Translation of "Medrese" into Arabic
مدرسه, مدرسة, مَدْرَسَة are the top translations of "Medrese" into Arabic.
-
مدرسه
(Ar. ders “okumak”tan medrese) 1. Ders okutulan, İslâm dîninin koyduğu esaslara uygun olarak eğitim öğretim yapılan yer, mektep: Daha medresede mini mini bir çömezken sipâhî, yeniçeri bölümlerinin bu nârâyı bastıklarını işitirdi (Ömer Seyfeddin). 2. İslâm ülkelerinde ve bilhassa Osmanlı Devleti’nde tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, tıp, târih, astronomi, edebiyat, dil bilgisi, felsefe, mantık, matematik gibi ilimlerde akademik seviyede öğretim yapan yatılı yüksek öğretim kurumu: Fakîh-i medrese ma’zûrdur inkâr-ı aşk etse / Yok özge ilmine inkârımız bu ilme câhildir (Fuzûlî). Kadılar, medrese tahsîli görüp icâzet alarak mülâzemet edenlerden tâyin edilirlerdi (İsmâil H. Uzunçarşılı). 3. Kendine has bir mîmârîsi olan, üstü açık veya kapalı geniş bir avlu çevresinde talebelerin yatıp kalkması, ders çalışması için inşâ edilmiş odalardan meydana gelen yapı: Ayrıca İzzeddin Keykâvus şehrin dışında bir de medrese yaptırmıştı (Ahmet H. Tanpınar). Böylece de çeşmesi, sebîli, imâreti, medresesi, meydanı, ağacı ve çarşısıyle mahalle (...) bir bütün olmuştur (Sâmiha Ayverdi). ѻ Medrese kaçkını: Yeterli bilgisi olmadığı halde âlimâne tavırlar takınan, olur olmaz hükümler veren, zayıf karakterli kimse: Medrese kaçkını softa bozgunu / Selâm vermeğe dervîşan beğenmez (Kazak Abdal’dan). Medresetü’l-hattâtin: Hattat yetiştirmek ve çeşitli İslâm sanatlarını öğretmek için 1914’te İstanbul’da açılan medrese. Medresetü’l-kuzat: Kadı yetiştirmek maksadıyle İstanbul’da açılan medrese. Medresetü’l-mütehassisin: Medrese talebelerinden yetenekli olanlara tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, tasavvuf ve felsefe alanlarında ihtisas yaptırmak düşüncesiyle kurulan medrese. Medresetü’l-vâizin: 1913’te vâiz yetiştirmek amacıyle İstanbul’da açılan yatılı medrese.
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "Medrese" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
مدرسة
noun feminineBrody, sen ve Walden'in çocuklarla dolu bir medreseye hava saldırısı emri verdiğinizi biliyor.
برودي ) يعرفُ أنّك و ( والدن ) أمرتم بهجومٍ ) على مدرسةٍ مليئة بالأطفال.
-
مَدْرَسَة
Brody, sen ve Walden'in çocuklarla dolu bir medreseye hava saldırısı emri verdiğinizi biliyor.
برودي ) يعرفُ أنّك و ( والدن ) أمرتم بهجومٍ ) على مدرسةٍ مليئة بالأطفال.
-
مدرسه
1. Ders okutulan, İslâm dîninin koyduğu esaslara uygun olarak eğitim öğretim yapılan yer, mektep 2. İslâm ülkelerinde ve bilhassa Osmanlı Devleti’nde tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, tıp, târih, astronomi, edebiyat, dil bilgisi, felsefe, mantık, matematik gibi ilimlerde akademik seviyede öğretim yapan yatılı yüksek öğretim kurumu 3. Kendine has bir mîmârîsi olan, üstü açık veya kapalı geniş bir avlu çevresinde talebelerin yatıp kalkması, ders çalışması için inşâ edilmiş odalardan meydana gelen yapı
Brody, sen ve Walden'in çocuklarla dolu bir medreseye hava saldırısı emri verdiğinizi biliyor.
برودي ) يعرفُ أنّك و ( والدن ) أمرتم بهجومٍ ) على مدرسةٍ مليئة بالأطفال.
-
Less frequent translations
- المدرسة الإسلامية
- مَدْرَسَة إِسْلَامِيَّة