Translation of "relieved" into Turkish
rahatlamış, ferahlamış, rahat are the top translations of "relieved" into Turkish.
Experiencing or exhibiting relief. [..]
-
rahatlamış
adjectiveJohn's parents seemed relieved to hear that he was safe.
John'un anne babası onun güvende olduğunu duydukları için rahatlamış görünüyorlardı.
-
ferahlamış
After a big cry I feel relieved and refreshed.
Ağladıktan sonra, kendimi rahatlamış ve ferahlamış hissediyorum.
-
rahat
adjectiveI can't tell you how relieved that makes me feel.
Onun beni ne kadar rahat hissettirdiğini sana söyleyemem.
-
Less frequent translations
- müsterih
- rahatlamış, ferahlamış, yatışmış, rahat, ferah
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "relieved" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
"Relieved" in English - Turkish dictionary
Currently, we have no translations for Relieved in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.
Phrases similar to "relieved" with translations into Turkish
-
affını istemek
-
hafifletme kemeri, sağır kemer
-
avutmak · azaltmak · dindirmek · geçirmek · gidermek · gönlünü ferahlatmak · hafifletilir · hafifletilir. · hafifletmek · hakkını vermek. relieve oneself dışan çıkmak. relievable yardım edilir · kurtarmak · nöbet değiştirmek · nöbetini devralmak · rahatlatmak · renk katarak güzellik vermek · serbest bırakmak · sıkıntısını hafifletmek veya defetmek · yardım · yardım etmek · yatıştırmak · yerine nöbete girmek · yumuşatmak · yüreğine su serpmek
-
dindirmek
-
avutmak · azaltmak · dindirmek · geçirmek · gidermek · gönlünü ferahlatmak · hafifletilir · hafifletilir. · hafifletmek · hakkını vermek. relieve oneself dışan çıkmak. relievable yardım edilir · kurtarmak · nöbet değiştirmek · nöbetini devralmak · rahatlatmak · renk katarak güzellik vermek · serbest bırakmak · sıkıntısını hafifletmek veya defetmek · yardım · yardım etmek · yatıştırmak · yerine nöbete girmek · yumuşatmak · yüreğine su serpmek
-
avutmak · azaltmak · dindirmek · geçirmek · gidermek · gönlünü ferahlatmak · hafifletilir · hafifletilir. · hafifletmek · hakkını vermek. relieve oneself dışan çıkmak. relievable yardım edilir · kurtarmak · nöbet değiştirmek · nöbetini devralmak · rahatlatmak · renk katarak güzellik vermek · serbest bırakmak · sıkıntısını hafifletmek veya defetmek · yardım · yardım etmek · yatıştırmak · yerine nöbete girmek · yumuşatmak · yüreğine su serpmek