Translation of "Hendek" into Arabic

خندق مائي, خندك, خندق are the top translations of "Hendek" into Arabic.

Hendek Proper noun grammar
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • خندق مائي

    Ben de gidip etrafta hendek var mı diye bakacağım.

    سوف أرى إن كان هناك خندق مائي

  • خندك

    (Ar. ḫandaḳ) [Kelime h’nin etkisiyle kalın sıradan ince sıraya geçmiş olmalıdır] Şehir, hisar, kale, tarla vb. yerlere girilmesini önlemek, arâzide, yol kenarlarında suların akmasını sağlamak için kazılan, iki tarafı yüksek, uzunlamasına derin çukur: Düşmanı bir iki hamlede etrâfı hendekle muhat olan ordugâhlarına sığınmaya mecbur eyledi (Nâmık Kemal). Yolumuz birdenbire / Kesildi bir hendekle (Enis B. Koryürek). Günlerce bir hendek içine sokulup yattığı oluyordu (Refik H. Karay).

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "Hendek" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

hendek noun Noun grammar
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • خندق

    noun masculine

    (Ar. ḫandaḳ) [Kelime h’nin etkisiyle kalın sıradan ince sıraya geçmiş olmalıdır] Şehir, hisar, kale, tarla vb. yerlere girilmesini önlemek, arâzide, yol kenarlarında suların akmasını sağlamak için kazılan, iki tarafı yüksek, uzunlamasına derin çukur: Düşmanı bir iki hamlede etrâfı hendekle muhat olan ordugâhlarına sığınmaya mecbur eyledi (Nâmık Kemal). Yolumuz birdenbire / Kesildi bir hendekle (Enis B. Koryürek). Günlerce bir hendek içine sokulup yattığı oluyordu (Refik H. Karay).

    Wharton, Teksaslı bir hendek kazıcısının oğluna göre hiç de fena değil.

    هذا لا! سيئة لابن حفار الخندق من وارتون, تكساس.

  • خَنْدَق

    noun

    Wharton, Teksaslı bir hendek kazıcısının oğluna göre hiç de fena değil.

    هذا لا! سيئة لابن حفار الخندق من وارتون, تكساس.

  • هندك

    (Ar. ḫandaḳ) [Kelime h’nin etkisiyle kalın sıradan ince sıraya geçmiş olmalıdır] Şehir, hisar, kale, tarla vb. yerlere girilmesini önlemek, arâzide, yol kenarlarında suların akmasını sağlamak için kazılan, iki tarafı yüksek, uzunlamasına derin çukur: Düşmanı bir iki hamlede etrâfı hendekle muhat olan ordugâhlarına sığınmaya mecbur eyledi (Nâmık Kemal). Yolumuz birdenbire / Kesildi bir hendekle (Enis B. Koryürek). Günlerce bir hendek içine sokulup yattığı oluyordu (Refik H. Karay)

Phrases similar to "Hendek" with translations into Arabic

Add

Translations of "Hendek" into Arabic in sentences, translation memory