Translation of "Masura" into Arabic

مصوره, ماسوره, ماصره are the top translations of "Masura" into Arabic.

Masura
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • مصوره

    (Yun. masuri) 1. Üzerine iplik, şerit, fitil gibi şeyler sarılan karton, tahta, mâden veya plastikten yapılmış koni yâhut silindir şeklindeki parça. 2. Dikiş makinelerinde üstteki dikiş ipliğinin sökülmesini önlemek üzere kullanılan ve kumaşın altında kalan bağlayıcı ipliğin sarıldığı küçük makara. 3. Çeşme, musluk vb.lerine takılan ve akacak suyun miktârını belirleyen içi boş boru parçası, çeşme lülesi, çeşme zıvanası. 4. Bir akarsu ölçü birimi. Su saatlerinin bulunmadığı devirde suyun miktarını akışının kalınlığına göre değerlendiren ölçü sisteminde iki hilâl bir çuvaldız, dört çuvaldız bir masura, iki masura bir kamış ve dört kamış bir lüle ederdi. [Masuranın kuvvetli ve zayıf çeşitleri vardı. Kuvvetli olana göre dört masura, zayıf olana göre ise sekiz masura bir lüle kabul edilirdi]: Hatta yanan evden fazla olarak bir küçük hamamı ile yarım masuralık suyu da varmış (Musâhipzâde Celâl). ѻ Masuraya sarmak: İplik vb. bir şeyi masuraya sarıp bobin hâline getirmek.

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "Masura" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

masura
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • ماسوره

    (Yun. masuri) 1. Üzerine iplik, şerit, fitil gibi şeyler sarılan karton, tahta, mâden veya plastikten yapılmış koni yâhut silindir şeklindeki parça. 2. Dikiş makinelerinde üstteki dikiş ipliğinin sökülmesini önlemek üzere kullanılan ve kumaşın altında kalan bağlayıcı ipliğin sarıldığı küçük makara. 3. Çeşme, musluk vb.lerine takılan ve akacak suyun miktârını belirleyen içi boş boru parçası, çeşme lülesi, çeşme zıvanası. 4. Bir akarsu ölçü birimi. Su saatlerinin bulunmadığı devirde suyun miktarını akışının kalınlığına göre değerlendiren ölçü sisteminde iki hilâl bir çuvaldız, dört çuvaldız bir masura, iki masura bir kamış ve dört kamış bir lüle ederdi. [Masuranın kuvvetli ve zayıf çeşitleri vardı. Kuvvetli olana göre dört masura, zayıf olana göre ise sekiz masura bir lüle kabul edilirdi]: Hatta yanan evden fazla olarak bir küçük hamamı ile yarım masuralık suyu da varmış (Musâhipzâde Celâl). ѻ Masuraya sarmak: İplik vb. bir şeyi masuraya sarıp bobin hâline getirmek.

  • ماصره

    (Yun. masuri) 1. Üzerine iplik, şerit, fitil gibi şeyler sarılan karton, tahta, mâden veya plastikten yapılmış koni yâhut silindir şeklindeki parça. 2. Dikiş makinelerinde üstteki dikiş ipliğinin sökülmesini önlemek üzere kullanılan ve kumaşın altında kalan bağlayıcı ipliğin sarıldığı küçük makara. 3. Çeşme, musluk vb.lerine takılan ve akacak suyun miktârını belirleyen içi boş boru parçası, çeşme lülesi, çeşme zıvanası. 4. Bir akarsu ölçü birimi. Su saatlerinin bulunmadığı devirde suyun miktarını akışının kalınlığına göre değerlendiren ölçü sisteminde iki hilâl bir çuvaldız, dört çuvaldız bir masura, iki masura bir kamış ve dört kamış bir lüle ederdi. [Masuranın kuvvetli ve zayıf çeşitleri vardı. Kuvvetli olana göre dört masura, zayıf olana göre ise sekiz masura bir lüle kabul edilirdi]: Hatta yanan evden fazla olarak bir küçük hamamı ile yarım masuralık suyu da varmış (Musâhipzâde Celâl). ѻ Masuraya sarmak: İplik vb. bir şeyi masuraya sarıp bobin hâline getirmek.

Add

Translations of "Masura" into Arabic in sentences, translation memory