Translation of "Kibrit" into Arabic
عود ثقاب, عود ثقاب, كبريتة are the top translations of "Kibrit" into Arabic.
-
عود ثقاب
Kibrit düştü ve yanmaya başladı, ben de söndürmedim.
لقد سقط مني عود ثقاب مشتعل وبدأ يحترق ، ولم اُرد أن أطفاءه..
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "Kibrit" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
عود ثقاب
noun masculineYa birisi lokomotifi çalıştırmak isteyip kazana kibrit çaktıysa?
ماذا لو قرر شخص رفع رأس البخار وأشعل عود ثقاب فيه ؟
-
كبريتة
noun feminineSenin için tek ihtiyacım olan şeyse, bir penilik bir kibrit kutusu.
معك ، كل ما أحتاجه بنس واحد لشراء علبة كبريت.
-
كبريت
noun(Ar. kibrіt “kükürt”) 1. Bir ucuna, sert bir şeye sürtüldüğü zaman tutuşan bir ecza sürülmüş çöp parçası [Kibrit çöpü de denir]. 2. kısa. İçinde kibrit çöpleri bulunan ufak kutu. 3. Kükürt. 4. Altın. 5. Kırmızı yâkut. ѻ Kibrit çakmak: Kibriti sürterek yakmak, kibritle tutuşturmak: Kapının arkasındaki tostoparlak saç sobaya bir kibrit çakıyordu (Reşat N. Güntekin). Kibrît-i ahmer: 1. Eski kimyâcılara göre fevkalâde bir kuvvete sâhip olduğuna ve toprağı altın yaptığına inanılan iksir, kimyâ-yı ahmer: İşin altun eder hâk-i derinde eyleyen hizmet / Nigâh-ı iltifâtın âşıka kibrît-i ahmerdir (Sezâî’den). Düşmüş kimi tecessüs-i kibrît-i ahmere / Olmuş kimine mûcib-i iflâs kîmyâ (Ziyâ Paşa’dan). 2. tasavvuf. Mânevî kemalde en yüksek dereceye yükseldiği için iksir gibi olan nazarıyle insanı kötülükten iyiliğe ve küfürden îmâna çevirebilen, nâdir bulunan ulu velî: Kitabın müellifi Cenâb-ı Şeyh-i Ekber ve kibrît-i ahmer efendimiz... (Ahmet A. Konuk).
Senin için tek ihtiyacım olan şeyse, bir penilik bir kibrit kutusu.
معك ، كل ما أحتاجه بنس واحد لشراء علبة كبريت.
-
Less frequent translations
- كبریت
- كِبْرِيتَة
- عُود ثِقَاب
- عُودُ ثِقَاب
Images with "Kibrit"
Phrases similar to "Kibrit" with translations into Arabic
-
حامض كبريتی
-
حامض تحت كبريتی
-
حامض كبريت ما
-
حامض تحت كبريت
-
هواحامض كبريتى
-
حامض كبريت