Translation of "thick" into Turkish

kalın, yoğun, sık are the top translations of "thick" into Turkish.

thick adjective verb noun adverb grammar

Relatively great in extent from one surface to the opposite in its smallest solid dimension. [..]

+ Add

English-Turkish dictionary

  • kalın

    adjective

    Bir cismin en kısa boylu olan boyutu için, bir yüzünden karşı yüzüne uzunluğu nispeten çok olan.

    I cannot finish reading this thick book in a week.

    Ben bir hafta içinde bu kalın kitabı okumayı bitiremem.

  • yoğun

    adjective

    having a viscous consistency

    Hundreds of police and volunteers are searching thick bushland for a missing three-year-old boy.

    Yüzlerce polis ve gönüllü yoğun çalılık alanda üç yaşındaki kayıp çocuğu arıyor.

  • sık

    adjective

    The forest was thick and impenetrable.

    Orman sık ve aşılmazdı.

  • Less frequent translations

    • gür
    • kesif
    • koyu
    • kalınlığındaki
    • çok
    • ahmak
    • kalınca
    • samimi
    • kalınlık
    • boğuk
    • anlaşılmaz
    • kalın kafalı
    • mübalâğa etmek
    • sıkı
    • ağır
    • yakın
    • geniş
    • aşırı
    • sıklık
    • ing
    • sik
    • yoğunluk
    • kalın sık keşif
    • katı
    • şişman
    • büyük
    • bir şeyin en yoğun yeri veya zamanı
    • dalkavukluk etmek. through thick and thin her güçlüğe katlanarak
    • dil tutulur gibi telaffuz olunan
    • ing.
    • kalın,
    • koyuca . thick'ly kalın olarak. thick'ness kalınlık
    • sıklık.
    • yılmadan. thick'ish kalınca
  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "thick" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Thick
+ Add

English-Turkish dictionary

  • kalın

    adjective

    I cannot finish reading this thick book in a week.

    Ben bir hafta içinde bu kalın kitabı okumayı bitiremem.

  • keşif

    adjective

    Titan's thick atmosphere was an unexpected discovery, but it took an audacious mission to reveal the world that lies beneath the blanket of clouds.

    Titan'ın yoğun atmosferi beklenmedik bir keşif oldu, fakat bulut örtüsünün altında yatan dünyayı açığa çıkarmak için cesur bir görevi gerektirdi.

  • sık

    adjective

    The forest was thick and impenetrable.

    Orman sık ve aşılmazdı.

Images with "thick"

Phrases similar to "thick" with translations into Turkish

Add

Translations of "thick" into Turkish in sentences, translation memory