Translation of "Gayet" into Arabic

غايت, جِدًا, غايت are the top translations of "Gayet" into Arabic.

Gayet
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • غايت

    (Ar. ġāyet) 1. Çok, pek, pek çok, son derece: Sâdî’nin (...) bir şiiri çini üzerine gāyet güzel bir tâlik ile yazılmış (Ahmet Hâşim). Bu hakîkati gāyet iyi gören ve anlayan Evliyâ Çelebi, Bursa’dan bahsederken “rûhâniyetli bir şehirdir” der (Ahmet H. Tanpınar). Sesim gāyet sâkindi (Târık Buğra). 2. i. Son, nihâyet, encam; gāye2: Rahmetin bahrına gāyet mi olur / Lutf u ihsâna nihâyet mi olur (Aziz Mahmud Hüdâyî). Hasretin nâ-kâmlıktır gāyeti (Recâîzâde M. Ekrem). Doksan senelik ömre ilâhî bu mu gāyet / Bilmem ki ne âlem bu cedel-gâh-i maîşet (Mehmet Âkif). ѻ Gāyetü’l-gāye: En son derecede, pek çok: “Gāyetü’l-gāye büyük.” ● Gāyetle zf. (Araç hâli ekinin kalıplaşmasıyle) Aşırı derecede, çok fazla, son derece: Gāyetle can-güdaz oluyor âteş-i gamın (Recâîzâde M. Ekrem). İşte gāyetle temiz / İşte gāyetle titiz / Ebe İlhâme Hanım (Orhan S. Orhon). Saçlarını sorma, gāyetle gümrah (Yusuf Z. Ortaç).

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "Gayet" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

gayet adverb
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • جِدًا

    Onu sevmemek için gayet iyi bir nedenim var.

    أنا لا أحب لها ل سبب وجيه جدا.

  • غايت

    1. Çok, pek, pek çok, son derece 2. Son, nihâyet, encam; gāye

Add

Translations of "Gayet" into Arabic in sentences, translation memory