Translation of "ARABA" into Arabic
ارابا, سيارة, عربة are the top translations of "ARABA" into Arabic.
-
ارابا
(Kökü kesin olarak belli değildir) (Kelime, Sanat Kamusunda bu imlayla yazılmıştır. ) [Muhtemelen Türkçe olan kelime ‘araba (عربه) imlâsıyle Arapça’ya geçmiş ve Osmanlı Türkçesi metinlerinde bu imlâ ile de kullanılmıştır; ayrıca Kafkas ve Balkan dillerine ve Rusça’ya da girmiştir] 1. At, eşek, öküz gibi hayvanlar tarafından çekilen, yük ve insan taşıyan tekerlekli kara taşıtı: “At arabası.” “Öküz arabası.” “Yük arabası.” “Top arabası.” Bizim araba boştur / Bin de çayıra koştur / Ne güzel eğleniştir / Cana sefâ veriştir (Kanto). Bir kurşunla ne araba kaldı ne beygir (Nâmık Kemal). 2. Motorla işleyen tekerlekli kara taşıtı, otomobil: Oradan telefon edip Ankara’dan bir araba çağıracaktım (Ahmet H. Tanpınar). ѻ Araba kullanmak: Otomobil sürmek, şoförlük etmek. Araba vapuru: Motorlu taşıtları nehir veya denizlerde karşıdan karşıya geçirecek şekilde yapılmış vapur, arabalı vapur. Arabanın tekerine taş koymak: mec. Bir işi güçleştirmek, birine engel olmak. Arabasını dağdan aşırmak: Yolunu bulup işini yürütmek: Okuyanlar ve kudret kazananlar halkı terkederek, onu horlayarak bürokrasiye katılırlar (...) Arabalarını dağdan aşırmaya çalışırlar (Ahmet Kabaklı). Arabasını düze çıkarmak: Sıkıntılı dönemini geçirip işini yoluna koymak. (Hayvanları) Arabaya koşmak: Arabaya usûlünce bağlamak: Arabaya at koşuyor, değirmenin suyunu, patatesin ekilme vaktini düşünüyor (Ahmet H. Tanpınar). Arabayı koşmak: Hayvanları bağlamak sûretiyle arabayı harekete hazır duruma getirmek.
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "ARABA" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
سيارة
noun feminineTom arka dikiz aynasında bir polis arabası fark etti.
لاحظ توم سيارة الشرطة في مرآة الرؤية الخلفية.
-
عربة
noun feminineO arabanın beni ve tabutu bir mezarlığa götürmesi gerek.
و أحتاج هذه العربة لتأخذني أنا و الكفن إلى المقبرة.
-
أتوموبيل
-
Less frequent translations
- مركبة
- عَرَبة
- سَيَّارَةٌ
- اربه
- عربية
- سيَّارة
- ســيارة
- ارابه
- سَيَّارَة
- سَيّارَةٌ
- عَرَبَة
- كرّيون
- واسطة نقل
-
عربه
(Kökü kesin olarak belli değildir) [Muhtemelen Türkçe olan kelime ‘araba (عربه) imlâsıyle Arapça’ya geçmiş ve Osmanlı Türkçesi metinlerinde bu imlâ ile de kullanılmıştır; ayrıca Kafkas ve Balkan dillerine ve Rusça’ya da girmiştir] 1. At, eşek, öküz gibi hayvanlar tarafından çekilen, yük ve insan taşıyan tekerlekli kara taşıtı: “At arabası.” “Öküz arabası.” “Yük arabası.” “Top arabası.” Bizim araba boştur / Bin de çayıra koştur / Ne güzel eğleniştir / Cana sefâ veriştir (Kanto). Bir kurşunla ne araba kaldı ne beygir (Nâmık Kemal). 2. Motorla işleyen tekerlekli kara taşıtı, otomobil: Oradan telefon edip Ankara’dan bir araba çağıracaktım (Ahmet H. Tanpınar). ѻ Araba kullanmak: Otomobil sürmek, şoförlük etmek. Araba vapuru: Motorlu taşıtları nehir veya denizlerde karşıdan karşıya geçirecek şekilde yapılmış vapur, arabalı vapur. Arabanın tekerine taş koymak: mec. Bir işi güçleştirmek, birine engel olmak. Arabasını dağdan aşırmak: Yolunu bulup işini yürütmek: Okuyanlar ve kudret kazananlar halkı terkederek, onu horlayarak bürokrasiye katılırlar (...) Arabalarını dağdan aşırmaya çalışırlar (Ahmet Kabaklı). Arabasını düze çıkarmak: Sıkıntılı dönemini geçirip işini yoluna koymak. (Hayvanları) Arabaya koşmak: Arabaya usûlünce bağlamak: Arabaya at koşuyor, değirmenin suyunu, patatesin ekilme vaktini düşünüyor (Ahmet H. Tanpınar). Arabayı koşmak: Hayvanları bağlamak sûretiyle arabayı harekete hazır duruma getirmek.
Arabalar on taneden fazla domuz almıyor.
صندوق العربة لا يتسع لأكثر من 10 خنازير
Images with "ARABA"
Phrases similar to "ARABA" with translations into Arabic
-
عجلة حربية
-
عربة يدوية صغيرة
-
سيارة اصطدامية
-
عربة يدوية صغيرة
-
مُعَدِّيَة
-
سوبركار
-
سيارة شمسية
-
شدّعربان