivi
- yerine mıhlamak
- kazık
- dübel
- mıh
- sebep
- sekilde çalışmak
- çengel
- alıp satmak suretiyle fiyatlarda istikrar sağlamak
- ağaç çivi, mandal, kanca, askı, asılgan, mandallamak,
- ing. sodalı viski veya konyak
- sekilde çalışmak.
- çamaşır mandalı. around peg in a square hole bulunduğu yere yakışmayan kimse. take one down a peg bir kimseyi küçük düşürmek.
- çiviler çakarak yerini işaret etmek
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "peg" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
A diminutive of the female given names Peggy and Margaret. [..]
"Peg" in English - Turkish dictionary
Currently, we have no translations for Peg in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.
polyethylene glycol [..]
"PEG" in English - Turkish dictionary
Currently, we have no translations for PEG in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.
Images with "peg"
Phrases similar to "peg" with translations into Turkish
-
asıl derdini anlatmak için bir şeyi bahane olarak kullanmak · bir görüşü yansıtmak için araç olarak kullanılan şey · fikir belirtmek için fırsat olarak değerlendirilen şey · görüşlerine/fikirlerine dikkati çekecek bir şey · görüşlerini/fikirlerini dayandıracak bir şey · görüşlerini/fikirlerini yansıtacak bir şey · üzerinden bir konudaki görüşünü belirtebileceği bir şey
-
küçük düşürmek
-
bir işte sebatla çalışmak
-
mandal · çamaşır mandalı
-
topaç
-
gebermek, nalları dikmek · kuyruğu titretmek · ölmek
-
tahta bacak
-
yerine uymayan kimse