Translation of "Mevki" into Arabic
موقع, مكان, موقف are the top translations of "Mevki" into Arabic.
-
موقع
adjective noun(Ar. vuḳū‘ “meydana gelmek, hâsıl olmak”tan mevḳi‘) 1. Yer, mahal: Fakat bu defa mevki yokuş (Hüseyin R. Gürpınar). Amma bu ülkede onu çocuk gibi şaşırtan, coşturup vecde benzer, sekre benzer bir hâlete düşüren mevki Boğaz’dı (Sâmiha Ayverdi). 2. Bir şeyin veya bir işin yapıldığı, olduğu yer: “Mevki-i cinâyet.” “Mevki-i sual.” 3. Yüksek memûriyet, makam, rütbe, mansıp: Nihâyet dünyâya ehemmiyet vermez, mansıp ve mevki istemez (Kâtip Çelebi’den Seç.). Harem kethüdâsı konakta, aşağı yukarı saraydaki Dârüssaâde Ağası’na muâdil bir mevki ve vazîfeye sâhipti (Refik Ahmet). Biyografisinden öğrendiğimize göre Âkif Paşa son derece muhteris, kindar, mevki düşkünü bir insandır (Mehmet Kaplan). 4. Durum, vaziyet: Bu hal Mergup Bey’i pek müşkül bir mevkie sokmuştu (Ahmed Midhat Efendi). Sussa bu sükûn daha ağırlaşacak, kendi daha müşkül bir mevkide kalacaktı (Ömer Seyfeddin). 5. mec. Bir kimsenin veya bir nesnenin benzerleri arasındaki yeri, değeri, seviyesi: Halk lehçesi “güldürücü”nün içtimâî mevkiini nazar-ı i’tibâra almıştır (Ahmet Hâşim). Senelerden beri anlayamamışım / Hardalın cemiyet hayâtındaki mevkiini (Orhan V. Kanık). Ona ne dememiz, ne sıfat, ne mevki vermemiz (...) lâzım gelir? (Sâmiha Ayverdi). 6. Sinema, tiyatro gibi yerlerde, vapur, tren, uçak vb. toplu taşıma araçlarında verilen hizmete ve sağlanan konfora göre ücreti ayarlanmış bölümlerden her biri: Ali Bahadır’ın bu tarafa diye çınlayan bir emriyle birinci mevki bölmelerinden birine girdiler (Ahmet H. Müftüoğlu – Ö.T.S.). Asıl yolculuğu gāliba üçüncü mevki vagonlarda aramak lâzım (Ahmet H. Tanpınar). 7. Askerî birlik veya birliklerin bulunduğu yer, askerî bölge: Bu Sakarya vâdîsinde Türkler tarafından alınıp verilen yediden fazla küçük mevki vardı (Hâlide E. Adıvar).
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "Mevki" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
Şartlar ve hâle bağlı olan konum veya statü. [..]
-
مكان
nounUzay içinde belli bir nokta veya bölge.
Aynı mevkide bir çalıntı araç raporu da var ayrıca.
. و هنالك أيضاً بلاغ عن سيارة مسروقة بنفس المكان
-
موقف
nounŞartlar ve hâle bağlı olan konum veya statü.
Sizin için de demiryollarında kalıcı, saygıdeğer bir mevki.
ولكَ سيكون هنالك موقف احترام ثابت على هذه السّكّة الحديديّة.
Phrases similar to "Mevki" with translations into Arabic
-
كود المهنة