Translation of "derin" into Arabic

عميق, درین, عَميق are the top translations of "derin" into Arabic.

derin adjective noun grammar
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • عميق

    adjective

    Leyla, en yakın arkadaşı Salima'nın kaybı üzerine derin bir depresyona girdi.

    دخلت ليلى في اكتئاب عميق بسبب فقدانها لصديقتها المقرّبة، سليمة.

  • درین

    (Eski Türk. tering > deriñ > derin) 1. Kendi ölçülerine göre yüzeyi, ağzı veya cephesiyle dibi arasındaki mesâfesi fazla olan, enine ve boyuna oranla üçüncü boyutu daha uzun olan: “Derin kuyu.” “Derin yara.” “Derin mağara.” “Derin orman.” “Derin bir salon.” Açılır zülf-i siyâhında derin bir girdâb (Hüseyin Sîret). Tutunuz tabutun bir kenarından / Bir derin çukura beni fırlatın (Orhan S. Orhon – Ö.T.S.). 2. Kolay bozulmayan ve giderilemeyen, kesif, yoğun, koyu: “Derin karanlık.” “Derin cehâlet.” “Derin bir gaflet.” Acem Ali hâlâ horluyor, pek derin bir uykuda (Ahmed Midhat Efendi). Bütün mağarayı derin bir sükût kapladı (Aka Gündüz). 3. İçe işlemiş, içte yer etmiş, köklü, esaslı: “Derin aşk.” “Derin acı.” “Derin saygı.” “Derin hasret.” Londra’dan döndükten sonra bu hayal kırıklığının ne kadar derin olduğunu anladım (Hâlide E. Adıvar). Şu iki tecrübe, ilk gençliğimde bende en derin izleri bırakan hâdiseler olmuştur (Safiye Erol). Bugün Türkiye büyük bir dil, dolayısıyle derin bir kültür buhrânı içindedir (Ergun Göze). 4. (Ses için) Uzaktan gelen, boğuk: Boru seslerini akşamın hafif rüzgârı derin bir uğultu hâlinde her tarafa yayıyor (Ömer Seyfeddin). Sesi toprak altından gelir gibi derin ve boğuk (Ahmet H. Tanpınar). 5. mec. Anlam veya bilgi bakımından dış yüzde, satıhta kalmayan, üstünkörü olmayan, etraflı, ihâtalı ve özlü olan: “Derin bir konu.” “Derin mesele.” Oku sevdiğim oku / Derin hoca olursun / Bizi köy okulunda / Belki sen okutursun (Mâni – Ö.T.S.). Öyle derin âlimlerden değiliz (Ömer Seyfeddin). Çok derin ulemâ imiş (Burhan Felek).

  • عَميق

    Leyla, en yakın arkadaşı Salima'nın kaybı üzerine derin bir depresyona girdi.

    دخلت ليلى في اكتئاب عميق بسبب فقدانها لصديقتها المقرّبة، سليمة.

  • عَمِيق

    Leyla, en yakın arkadaşı Salima'nın kaybı üzerine derin bir depresyona girdi.

    دخلت ليلى في اكتئاب عميق بسبب فقدانها لصديقتها المقرّبة، سليمة.

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "derin" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Derin proper
+ Add

"Derin" in Turkish - Arabic dictionary

Currently, we have no translations for Derin in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.

Phrases similar to "derin" with translations into Arabic

Add

Translations of "derin" into Arabic in sentences, translation memory