Translation of "Silsile" into Arabic
سلسله, سلسلة, سلسله are the top translations of "Silsile" into Arabic.
-
سلسله
(Ar. silsile) 1. Birbirine bağlı yâhut birbiriyle ilgili şeylerin art arda veya yan yana dizilerek meydana getirdiği sıra, dizi: Bütün bir hâtıralar silsilesinden bildiğimiz Tanzîmat yalıları, köşkleri, konakları da aynı şekilde gitti (Ahmet H. Tanpınar). Yeni evler, eski evler ve bu evler silsilesinden hacimleri, şekilleri, planlarıyla ayrılıp sivrilen konaklar... (Sâmiha Ayverdi). Bu imajlar silsilesi şiire bir resim karakteri veriyor (Mehmet Kaplan). 2. Atalardan yaşayan torunlara kadar zincirleme uzayan soy kütüğü, şecere: Aşk dîvânesiyiz Kays’a çıkar silsilemiz (Rûhî-i Bağdâdî). Bu şanlı ecdat silsilesine hafit olmaya lâyık değildir (Ahmet Hâşim). Bilir cemâziyelevvelleriyle hem de bilir / Dilerse silsilesinden haber verir bir bir (Halil N. Boztepe’den). 3. Rütbe ve mevki yönünden bir sınıf içindeki derecelenme, silsile-i merâtip, hiyerarşi: Oldu erbâb-ı fenâ zülf-i girih-gîre esîr / Düştüler silsile sevdâsına ikbâl ehli (Nev’î’den). 4. coğ. Sıradağlar, silsile-i cibal: Elmadağı bu silsilenin en yüksek tepesidir (Refik H. Karay). 5. Zincir ve saç örgüsü gibi zincirleme olan şey [Eski edebiyâtımızda şâirler, kadınların saç örgüleri ve boyunlarına sallandırdıkları zincir vb. için silsile kelimesini kullanmışlardır]: Zülfünün silsilesini depreticek bâd-ı sabâ / Her seher velvelesi âşık-ı şeydâya gelir (Şeyhî’den). Sanma halhâlin gibi mihrinden ey meh hâliyim / Ârızın devrinde zerrin silsilen timsâliyim (Fuzûlî’den). Silsile ki kadınlar boyunlarına salındırırlar, bunun dahi envâı vardır. Bizim diyarlarda bir nev’ine “tavk”, bir nev’ine “gerdanlık”, bir nev’ine “hışır”, bir nev’ine “âşık uyaran” derler (Burhân-ı Kātı’dan).
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "Silsile" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
سلسلة
noun -
سلسله
1. Birbirine bağlı yâhut birbiriyle ilgili şeylerin art arda veya yan yana dizilerek meydana getirdiği sıra, dizi 2. Atalardan yaşayan torunlara kadar zincirleme uzayan soy kütüğü, şecere 3. Rütbe ve mevki yönünden bir sınıf içindeki derecelenme, silsile-i merâtip, hiyerarşi 4. tasavvuf. Bir mürşidin Hz. Peygamber’e kadar ulaştığı kabul edilen mânevî terbiye ve irşat zinciri