Translation of "repeat" into Turkish
tekrarlamak, tekrar etmek, yinelemek are the top translations of "repeat" into Turkish.
(transitive) or (intransitive) To do or say again (and again). [..]
-
tekrarlamak
verbdo or say again
How many times do I have to repeat that she isn't my friend?
Onun benim arkadaşım olmadığını kaç defa tekrarlamak zorundayım.
-
tekrar etmek
verbdo or say again
If you flunk this exam, you'll have to repeat the course.
Bu sınavda başarısız olursan, kursu tekrar etmek zorunda kalacaksın.
-
yinelemek
verbdo or say again [..]
I don't want to repeat myself, but the other night when I saw that performance that you two...
Kendimi yinelemek istemiyorum, ama önceki gece siz ikinizin oynadığı rolü gördüğümde...
-
Less frequent translations
- tekrar
- yineleme
- tekrar söylemek
- aktarmak
- tekerrür
- tekrar etme
- tekrarlama
- nakarat
- mükerreren
- bir daha söylemek
- ezberden söylemek
- tekrar yapmak
- tekrarlamak, kaytalamak, yinelemek, yeniden yayınlanan bağdarlama, nakarat, nakarat işareti
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "repeat" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
A gradient brush option that makes the gradient repeat.
-
Yinele
A gradient brush option that makes the gradient repeat.
Phrases similar to "repeat" with translations into Turkish
-
tekrarlanan kesir
-
çifte dikiş
-
akıl olmayınca başta ne kuruda biter ne yaşta · akıl terelelli olunca söz fayda etmez · delinin işi akıl havsala almaz · delinin işi akıl karı değildir · delinin işine akıl erdirilmez · demir ıslanmaz deli uslanmaz · koyma akıl akıl olmaz · köpeğin ahmağı uslanmaz · sokma akıl sekiz adım gider · tatsız aşa su neylesin akılsız başa söz neylesin
-
defalarca yinelenen, tekraralanan · mükerrer · tekrar edilen · tekrarlanan · yinelenen
-
amplifikatör · birkaç kere hapse girmiş kimse · düğmesine basılınca çalarak saati belirten cep saati · elektromanyetik işaretleri otomatik olarak tekrar gönderen bir alet · kesintisiz ateş eden silah, çalar saat · mükerrer ateşli silah · sabıkalı kimse · suçlu kimse · tekrarlayan şey veya kimse · yineleyici
-
otomatik yineleme
-
yinelenen tablo
-
hep aynı olmak, değişmemek