Translation of "play" into Turkish
oyun, oynamak, çalmak are the top translations of "play" into Turkish.
(uncountable) Activity for amusement only, especially among the young. [..]
-
oyun
nountheatrical performance [..]
Whenever you visit him, you will find him playing video games.
Onu her ziyaret edişinizde, onu video oyunları oynarken bulacaksınız.
-
oynamak
verbact in a performance [..]
We took advantage of the day's nice weather to play tennis.
Biz tenis oynamak için günün güzel havasının avantajından yararlandık.
-
çalmak
verbproduce music using a musical instrument (intransitive sense, not affecting a noun) [..]
Tom and Mary played music together all evening.
Tom ve Mary bütün akşam beraber müzik çaldılar.
-
Less frequent translations
- tiyatro oyunu
- eğlence
- yapmak
- şaka
- rol yapmak
- oynama
- tiyatro
- canlandırmak
- gösteri
- eğlenmek
- piyes
- kumar
- hareket
- etmek
- temsil
- oyun oynamak
- radyo
- çocukların oynadığı oyun
- faaliyet
- fiil
- ilgi
- işleme
- kımıldanmak
- latife
- sallanmak
- gezdirmek
- bağışlamak
- davranış
- alçakçasına iş
- ateş etmek
- hareket etmek
- hareket ettirmek
- hortumla fışkırtmak
- işi bitmiş
- kullanılmaya başlamak
- kumar oynamak
- sahne oyunu
- su fışkırtmak
- tebaruz ettirmek
- temsil etmek
- çalgı çalmak
- Piyes
- yürütmek
- karşılaşmak
- müsabaka
- karşılaşma
- oyun, eğlence, oyun, piyes, şaka, oyun, kumar, hareket özgürlüğü, hareket, faaliyet, oynaşma, oynamak, eğlenmek,
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "play" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
A button in a Video conversation window that starts or restarts the video feed. [..]
-
Yürüt
A button in a Video conversation window that starts or restarts the video feed.
Images with "play"
Phrases similar to "play" with translations into Turkish
-
çarçur etmek, har vurup harman savurmak
-
başkanlığa oynamak
-
muziplik yapmak
-
kozunu oynamak
-
şansın ne kadar önemli bir rol oynadığını kabul et
-
ateşle oynarsan yanarsın
-
zaman geçirmek, oyalanmak