Translation of "boyunduruk" into Arabic

بویندرق, بویوندوروق, نير (آلة) are the top translations of "boyunduruk" into Arabic.

boyunduruk

Duvardaki bir açıklığın üzerinde, örneğin bir kapı veya pencerinin dikmeleri arasında, yer alan, ve üstteki duvarı tutan yatay bir kiriş.

+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • بویندرق

    (Orta Türk. boyunduruk < boyun+duruk) 1. Araba çeken veya çift süren öküz ve mandaların boyunlarına geçirilen ağaç: Kara sabanını öküzlerin boyunduruğuna ters takıp köye döndü (Memduh Ş. Esendal). 2. mec. Baskı, zulüm: Bir sürü arslanı boyunduruğuna râmeden bu çöllerin hâkānı şimdi bir kızcağızın karşısında ürkmüştü (Ahmet H. Müftüoğlu). Şüphe yok ki bu, beşeriyet için boyundurukların en ağırı, en küçültücüsü idi (Cemil Meriç). 3. spor. Güreşte rakîbinin başını koltuğu altına alıp kolunu boynuna dolama şeklindeki oyun. ѻ Boyunduruk altına almak: Bir kimseyi zulüm ve zorbalıkla baskı altında tutmak: Bu kadar sühûletle Arnavutlar’ı boyundurukları altına almışlardı (Cenap Şahâbeddin). Herkes amacına varmaktan aynı derecede ümitlidir, başkasını yok etmeye ve boyunduruk altına almaya çalışır (Cemil Meriç). Boyunduruk vurmak: 1. Öküz ve mandalara boyunduruk takmak. 2. mec. Buyruğu altına almak.

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "boyunduruk" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Boyunduruk
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • بویوندوروق

    (Orta Türk. boyunduruk < boyun+duruk) (Kelime, Sanat Kamusunda bu imlayla yazılmıştır. ) 1. Araba çeken veya çift süren öküz ve mandaların boyunlarına geçirilen ağaç: Kara sabanını öküzlerin boyunduruğuna ters takıp köye döndü (Memduh Ş. Esendal). 2. mec. Baskı, zulüm: Bir sürü arslanı boyunduruğuna râmeden bu çöllerin hâkānı şimdi bir kızcağızın karşısında ürkmüştü (Ahmet H. Müftüoğlu). Şüphe yok ki bu, beşeriyet için boyundurukların en ağırı, en küçültücüsü idi (Cemil Meriç). 3. spor. Güreşte rakîbinin başını koltuğu altına alıp kolunu boynuna dolama şeklindeki oyun. ѻ Boyunduruk altına almak: Bir kimseyi zulüm ve zorbalıkla baskı altında tutmak: Bu kadar sühûletle Arnavutlar’ı boyundurukları altına almışlardı (Cenap Şahâbeddin). Herkes amacına varmaktan aynı derecede ümitlidir, başkasını yok etmeye ve boyunduruk altına almaya çalışır (Cemil Meriç). Boyunduruk vurmak: 1. Öküz ve mandalara boyunduruk takmak. 2. mec. Buyruğu altına almak.

  • نير (آلة)

Add

Translations of "boyunduruk" into Arabic in sentences, translation memory