Translation of "Nakil" into Arabic
ناقل, نقل are the top translations of "Nakil" into Arabic.
-
ناقل
(Ar. naḳl “götürmek, taşımak”tan nāḳil) 1. Bir yerden bir yere götüren, taşıyan, nakleden kimse veya şey: Söz telefon denen ses nâkili garip îcâda geçti (Ahmed Midhat Efendi). 2. (Bir dilden başka bir dile) Çeviren kimse. 3. İşittiği haberi başkalarına anlatan nakleden, rivâyet eden kimse veya şey
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "Nakil" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
نقل
verb noun(Ar. naḳl) 1. Bir yerden başka bir yere götürme, taşıma, aktarma, geçirme: “Enerji nakli.” “Organ nakli.” “Eşyâ nakli.” Zâbitin biri cenâzelerin nakil ve defnine memur. Maktûle, mecrûha bakmayarak meydanda kimi görürse arabaya koydurmuş (Fâik Reşat). 2. Taşınma, göç. 3. Çalışmakta olduğu yerden başka bir göreve atanma, tâyin: “Naklini istemek.” “Naklini yaptırmak.” 4. Başkasına âit bir sözü veya bir fikri, bir olayı bir yerde anlatma, hikâye etme: Kimse bahâne bulmadı naklime (Pir Sultan Abdal). Şâhit olduğumuz fâciaların yanık hikâyelerini, eski felâket destanlarındaki efsâneli dille birbirimize nakil ve hikâye ettik (Mehmet E. Yurdakul – Ö.T.S.). Neyse onu bırakalım da vak’ayı nakle başlayalım (Burhan Felek’ten). 5. Bir eseri bir dilden başka bir dile çevirme, tercüme etme. 6. Ağızdan ağıza veya kitaplar yoluyle gelmiş olan bilgi: Hîç nakl olmasa da akl-ı selîm / Hükm eder k’ola bir üstâd-ı alîm (Hâkānî’den). Görünür gerçi muvâfık akle / Ekseri lîk muhâlif nakle (Sünbülzâde Vehbî’den). Tagayyür eylemiştir âlemin ol rütbe ahlâkı / Bize nakli tevârîhin gelir gûyâ yalan şimdi (Ziyâ Paşa’dan). 7. İslâm dîninde âyet ve hadislere dayanan ve rivâyet yoluyle zamânımıza ulaşan dînî esaslara verilen isim: “Şerîat akla değil nakle dayanır.” 8. (Yazı, resim vb.) Aynen başka bir şey üzerine geçirme, kopye etme. 9. eski edeb. Bir şâirin başkası tarafından söylenmiş olan bir mânâyı az çok değiştirerek kendine mâletmesi, bir çeşit intihal, ilmam. ѻ Nakil vâsıtası: İnsan ve eşyâ taşımaya mahsus her nevi taşıma aracı, taşıt. Nakl-i dâvâ: hukuk. Kānûnî sebeplerden dolayı bir dâvânın diğer bir mahkemeye havâle edilmesi. Nakl-i hâne: Ev değiştirme. Nakl-i hümâyun: Pâdişâhın tahtırevanla taşınması. Nakl-i mekân: Yer değiştirme: “Nakl-i mekânda ferahlık vardır.”
Fark edilmemek için, nakil sisteminin yönünü değiştirmek akıllıcaydı.
إعادة توجيه شبكة النقل لتحاشي الكشف كان أمرًا حكيمًا ، سيدي.
Phrases similar to "Nakil" with translations into Arabic
-
ترحيل · ينشر
-
ملف تعريف الترحيل
-
حساب الترحيل
-
ترحيل وسيط
-
تاريخ الترحيل
-
ترحيل وتحويل
-
خط جهد عالي