Translation of "serve" into Turkish
hizmet etmek, servis yapmak, bakmak are the top translations of "serve" into Turkish.
(sports) the act of putting the ball or shuttlecock in play in various games [..]
-
hizmet etmek
(Bir tanrı için) resmi bir hizmetçi olmak. Resmi bir statü ile ibadet etmek. [..]
I don't use languages to talk and say nothing. I use them to serve humanity.
Ben dilleri konuşmak ve bir şey söylemek için kullanmam. Ben onları insanlığa hizmet etmek için kullanırım.
-
servis yapmak
Birisine yemesi veya içmesi için (yiyecek, içecek) getirmek. [..]
What kinds of meat dishes do you serve?
Ne çeşit et yemeklerini servis yapıyorsunuz?
-
bakmak
verbGarson olmak.
Excuse me, I didn't realize you were serving.
Affedersiniz, siz mi bakıyordunuz?
-
Less frequent translations
- işe yaramak
- servis
- hizmet vermek
- servis atmak
- tebliğ etmek
- yeterli olmak
- hizmet
- yaramak
- vermek
- çekmek
- çalışmak
- ceza çekmek
- faydalı olmak
- görev almak
- hapiste yatmak
- yetmek
- elvermek
- tapmak
- çalişmak
- çiftleşmek
- yetişmek
- doldurup ateşlemek
- emrini yerine getirmek
- görev yapmak
- hizmetini görmek
- hizmetkarı olmak
- işine gelmek
- işini görmek
- kulluk etmek
- kâfi gelmek
- müddetini tamamlamak
- müşteriye bakmak
- uygun olmak
- yardım etmek
- kullanmak
- porsiyon
- atış
- service
- -e hizmet etmek, hizmet vermek, hizmetinde olmak, çalışmak, bir yerde çalışmak, bir iş yapmak, gereksinimini karşılamak, yetmek, yeterli olmak, işini görmek, işine yaramak,
- askerlik yapmak
- görevini görmek
- hizmetinde olmak
- iş görmek
- yerine geçmek
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "serve" into Turkish
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Images with "serve"
Phrases similar to "serve" with translations into Turkish
-
cehennemde hükümdar olmak cennette hizmetçi olmaktan iyidir
-
nereye gideceğini bilmeyen gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez · nereye gideceğini bilmeyen kaptana hiçbir rüzgar yardım edemez
-
müstehak olmak
-
yaramak
-
ettiğini buldu · hak etti · hak ettiğini buldu · müstehaktır · oh olsun · ona müstehak · şeytan azapta gerek
-
sekiz gezegenin ingilizce isimlerini (mercury, venus, earth, mars, jupiter, saturn, uranus, neptune) hatırlayabilmek için uydurulmuş bir anımsatıcı cümle
-
görev yapmak · hapis cezasını çekmek · hapis yatmak · hizmet vermek · staj yapmak
-
emsal olmak · emsal oluşturmak · emsal teşkil etmek · örnek olmak · örnek teşkil etmek