Translation of "buyurmak" into Arabic
أَمَرَ, رحب, بیورمق are the top translations of "buyurmak" into Arabic.
-
أَمَرَ
-
رحب
adjective verb noun -
بیورمق
(Eski Türkçe’den beri kullanılır; kökü belli değildir) (-i / -e) 1. Bir şeyin yapılmasını kesin olarak bildirmek, emretmek: Hak buyurdu ben sana olam mutî (Süleyman Çelebi). 2. (Saygılı ifâdede) Söylemek, demek: “Vekil Bey ne buyuruyorlar?” Orduya kıyâfet değiştirilerek girilecek buyurdunuz (Nâmık Kemal). Nihat Bey’in sevdiği hâriçte olmayıp da bu evin içinde ise ona ne buyuracaksınız bakayım? (Hüseyin R. Gürpınar). 3. (-i) (Saygılı ifâdede verilen, ikram edilen bir şeyi) Almak, kabul etmek, yemek vb. [Fiil bu anlamda daha çok “buyurun, buyurunuz, buyurmaz mısınız” şekillerinde kullanılır]: “Çayınızı buyurun.” “Meyve buyurmaz mısınız?” Sofrasını açıyor, buyurun diyordu (Ahmet H. Tanpınar). 4. (Saygılı ifâdede) “Etmek, eylemek, yapmak” anlamında yardımcı fiil olarak kullanılır: “Îzah buyurmak.” “İhyâ buyurmak.” “Kerem buyurmak.” “Takdir buyurmak.” “Taltif buyurmak.” “Teşrif buyurmak.” Ferman buyurursanız herkesin odası aransın (Ahmed Midhat Efendi). Beyefendi, müsâade buyurur musunuz? (Nâmık Kemal). ♦ geçişsiz f. 5. (-e) (Saygılı ifâdede) Gelmek, gitmek, girmek: “Odaya buyurun.” Uşak, Ömer Behiç’e buyurun diyordu, içeride kimse yok (Hâlit Z. Uşaklıgil). Buyur dedi, keklik avlamaya gidelim (Refik H. Karay). Buyursunlar onlar da benim yerime / Münhal yer var edebiyat âleminde (Orhan V. Kanık).
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "buyurmak" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate