Translation of "Ziyafet" into Arabic

وليمة, وليمة, ضيافت are the top translations of "Ziyafet" into Arabic.

Ziyafet
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • وليمة

    Noun

    Ziyafet vermeden bir işe başlayamam, değil mi?

    لا يمكنني بدء عمل دون وليمة أليس كذلك ؟

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "Ziyafet" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

ziyafet Noun grammar
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • وليمة

    Noun

    Olumlu bir bakış açısı, “sürekli ziyafet”te olmamızı mümkün kılar.

    وهكذا، بحيازتنا نظرة ايجابية الى الحياة تكون لنا «وليمة دائمة».

  • ضيافت

    (Ar. żiyāfet “birine misâfir olmak”) 1. Misâfir dâvet edip özenli biçimde ağırlama, yedirip içirme, şölen: Bu sandıktan her sene bahar mevsiminde esnaf için bir ziyâfet-i umûmiyye tertip eylerdi (Muallim Nâci). Neş’eyle süslüyor verilen her ziyâfeti / Geçmiş devirlerin nice şîrin kıyâfeti (Yahyâ Kemal). Ziyâfet isteriz artık diyor (Yusuf Z. Ortaç). 2. (İsim tamlamasının ikinci öğesi olarak) Bir kimseye gözüne ve gönlüne hoş gelecek şeyler sunma: “Şiir ziyâfeti.” “Güzellik ziyâfeti.” “Futbol ziyâfeti.” Bir mûsikî ziyâfetine dâvet edilmiştim (Ahmet Hâşim). ѻ Ziyâfet çekmek (vermek): 1. (Konukları) Yemek vererek ağırlamak: Kuskusçunun pilâvıyle ve soğuk şerbetlerle kendimize bir güzel ziyâfet çektik (Reşat N. Güntekin’den). Oralarda kendime ne ziyâfetler çektim Zehrâ (Sait Fâik). Eskiden (...) devlet erkânı, vilâyet erkânı birbirlerine iftar ziyâfetleri çekerlerdi (Burhan Felek). 2. mec. (Bir kimseye) Hoşlanacağı şeyleri ikram etmek: Türlü türlü eşyâ ile gözlere ve gönüllere bir doyulmaz ziyâfet çekerdi (Sâmiha Ayverdi).

Add

Translations of "Ziyafet" into Arabic in sentences, translation memory